BATI AZERBAYCAN: ETNO-POLİTİK DEĞİŞİKLİKLER VE ERMENİSTAN’IN KURULMASI (1801-1921)

BATI AZERBAYCAN: ETNO-POLİTİK DEĞİŞİKLİKLER VE ERMENİSTAN’IN KURULMASI (1801-1921)

1917 yılı Rus Devrimi Rus ordusuna dağıtıcı etki yaptı. Bu ordunun cephe bölgelerinde ve Güney Kafkasya’da kalması Ermeni silahlı birliklerinin Müslüman halka karşı yaptıkları zulmün karşısında zor da olsa durmaktaydı. Ama bu ordunun buradan çekilmeye başlamasıyla, 1917 yılı Aralık ayının ortalarında işgal olunmuş Erzurum, Bitlis ve Van vilayetlerinin Müslüman ahalisinin toplu bir şekilde katliamına başlandı.[45] 1918 yılının Ocak ayından itibaren Ermeniler, Kars ve Erivan Müslümanlarına karşı soyguna başladılar. Ocak ve Şubat aylarında Erivan Hanlığı’nın Erivan, Eçmiedzin, Sürmeli ve Novobeyazid kazalarının 200 kadar köyü talan edildi, 100.000 kişiden fazla Azerbaycan Türkü ve diğer Müslüman unsurlar kendi topraklarını terk etmek zorunda kaldılar.[46]

Ermeniler, Rusların işgal etmiş oldukları bölgeleri korumaya çalışıyorlardı. Ama 1918 yılının Nisan ayında Batum ve Kars’ı işgalden kurtaran Osmanlı ordusu tarafından mağlubiyete uğratıldılar. Geri çekilen orduları ile beraber Ermeni ahalisi de Erivan guberniyasına akın etmeye başladılar. Ermeni göçmenlerin esas kısmı, (350.000 kişi) Güney Kafkasya’ya sığındı,[47] burada Ermenilerin sayısı 2 milyonu geçerek Kafkasya’da Azerbaycan Türkleri ile eşit duruma geldi.

Rusya Müslümanları askeri mükellefiyetten muaf edilmişlerdi ve onların silah taşıma hakları kısıtlanmıştı. Haziran’da yeniden kurulan 11-13 binlik Azerbaycan ordusunun büyük çoğunluğunu yeterince askeri hazırlıkları olmayan gönüllüler oluşturmaktaydı.[48] Kafkasya cephesi ordularının geri çekilmesiyle Ermeni askeri birlikleri Bakü’ye kadar bütün Güney Kafkasya’ya yayılmışlardı. Türk ordusunun gelişine kadar Ermeniler Bakü guberniyasında defalarca Müslümanları öldürmek için saldırılar düzenlemişlerdi. Arazinin etnik temizlenmesi gibi taşnak siyaseti ve Ermenistan’da, Azerbaycan’da ve Gürcistan’da yığılmış büyük Ermeni göçmen kitleleri Kafkasya Müslümanları için son derece kötü sonuçlara varabilecek bir tehlike oluşturmaktaydı.

Kafkasya’nın birbirlerini düşmanca münasebetler besleyen devletlere parçalandığı günlerde Ermenistan’ın nüfusu (göçmenler de dahil) 1.271.200 kişiye (290.000 Müslüman) ulaşmıştı (Tablo 4’e bakınız).

Türkler, Güney Azerbaycan ve Bakü yönünde harekete geçtikleri zaman nizami Ermeni askeri birlikleri Zengezur ve Karabağ Türklerine karşı zalimce davranışlarını devam ettiriyor ve Nahçivan’ı işgal etmek için girişimlerde bulunuyorlardı. Olağan üstü istintak komisyonu üyesi Mihaylov’un verdiği bilgilere göre sadece 1918 yılının yaz ve sonbaharında Zengezur’da 115 Azerbaycan köyü dağıtılmış ve 7729 kişi öldürülmüştür.[49]

1918 yılının Kasım ayında Güney Kafkasya İngiliz işgaline uğradı. İngilizler bırakın Ermenilerin cinayetlerini durdurma girişimlerini, tam tersi nüfus çoğunluğunu Müslümanların oluşturduğu Kars vilayetini ve diğer komşu kazaları da onlara verdiler. Bu cinayetleri sadece Ermeni soyguncuları yapmıyorlardı. Belli ki Türklere karşı her zaman düşmanca tavır takınan Ermenistan hükümeti bu birlikleri bizzat kendisi yönlendiriyordu.[50] Ermeni siyaset adamları bu devleti Müslüman ve Türklere karşı savaşmak, onların mal ve mülklerine sahip çıkmak için (topraklar da dahil) kurmuşlardı.[51] Ermeni hükümetinde soygun işleri üzerine bakanlık görevi vardı. Müslüman ve Türk halkını tamamen yok etmek için Ermeniler, özel terminoloji ve metot bile hazırlamışlardı: “Makrel”-araziyi temizlemek, “kaytsel”-yabancı halkları ve yabancı dinlere inananları yok etmek, küle çevirmek.[52] Ermeni hükümeti, toprakların “Ermenileştirilmesi” amacıyla, etnik temizleme meselelerinde denenmiş metotları ustalıkla uygulayarak, gayrı Ermeni nüfusu yok olma tehlikesi ile karşı karşıya bırakarak göçe zorluyordu.

Ermenilerin 1919 yılında geçirdikleri nüfus sayımı gayrı Ermeni nüfusun son derece azaldığını göstermekle Ermenilerin bu çirkin siyasette ne kadar başarılı olduklarının ispatılıyordu.[53] Halk içerisinde 665.000 kişi yerli ve 212.500 kişi göçmen Ermeni, 25.700 kişi Rus, Yezidî, Rum ve aysor kayda alınmıştır. Sonuç itibariyle, uyduruk Ermenistan sınırları içinde 58.500 Müslüman yaşamaktaydı. Bu rakamları 1914-1916 yıllarına ait verilerle kıyasladığımızda Ermenilerin azalmasının sadece göçmenler arasında görülmüş olduğu ortaya çıkmaktadır. Ermenistan’dan göç akını Gürcistan üzerinden Kuzey Kafkasya’ya ve kısmen de Ukrayna’ya yönelmişti. Kuzey Kafkasya’da sığınacak yer bulan göçmen Ermenilerin sayısı 150.000 kişiye ulaşmıştı.[54] Bunun dışında, Ermeni göçmenlerin bir kısmı Azerbaycan’a, Gürcistan’a ve Orta Asya’ya sığınmıştı. Ruslar, Rumlar, Yezidîler ve diğer gayrı-Müslümanlar içerisinde azalma %50’den fazlaydı. Azerbaycan Türkleri ve Kürtler akıl almaz kayıplar vermişlerdi. Bir yıldan fazla süren bu katliam ve topraklardan çıkarma siyasetinden sonra Müslümanların sayısı 232.000 kişi azalmıştı.

Nüfus sayım verileri, gösterir ki, Zengezur, Növobeyazid, Lori, Şuragel ve Ağbaba’da yaşayan Türk ve Müslüman nüfus öldürülmek ve kovulmak şartıyla tamamen yok edilmiştir. Dereleyez ve Erivan’da Türk nüfusun sadece %10’u, Eçmiedzin’de ise yarısı kalmıştır. Pembek ve Gazah’ın Türk halkı ise şimdilik kendilerini bu çirkin taşnak politikası karşısında koruyabilmişlerdir.

1919 yılının Ağustosu’nda İngiliz ordularının geri çekilmesi taşnak hükümetinin önünü tamamen açtı. Taşnaklar, Erivan guberniyası ve Kars vilayetinin Türk halkını amansızca öldürmeye başladılar.[55]

1919 yılının Ekim ayında ise Eçmiedzin ve Sürmeli’den kaçan 25.000 kadar kişi Kars’a sığınmışlardı.[56] Ekim ayının 1’inde Ermenistan’dan Azerbaycan’a 31.000 kadar Azerbaycan Türkü göç etmek zorunda kalmıştı.[57] O dönem Azerbaycan’ın resmi bilgilerine göre, Kasım ayının sonunda Azerbaycan’da hükümet yardımı almış olan tahminen 77.000 göçmen kayda alınmıştır.[58]

Rusya’nın Kafkasya’ya yeniden girmesi ve Ermenistan’ın 1920 yılının Kasım ayının 29’unda başlayan Sovyetleşmesi taşnak hakimiyetine son verdi. 1921 yılının 16 Martı’nda Rusya ve Türkiye arasında yapılan Moskova Anlaşması gereğince Kars, Artvin ve Sürmeli Türkiye’ye geri verilmiştir. Nahçivan vilayetinin statüsü özel olarak belirlenmiştir: O, Azerbaycan’ın terkibinde kalacaktı. Kars, Sürmeli ve Nahçivan halkı Ermeni işgalcilerinin saldırılarına karşı kahramanca direndiler ve kendi topraklarını Ermeni zulmünden korumayı başardılar.

Taşnakların üç yıllık hakimiyetlerinin sonucu ciddi bir faciaydı. 1920 yılının sonunda Ermenistan’ın nüfusu toplam 722.000 kişi idi (Tablo 4’e bakınız). Ermenistan’da katliamlar sonrası 10.000 Azerbaycan Türkü,[59] bizim hesapladığımız 691.000 Ermeni ve 21.000 diğer gayrımüslim nüfus yaşıyordu. 1918-1920 yıllarında Ermenistan’ın nüfus kaybı 549.000 kişi olmuştur. En büyük kaybı ise (280.000 kişi) Azerbaycan Türkleri vermiştir. Ermeniler 240.000 kişi, geriye kalanlar ise (Ruslar, Rumlar, Yezidîler vb.) 29.000 kişi azalmıştır.

Her ne kadar rakamlar bize Ermenistan, Kafkasya ve Anadolu Türklerinin nasıl yok olduklarını söylemiyorlar. Ama I. Dünya Savaşı ve iç savaşlar sonucu, zorunlu göçler, hastalıklar ve özellikle de açlık, ölümlerin esas sebepleri olarak gösterilir. Ama bu nedenler arasında Ermeni işgalcilerinin Türklere karşı yaptıkları katliamı da eklemek zorundayız.

1801-1921 yılları arasında Kuzey Azerbaycan’ın batı hissesinde etno-politik ve demografik durum köklü şekilde değişmişti. Rusya’nın Kafkasya’ya girmesi ile bağlı olan siyasi değişiklikler demografik değişikliklere yol açmıştır: 1801-1831 yılları arsında Azerbaycan Türkleri ve Kürtlerin muhacereti, Türkiye ve İran Ermenilerinin göç ettirilmeleri Erivan, Pembek-Şuragel, Lori ve Gazah’ın kesişmesinde ve 1904-1906 yıllarındaki Ermeni-Türk savaşları sonucunda bir o kadar büyümüş Ermeni etnik arazisinin kurulması ile bitmiştir. Esas etno-politik değişiklikler Rusya’nın Kafkasya’dan gitmesinden sonra ortaya çıkmıştır. Etnik problemlerle dolu olan bu bölgede, 1917-1921 yıllarında Azerbaycan halkının, dağlıların, Türklerin ve Müslüman unsurların misilsiz katliamı pahasına kurulmuş olan Ermenistan Devleti, bu topraklarını daha da genişletmek için günümüzde bile çeşitli terör planlarını uygulamaktan çekinmemektedir.

Dr. Rafik Firuzoğlu SAFAROV

Azerbaycan Bilimler Akademisi Arkeoloji ve Etnografya Enstitüsü / Azerbaycan

Alıntı Kaynağı: Türkler, Cilt: 19 Sayfa: 167-174

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ