BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI – ÇANAKKALE CEPHESİ – 1

BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI – ÇANAKKALE CEPHESİ – 1

57_Piyade_Alayi_0022

57_Piyade_Alayi_0023

Balkan Harbinde 19 ncu Piyade Tümeninin kuruluşundan çıkartılmış olan 57 nci Piyade Alayı, 5 nci Ordu, 3 ncü Kolordu, 19 ncu Piyade Tümeni emri altında, 19.11.1330 (01 Şubat 1915) tarihinde, 19 ncu Alayın 4 ncü, 8 nci ve 12 nci Bölüklerinden mürettep 1 nci Tabur ve alaya verilen 20 nci Makineli Tüfek Bölüğü ile Gelibolu’dan Tekirdağ’a gelmiş olan ve Soma Alayından ayrılan üçer bölüklü iki taburla Tekirdağ Yarçeşme barakalarında teşkil edilmiştir[1].

Alay Komutanı : Binbaşı Hüseyin Avni (Binbaşı Ali Hayri)
1 nci Tabur Komutanı : Yüzbaşı Ahmet Zeki
2 nci Tabur Komutanı : Binbaşı Murat
3 nci Tabur Komutanı : Binbaşı Ali Hayri
Alayın Kuvveti : 49 Subay, 3638 Erbaş ve Er,
373 Hayvan, 2288 Tüfek ve 4 Ağır Mitralyözden ibaretti.

19 ncu Piyade Tümeni; 57, 72 ve 77 nci Piyade Alayları ile üç taburlu bir Sahra Topçu Alayı, bir İstihkâm Bölüğü ve bir Sıhhiye Bölüğünden meydana geldi. Tümen Komutanlığına atanan Sofya Askeri Ataşesi Kurmay Yarbay Mustafa Kemal, 1 Şubat 1915’te Tekirdağ’da göreve başladı.[2]

Kurmay Yarbay Mustafa Kemal, kısa sürede teşkilatını tamamlamaya çalışırken, Başkomutanlıkça tümenin Çanakkale Müstahkem Mevki Komutanlığının genel ihtiyatını oluşturmak üzere ivedi Maydos’a gönderilmesi emredildi.

57 nci Piyade Alayına 22 Şubat 1915 tarihinde törenle sancak verildi ve ardından 23 Şubat 1915’de Halep Vapuru ile Reşit Paşa komutasında Maydos’a gönderildi. 25 Şubat 1915 tarihinde 19 ncu Tümen karargâhı, 57 nci Piyade Alayı ve Tümenin öteki birlikleri ile Maydos’a geldi.[3]

5 nci Ordunun kuruluşundan sonra 26 Mart 1915’te 19 ncu Tümen, ordunun genel ihtiyatı ve 3 ncü Kolordu kuruluşunda olarak Bigalı Köyü ve dolayına intikal etti.

57 nci Piyade Alayı, 25 Şubat 1915 tarihinden 24 Nisan 1915 tarihine kadar eğitim faaliyetlerini sürdürdü ve 19 ncu Tümen Komutanının emirleri ile sık sık tatbikat yaptı. Bigalı Ordugahından 25 Nisan 1915 tarihinde tümenden ivedi hareket için hazırlık emri verildi.

25 Nisan 1915’te ortalık aydınlanmadan önce ANZAC birlikleri, Birleşik Filonun desteğinde Arıburnu’nun kuzey ve güneyine çıkmaya başladılar. Bu kesimdeki geniş kıyı, karargâhı Maydos’ta bulunan 9 ncu Tümen ve 27 nci Piyade Alayı’nın 2 nci Taburunca savunulmaktaydı. Sabah erken saatlerde 27 nci Piyade Alayının artan bölümü Maydos’taki ordugâhından hareketle Merkeztepe-Kanlısırt hattına kadar ilerlemiş bulunan düşmana taarruz etti.

19 ncu Tümenin 25 Nisan 1915 günü Arıburnu Bölgesindeki harekâtı, gerçekten kendisine özel koşullar altında ve çok cüretkâr bir karar ile yapılmıştı. Bütün Çanakkale Cephesinin kaderini yalnız başına omuzlarında taşımak durumunda kalan genç komutan Kurmay Yarbay Mustafa Kemal, hiçbir yerden emir almadan ve bu yolda kendisine verilmiş hiçbir görev de bulunmadığı halde, cephenin genel durumunu da göz önünde bulundurarak gerçek görevini saptamış ve çok kritik bir dönemde Türk savunmasını erken yıkılmak tehlikesinden kurtarmıştı.

57_Piyade_Alayi_0025

5 nci Ordunun genel ihtiyatını oluşturan 19 ncu Tümen’in Komutanı Kurmay Yarbay Mustafa Kemal, kendi inisiyatifiyle hareket ederek Süvari bölüğünü önceden Kocaçimentepe-Conkbayırı istikametine gönderdi. 7 nci Dağ Bataryasıyla takviyeli 57 nci Piyade Alayının emniyet tertibatıyla Bigalı Köyü – Kocaçimentepe – Çonkbayırı yönünde hareket etmesini emretti. Alay saat 09:40’ta, Kocaçimentepe’ye ulaştı. Kısa bir moladan sonra Conkbayırı’na gelindi. Tümen Komutanı Mustafa Kemal, burada 27 nci Piyade Alayının 2 nci Taburundan birkaç erin 261 Rakımlı Tepeden Conkbayırı’na doğru çekilmekte olduğunu ve düşmanın bunları yakından takip ettiğini gördü.

19 ncu Piyade Tümeni Komutanı Kurmay Yarbay Mustafa Kemal’in burada karşılaştığı sahne savaşın dönüm noktasını oluşturan en önemli anlarından biridir. Tümen komutanı Yarbay Mustafa Kemal durumu yerinde ve bütün ayrıntıları ile görmüş ve anlamıştı. Hiç zaman yitirmeden süratli hareket ederek 57 nci Alayı durdurmadan çok kısa emirlerle taarruza hazırladı. İlk gelen 57 nci Alayın 2 nci Taburunu, Conkbayırı’ndaki öncü bölüğü ile birlikte, kuvvetinin çoğunu birinci hatta kullanarak 261 Rakımlı Tepeye taarruz ettirdi. Dağ bataryası su yatağında mevzilendirilerek erkenden ateş desteği sağlandı. Biraz geç kalan 57 nci Alayın 1 nci Taburu, yürüyüş kolundan açılarak 57 nci Alay 2 nci Taburunun soluna yöneltildi. 261 Rakımlı Tepeyi kuşatacak şekilde taarruzlarını hızlandırdı. 57 nci Alayın 3 ncü Taburu ihtiyat olarak ayrıldı ve Conkbayırı’nın hemen doğusunda, birinci hat taburlarına yakın mesafede harekete hazır tutuldu.

57_Piyade_Alayi_0026

Düşman filosunun şiddetli bombardımanlarına rağmen, 57 nci Alayın taarruzları hızlı bir gelişme gösteriyor, yüksek araziden coşkuyla kopup gelen Türk hücumları, önüne çıkan düşman gruplarını fazla uğraşmadan silip süpürüyordu

Arıburnu, Kabatepe arasına çıkan düşman, 57 nci Piyade Alayı ve Dağ Bataryası tarafından yapılan şiddetli taarruzlar sonucu kıyıya çekilmekte idi. 57 nci Piyade Alayı düşmanı denize dökmek için iki bölükten başka bütün birlikleri birinci hatta mitralyözler ile birlikte taarruz etmekte idiler.

19 ncu Tümen Komutanı Yarbay Mustafa Kemal bu taarruzu şöyle değerlendiriyordu:

“Fakat bence bu tabiye durumunda daha önemli bir etken vardır ki o da herkesin öldürmek ve ölmek için düşmana atılması, düşmanı çekilmek zorunda bırakmıştır.

Bu öyle sıradan bir taarruz değil, herkesin başarmak veya ölmek azmiyle harekete susamış olduğu bir taarruzdur. Hatta ben, komutanlara verdiğim sözlü emirlere şunları eklemiştim:

Size ben taarruz emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar geçecek zaman içinde yerimize başka kuvvetler ve komutanlar gelebilir”[4]

57 nci Piyade Alayı Topçu bataryası desteğinde taarruzunu sürdürüyordu. Alay taarruzunu sürdürürken 25 Nisan 1915 tarihinde 1 nci Tabur Komutanı Zeki Bey yaralandı. Bu sırada 27 nci Piyade Alayı erleri Arıburnu sırtının güneyine vardıkları için 57 nci Piyade Alayının taarruzunun çabuklaştırılması isteniyordu.

İhtiyatta bulunan 3 ncü Taburdan gelen raporda, Alayın sol yanında bulunan 1 nci Taburdan iki bölüğün süngü süngüye gelinceye kadar taarruz ettiği bildiriliyordu. Erler düşmana 20 metreye kadar yaklaştılar ve çalıların içinde mevzi aldılar. Alay Komutanı taburları takviye etmek suretiyle taarruzlarını sürdürmelerini emretti. 57 nci Piyade Alayının sürekli taarruzları sonunda bir kısım düşman erleri sandallarla gemilere kaçmaya başlamışlardı. 57 nci Piyade Alayı taarruzunu şiddetle sürdürüyor, bütün taburları birinci hatta düşmana saldırıyordu.

57_Piyade_Alayi_0028

Conkbayırı’ndan Arıburnu yönünde taarruzlarını sürdüren 57 nci Alay, öğleden sonra ihtiyat taburunu birinci hatta sokarak taarruzlarını güçlendirmiş ve sol kanadıyla 27 nci Alay üzerinde bağlantı kurmuştu. Düztepe’ye karşı giriştiği taarruzlar, düşman donanma ateşlerinin yandan ve çok etkili baskısı ile ağırlaşmıştı. Ölümüne bir süngü hücumuyla bu tepeyi ele geçirmek isteyen alay, bu kez kendi topçu ateşi altına düştü ve süngü hücumu durakladı. Alayın karşısındaki düşman savunması sertleşmiş, alayın yan ve gerileri de çok yakın mesafeden düşman donanmasına açılmıştı.

Bu sırada, Conkbayırı’na yanaşarak tümen ihtiyatına girmiş bulunan 72 nci Alay bir taburunu ileri sürdü ve 57 nci Piyade Alayını takviye etti. Gelen taburu doğu kanadı üzerinden kullanarak taarruzlarını tekrarlayan 57 nci Piyade Alayı, saat 18:00’de Düztepe sırtlarını ele geçirdi. Düşmanın devamlı olarak geriden yeni kuvvetler yetiştirdiği ve 57 nci Piyade Alayın ileri harekâtını durdurmaya çabaladığı görülüyordu. Bu kesimdeki muharebeler yakın mesafede ve göğüs göğüse bir mücadele halinde yapılıyor, 57 nci Piyade Alayı düşman savunmasını söke söke Düztepe dolaylarına attığı görülüyordu. Bu durum içerisinde akşam karanlığı çökmeye başlamış ve ilk çıkarma gününün gündüz dönemi tamamlanmıştı.

57_Piyade_Alayi_0029

Düşmanın bir buçuk tümene yakın kuvvetine karşı, 27 nci ve 57 nci Alaylarla (Beş Tabur) gerçekleştirilen cüretkâr ve başarılı taarruzlar sonucunda, düşman komutanlığının bütün planları alt üst olmuştu. Bir hamlede yapılıp kolaylıkla yerleşeceklerini hayal ettikleri Kabatepe-Kocadere batı sırtları, Conkbayırı-Kocaçimen tepesi hattı çok uzaklarda kalmıştı. İki Türk Alayını kolaylıkla etkisiz hale getirerek ileriye atılan düşman kuvvetleri, şimdi ilk çıktıkları kıyı sırtlarına sıkıştırılmışlardı. Türk taarruzları çok sertti. Tekrarlanan süngü hücumları ANZAK birliklerine çok büyük zayiat verdirdi.

Mustafa Kemal’in komutasında olan, yalnız beş taburdan ibaret 27 ve 57 nci Piyade Alaylarından oluşan güç, kendisinden tabur sayısı olarak dört kat üstün ve asker sayısı olarak da dokuz kat daha fazla olan düşman kuvvetlerini yalnız muharebe alanındaki siperler ve tepelerden değil, ruhunun derinliklerinden söküp çıkarmıştı.

25 Nisan günü elde edilen başarılar, sadece üstün düşman kuvvetlerinin sırtına basa basa yürütülen bir harekât ile mükemmel bazı taktik sonuçlardan ibaret değildi. Meçhuller içerisinden bir ışık parlamış ve bu harekâtla bir Mustafa Kemal kazanılmıştı. Bu büyük kazanç diğerlerinin de temel taşı olacaktı. Bütün bir savaş boyunca Arıburnu ve Mustafa Kemal adları daima birlikte anılacak, bu harekât bölgesindeki muharebelerin kaderi onun adı ve iradesiyle yürüyüp tarihsel sonucuna varacaktı.

19 ncu Tümen Komutanı, elde edilmiş olan başarıyı sonuçlandırmak ve Arıburnu dolaylarına sıkıştırılan düşmanı, toparlanmasına imkan bırakmadan denize dökmek amacıyla, tümen taarruzlarının gece de devamına karar verdi. Ne gerekiyorsa sonuna kadar yapılmalı ve buradaki düşman temizlenmeliydi. Birliklerimiz ağır zayiat vermiş, 27 ve 57 nci Piyade Alayları bütün bir muharebe gününü yorgun geçirmişlerdi. Ama, kazandıkları başarılarla coşkulu ve savaşa istekliydiler. Tümen Komutanı Mustafa Kemal’in verdiği karar gereğince taarruza devam edildi.

57 nci Piyade Alayı giriştiği cesur ve fedakârane hücumlarla 180 Rakımlı Tepeyi ele geçirdi. 57 nci Piyade Alayının batı kanadı da, Cesarettepe ve Serçetepe’ye kadar ilerledi. Fakat çok karışık ve sert yapılı olan bu arazi kısmının sık fundalıkları içerisinde erlerin bazıları dağıldılar. Gece karanlığının etkisiyle birliklerin kontrolü de zayıflamış olduğundan hücumları durdurmak zorunluluğu ortaya çıktı. Biraz sonra, batı kanadı üzerine bir düşman karşı hücumu başladı ve bu kanattaki birlikler tekrar eski mevzilerine alındılar. Böylece, 57 nci Alayın bu geceki taarruzları, ancak 180 Rakımlı Tepenin kazancı ile sona ermiş oldu.

57_Piyade_Alayi_0030

26 Nisan sabahı düşman donanması, mevzileri şiddetli bir bombardımandan geçirdi. Bu bombardımanlar özellikle 57 nci Piyade Alayı üzerine yoğunlaştırılmıştı. Bir müddet sonra, 57 nci Piyade Alayının batı kanadı üzerine bir düşman karşı taarruzu başladı ve bu saldırı sert bir şekilde karşılanıp kolaylıkla geri püskürtüldü. Düşman donanmasının ateşi tekrar ve çok şiddetli bir şekilde Düztepe sırtlarına yöneltildi. Kocaçimen Tepesi eksenini örten 57 nci Piyade Alayı, düşman ateşi bakımından gerçekten çok talihsizdi. Batı kanadı denize açık ve yakın bir hedef teşkil ediyordu. Bu kanattaki iki bölüğü düşman donanmasının aralıksız silindir ateşi altında kalarak mevcudunun büyük kısmını şehit verdi. Yaralananlar ve sağ kurtulabilenler ise, bombardımanın etkisiyle perişan bir halde ve neredeyse sağır olmuşlardı. Bu korkunç bombardıman sonunda bir hayli zayiat vermiş olan kanada ani bir düşman taarruzu başladı. Taarruz eden düşman kuvveti, bir taburdan fazlaydı. Cephede tehlikeli bir dalgalanma oldu. Düşman taarruzları daha da yayıldı ve bütün 57 nci Alay cephesini kapladı. Bu mücadele Çonkbayırı için oluyordu. Ağırlık noktası Düztepe idi. Taraflar birbirine girmişler, göğüs göğüse dövüşüyorlardı. Burası Arıburnu cephesinin en önemli yeriydi. Kocaçimen eksenine 57 nci Alay el atmıştı. Düşmanın hedef ve umutları 57 nci Piyade Alayının elinde idi. Genişletilmek ve Conkbayırı’na geliştirilmek istenen düşman taarruzları bir saat içinde durduruldu.

57_Piyade_Alayi_0031

57 nci Piyade Alay Komutanı Binbaşı Hüseyin Avni Bey 19 ncu Tümen Komutanlığına bir rapor göndererek;

“57 nci Piyade Alayı bugüne kadar icra ettiği şiddetli muharebeler sonucunda, taburlar birbirine karışmış ve alayın morali bozulmuştur. İhtiyata alınması ve Alayın bir düzene sokulması zorunlu görülmektedir. Şimdiye kadar 9 şehit ve 10 yaralı subay var. Erlerin kaybı çoksa da saptanamamıştır.”

Buna karşı 19 ncu Tümen Komutanlığı 57 nci Piyade Alay Komutanlığına şu emri göndermiştir.

“Yaptığınız hizmetin değeri ve yüceliği kolorduya sunulmuş ve beğenmeye yakışır bir nitelikte görülmüştür. Ne durumda olduğunuzu biliyorum. Fakat ivedi bir surette tertip ve düzenin eski durumuna getirileceğine güvenim var. Bu gece size doğrudan doğruya alaya bağlı olmak üzere başkaca iki bölük daha gönderiyorum. Taarruz icap ederse sizin tarafınıza fazla kuvvetler göndereceğim. Siz hemen kuvvetinizi düzenli bir duruma sokunuz ve şimdilik bulunduğunuz yerde kalınız”

57 nci Piyade Alay Komutanı Binbaşı Hüseyin Avni Bey, 19 ncu Tümen Komutanlığınca gönderilen iki bölüğü taburları takviye için gönderdi. Birliklere ayın aydınlığından yararlanarak bulundukları mevzilerde tahkimat yapmalarını ve ellerinde bulunan kuvvetin miktarını bildirmelerini emretti.

57_Piyade_Alayi_0032

Arıburnu cephesinde akşam olmuştu. 19 ncu Tümen Komutanının endişeleriyle başlayan 26 Nisan günü küçük ve mevzii başı olaylarla geçiştirilmişti. 57 ve 27 nci Piyade Alayları bölgesinde dar cepheli ve kısa süreli muharebeler önemli bir şey sayılmazdı. Türk Komutanlığı kendi çerçevesinde vermiş olduğu ağır zayiat ve ciddi bir ihtiyat kuvvetinden yoksun kalmak yüzünden, 26 Nisan gününü ne kadar kritik ve endişeli geçirdi ise, düşman komutanlığı da aynı şekilde ve hatta çok daha bunalımlı koşullar altında yaşamıştı. 25/26 Nisan gecesi ANZAK Kolordusu paniğe kapılmış, kolordu komutanının diğer başlıca komutanlarla beraber verdiği, derhal gemilere çekilme kararı Başkomutan ve denizci otoritelerin müdahaleleriyle zorunlu olarak geri bırakılmış ve bizzat Başkomutan General Hamilton tarafından “Haklısınız. Fakat başka çaremiz yok. Siper kazınız, gömülünüz ve direniniz…” anlamında özetlenebilecek emriyle yerlerinde kalmışlardı. Başkomutanlarının emrettiğini yapmaya çalışmışlar ve bütün 25/26 Nisan gecesini siper kazıp gömülerek geçirmişlerdi. Onların da tek korktukları ve başladığı takdirde nasıl baş edeceklerini düşünerek yürekten titredikleri şey, Türklerin 26 Nisan günü taze kuvvetlerle muhtemel bir taarruzu idi. Bütün ANZAK Kolordusunun morali, sevk ve idare kademesi bu sanı ve kuşkuya dayanıyordu. 25/26 Nisan gecesi bu ruh haleti ile muharebe etmişler, küçük küçük karşı taarruzlarla Türk taarruzlarını bozmak istemişler ve çok bunalımlı uzun bir gece geçirmişlerdi.

Görülüyor ki, her iki taraf da ayrı etkenler ve oluşumlarda meydana gelen kendi durumları içerisinde bir diğerine karşı kuşkuluydular ve 26 Nisan günü böyle karşılıklı bunalım içinde yaşanılarak geçirildi.

19 ncu Tümen Komutanı 26 Nisan akşamı verdiği bir emirle, bütün birliklerinin bulundukları çizgi ve kesimleri tahkim etmelerini, birbirine karışan birlikleri yeniden düzenleyip muharebe hazırlıklarını tamamlamalarını, komşu birliklerle yan bağlantılarının ve koordinasyon kolaylıklarının kuvvetlendirilmesini, Kocadere Köyündeki tümen cephane dağıtım yerinden gerekli ikmalin erkenden yapılmasını ve erlerin sıcak ve kuvvetli yemekle doyurulmasını bildirdi.

26/27 Nisan 1915 tarihinde 19 ncu Tümen Komutanlığı, 57 nci Piyade Alay Komutanlığına şu emri gönderdi:

“1- İki günden beri üstün düşman karşısında yaptığınız başarılı taarruz ve muharebelerde özellikle gösterilen kahramanlık gerçekten beğenilecek niteliktedir. Hepinizi tebrik ederim.

2- Düşmanın henüz karşımızda kalmış olması görevimizin bitmemiş olduğunu gösterir. Görevimizi iyi sonuca götüreceğimizden güvenli olarak bu gece için aşağıdaki düzen ve tedbirleri emrediyorum.

3- 27 nci, 57 nci ve 72 nci Alaylar ve Topçular bulundukları mevzilerde gerek avcı ve gerek istinat ve ihtiyatlarında bulunan erler muharebe gereğimeydana gelmiş bulunan dağınıklığı kesin olarak ortadan kaldırarak düzen verilmesine bütün komutan ve subaylardan ayrıca isterim”.[5]

Türk Ordu Komutanı, geriden gelecek takviye kuvvetlerine yakınlığı nedeni ile evvela Arıburnu’nda taarruz etmek ve düşmanı denize dökmek, sonra bütün gücü ile Seddülbahir’e yüklenmek istiyordu.

Yeni alayların gelmesini beklemek için 26 Nisan’da yapılamayan taarruz 19 ncu Tümen Komutanı Mustafa Kemal tarafından altı alay ile 27 Nisan sabahı başlatıldı. Hazırlanan taarruz planının yapısı, yarım ay şeklindeki düşman mevzilerine 57 nci ve 64 ncü Piyade Alayları kuzeyden ve hâkim araziden Haintepe doğrultusunda taarruz edecek; diğer yandan 27 nci, 33 ncü ve 72 nci Alaylar da genellikle Kanlısırt ekseninikavramış olarak, burasını bütünü ile koparıp çıkarma noktasında birleşeceklerdi.

İşte, 27 Nisan günü Arıburnu’ndaki Türk taarruzlarının plan yapısı bu idi. Bunda, ne 3 ncü Kolordunun ve ne de 19 ncu Tümen Komutanının hiçbir takdiri yoktu. Ordu Komutanlığı devamlı olarak “düşmana taarruz edilmesini, çıkarma noktalarında güçlenip iyice yerleşmesine fırsat verilmeden denize dökülmesini” emrediyordu. Bölgedeki komutanların ve ileri hatlardaki bütün birliklerin istediği de bu idi.

Tanrısına dua edip fundalıklar arasında temiz çamaşırını giyerek[6], birbiri ile helalleşip düşmanın üzerine atılan ve günlerce çarpışan erlerin, ölümü önceden kabul etmiş olarak giriştiği bu savaşta, gösterdiği eşsiz kahramanlıklar hep bu anlamda ve yalnız bu amaca ulaşmak yani, şahadet mertebesine erişmek içindi.

27 Nisan Salı günü sabahı saat 07:30’da 19 ncu Tümen Komutanı Mustafa Kemal’in emriyle merkez ve güney kanadındaki birlikler taarruza başladılar. 33 ncü ve 64 ncü Piyade Alayları henüz muharebe alanına yetişmedikleri için 57 nci Piyade Alayının taarruzu gecikti.

Ortalık ağarırken günlük bombardımanlarla Türk mevzilerinde ve belirli arazi noktalarında yer yer ateş toplamaları yapan düşman filosu, Türk taarruzlarının belirmesiyle birlikte adeta çıldırdı. Arıburnu sırtlarında sanki kıyamet kopmuştu. Korkunç bir ateş seli her tarafı sarıyor, Türk taarruz hatlarının geçtiği arazi, sayısız infilâklarla kaynıyordu. Bombardımanlar Conkbayırı ve Kemalyeri sırtlarına kadar sarmıştı. Fakat, Türk birlikleri iki gün ve gecenin bütün uykusuzluk ve muharebe yorgunluğuna rağmen, ilk günlerdeki gibi aynı dinçlik ve daha hınçlı olarak düşman mevzilerine atıldılar. Kırmızısırt-Kanlısırt üzerine yapılan Türk hücumları gerçekten çok sert ve amansızdı. Direnişler adım adım çiğnenerek ilerlendi ve bir saat içerisinde bu tahkimatlı arazi ele geçirildi.

Saat 08:45’te Kırmızısırt ve Kanlısırt hattından çekilen düşman taburları yine kıyılara kadar atılmış ve 25/26 Nisan gecesinipanik içerisinde geçirdikleri son mevzilerine zoru zoruna yerleşebilmişlerdi.

57_Piyade_Alayi_0035

Bu sırada, 64 ncü Piyade Alayı muharebe alanına yetişti ve 19 ncu Tümen Kurmay Başkanı Kurmay Binbaşı İzzettin ÇALIŞLAR’ın emrinde, kuzey kanada gönderildi. Saat 10:00’dan itibaren 57 nci Piyade Alayı da 19 ncu Tümen Komutanın emriyle taarruza geçti. Bu kanattaki alayların, düşmanın deniz topçusundan çektiği sıkıntı dayanılmaz derecede ağırdı. Conkbayırı’ndan Arıburnu üzerine balıksırtı gibi uzayan arazi yapısı, buradan taarruz eden birlikleri hemen hemen yarıya yakın kısmıyla düşman filosunun ateşi altında bırakmıştı. Fakat, 57 nci ve 64 ncü Piyade Alayları, bu korkunç ateş yağmuruna rağmen taarruzlarını kahramanca sürdürdüler. Harekât akşama kadar üst üste zorlanarak devam ettirildi. Düşman, Cesarettepe’ye ve Bombasırtı’nın güney yamaçlarına kadar geriye püskürtüldü. Bir aralık bu iki alayın şiddetli taarruzları karşısında paniğe kapılan bazı düşman birliklerinin, kıyılara kadar dağılıp gittikleri ve bunlardan bir kısmının sandallara binerek kaçmak istedikleri görüldü.

Bütün alaylar, 25 Nisan gününden beri aralıksız muharebelerin ağır zayiatına ve yorgunluğuna rağmen, sonsuz bir istek ve hırsla taarruzlarını yürütmüşlerdi. Daha çok kuvvetlenen düşman tahkimatı ve ağır piyade silahlarının planlanmış ateşleri karşısında, düşmanın her iki kanadından da çökertmeler yapılmıştı. Yirmi tabur ile tutulan ve 48 saat tahkim edilen 3 kilometrelik dar bir sahaya çok şiddetli donanma destek ateşi altında yapılan bu Türk taarruzu sonucu düşman denize dökülememişti. Dökülebilmesi için ağır topçuya, düşman mevzilerine kısım kısım girmelerini genişletebilmek için de kuvvetli ihtiyatlara gereksinim vardı. 27 nci, 57 nci ve 72 nci Alayların zayiat oranlarının %30-40 arasında bulunduğu göz önünde tutulursa, 27 Nisan günü yapılan taarruzlarda Türk birliklerinin ne şiddette savaştıklarını ve Arıburnu sırtlarında her atılan adımın akıtılan nice şehidin kanı sayesinde olduğunu anlamak daha kolay olur. Türk Milleti kendi varlıklarını vatan savunmasında böylesine yüceltip, abideleştirmiş olan kahramanları elbette ki unutmayacaktır.

57_Piyade_Alayi_0036

19 ncu Tümen Komutanı Kurmay Yarbay Mustafa Kemal, 27 Nisan taarruzlarına 27/28 Nisan gecesi de devam etmek kararını verdi. Gündüz kazanılan başarıları sürdürmek ve düşmanı toparlanma fırsatı vermeden denize dökmek gerekliydi. Ulaştırılan emirlerle, birliklere üstün bir çaba ve fedakârlık göstererek aynı plan ve düzende taarruza devam etmeleri bildirildi.

Burada dikkat edilmesi ve gerçek değerinin iyice anlaşılması için görülmesi gereken bir nokta vardır. 19 ncu Tümenin diğer birlikleriyle 57 nci Piyade Alayı iki gece ve gündüz durmadan taarruz etmişler ve çok ağır zayiat vermişlerdi. Daima ateş altında, uykusuz ve çok yorgun bir halde idiler. Şimdiye kadar bir insan olarak beşerî ölçülerin üstünde ve gerçekten inanılması zor bir tahammül göstermişlerdi. Birliklerdeki genç askerler hayatlarında ilk kez bu kadar büyük bir filo ve ağır topçu kitlesiyle karşılaşıyorlardı. Korkunç patlamalarla üzerlerine çöken ve saatlerce devam eden ateş sinirlerini bozmuştu. İşte bu alaylar tekrar taarruz edeceklerdi.

57_Piyade_Alayi_0037

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 1 YORUM
  1. Mustafa hakkı mahmutoglu dedi ki:

    Dedem Ahmet Oğlu Yusuf Süngü savasında 70 Anzak askerini süngüye takip pehlivan olmasından dolayı başından aşırarak hallac pamuğu gibi atmıştır. Bu kahramanligini gören Mustafa Kemal sen Urfa komutanısın diye rutbe vermistir. Siperler arasında baglantiyi sağlarken bir tünel içinde düşman tüneller cakismasi sonucu bombaları patlatilan tünelin içinde sehit olmuştur. Allah bizleri Şehadet ine nail etsin…

BİR YORUM YAZ