BİR ŞEHİDİN SON MEKTUBU

BİR ŞEHİDİN SON MEKTUBU

Sevdiğim… Okurken yazımı sakın
Gözünden şimşekler çakmasın emi!
Dördüncü yaram kalbime yakın
Kirpiğin elmaslar takmasın emi!
Hikmet Recep

BİR ŞEHİDİN SON MEKTUBU[1]

31 Mayıs 1915

“Sevgili Babacığım, Valideciğim,

Arıburnu’nda ilk girdiğim müthiş muharebede sağ yanımdan ve pantolonumdan kurşun geçti, hamdolsun kurtuldum. Fakat bundan sonra gireceğim muharebelerden kurtulacağıma ümidim olmadığından bir hatıra olmak üzere şu yazılarımı yazıyorum.

Hamdü senalar olsun Cenab-ı Hakka ki beni bu rütbeye kadar isal etti. Yine mukadderatı ilahiye olarak beni asker yaptı. Siz de ebeveynim olmak dolayısıyla beni vatan ve millete hizmet etmek için ne suretle yetiştirmek mümkün ise öylece yetiştirdiniz. Sebeb-i feyz-ü refikim ve hayatım oldunuz. Cenab-ı Hakk’a ve sizlere çok teşekkür ederim.

Şimdiye kadar milletin bana verdiği parayı bugün hak etmek zamanıdır. Vazife-i mukladdese-i vatan iyeyi ifaya cehdediyorum. Rütbe-i şahadete suud edersem Cenab-ı Hakk’ın en sevimli kulu olduğuma kanaat edeceğim. Asker olduğu için bu her zaman benim için pek yakındır, sevgili babacığım ve valideciğim. Gözbebeğim olan zevcem Münevver ve oğlum Nezih’ciğimi evvela Cenab-ı Hakk’ın, saniyen sizin himayenize tevdi ediyorum. Onlar hakkında ne mümkün ise lütfen yapınız. Oğlumun talim ve terbiyesine siz de refikamla birlikte lütfen sâyediniz. Servetimizin olmadığı malumdur. Mümkün olandan fazla bir şeyi isteyemem, istesem de pek beyhudedir. Refikama hitaben yazdığım melfuf mektubu lütfen kendi eline veriniz. Fakat çok müteessir olacaktır, o teessürü izale edecek veçhile veriniz. Ağlayacak üzülecek tabii müteselli ediniz. Mukadderat-ı İlâhiye böyle imiş. Matlubat ve düyunatım hakkında refikam mektubunda lef ettiğim deftere ehemmiyet veriniz. Münevver’in hafızasında ve yahut kendi defterinde mukayyet düyunat da doğrudur. Münevver’e yazdığım mektubum daha mufassaldır, kendisinden sorunuz.

Sevgili baba ve valideciğim, belki bilmeyerek size karşı bir çok kusurlarda bulunmuşumdur. Beni affediniz, hakkınızı helâl ediniz, ruhumu şâdediniz, işlerimizin tasviyesinde refikama muavenet ediniz ve muin olunuz.”

Sevgili Hemşirem Lütfiyeciğim;

Bilirsiniz ki sizi çok severim. Sizin için ve sayimin yettiği nisbette ne yapmak lâzımsa yapmak isterdim. Belki size karşı da kusur etmişimdir, beni affet, mukadderat-ı ilâhiye böyleymiş, hakkını helâl et, ruhumu şâdet, yengeniz Münevver hanımla oğlum Nezihe sen de yardım et. Sizi de Cenab-ı Hakk’ın lütuf ve himayesine tevdi ediyorum.

Ey akraba ve ehibba ve evda, cümlenize elveda, cümleniz hakkınızı helâl ediniz. Benim tarafımdan cümlenize hakkım helâl olsun. Elveda elveda cümlenizi Cenab-ı Hakk’a tevdi ve emanet ediyorum. Ebediyen Allah’a ısmarladım. Sevgili babacığım ve valideciğim.

Oğlunuz
Mehmet Tevfik

[1]  GENÇCAN, Mehmet İhsan; Çanakkale Savaşları ve Menkibeler, S. 130-132

57_Piyade_Alayi_0123

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ