BAĞIMSIZLIKTAN GÜNÜMÜZE TÜRKMENİSTAN’DA İKTİSADÎ KALKINMA STRATEJİSİ VE ABADANCILIK

BAĞIMSIZLIKTAN GÜNÜMÜZE TÜRKMENİSTAN’DA İKTİSADÎ KALKINMA STRATEJİSİ VE ABADANCILIK

SSCB’nin dağılmasıyla birlikte bağımsızlığın getirdiği ilk sıkıntıları daha çok ekonomik alanda yaşayan Orta Asya cumhuriyetlerinden biri olan Türkmenistan, bugüne kadar ülkede uygulamaya koyduğu kalkınma ve istikrar programlarıyla önemli bir mesafe katetmiştir. Dolayısıyla, bu çalışmanın temel amacı Türkmenistan’ı kalkındırmak ve halkını hem üretim hem de kişi başına milli gelir açısından gelişmiş ülkelerin seviyesine çıkarmayı hedefleyen programları irdelemek ve Türkmenistan ekonomisinin son aşamada geldiği noktayı ve bundan sonraki hedeflerini ortaya koymaktır.

Giriş

Türkmenistan, eski Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri (SSCB) içerisinde ekonomik olarak nisbeten geride kalmış cumhuriyetlerden birisi olup, Moskova’ya bağlıyken bugün, bağımsızlık sonrası, doğalgaz yatakları, 700 milyon tonluk petrol rezervi ve az nüfusu ile bir refah ülkesi olabilecek, politik değişim için gerekli istikrarı sağlayabilecek, hızlı ekonomik gelişmeye diğerler cumhuriyetlerden daha yakın bir ülke konumundadır.

Ülkesinin dış politikasında, bağımsızlık sonrası temel iki politikayı başlatan Türkmenistan Devlet Başkanı Saparmurat Türkmenbaşı, “Açık Kapılar Politikası” ile Türkmenistan’ın petrol, doğalgaz ve diğer yeraltı zenginliklerini kullanarak yabancı yatırımcıları ve sermayeyi ülkesine çekerken diğer yandan da, “Pozitif Tarafsızlık Politikası” ile de ülkesinin bağımsızlık ve tarafsızlığını ifade etmekte, bu konudaki kararlıklarını sergilemektedir.

Bu bağlamda, Bağımsız ve Daimi Tarafsız Türkmenistan Devleti’nin kalkınma stratejisinin temelini oluşturan “Abadancılık” programları, Türkmenistan’ı ilerletmenin ve daha yüksek düzeye getirmenin ilk adımlarını oluşturmaktadır. Türkmenbaşı’nın gelecekle ilgili projelerini kapsayan “Abadancılık Programı”, devletin iktisadi bağımsızlığının kazanılmasını, özellikle gıda ihtiyacında dışa olan bağımlılıktan kurtulmayı, yapısal ekonomik değişimin tamamlanmasını, yeni üretim tesisleri yapıp bunları geliştirmeyi, bu temelde Türkmenistan’ın milli parası olan “Manat”ı stabilize etmeyi, piyasa ilişkilerinin ve serbest girişimciliğin geliştirilmesiyle yabancı sermayeyi çekmeyi öncelikli hedefler olarak tespit etmiştir. Dolayısıyla, önemli temel sanayi alanlarına yani, petrol, doğalgaz alanları ile bu sektördeki tesis ve işletmelerin hızlı bir şekilde geliştirilmesine öncelik verilmektedir.

Abadancılık siyasetinin temelini “Yeni Ziraat”, “Yeni Eğitim”, “Sağlık”, “Rafineriler”, “Yeni Yerleşim”, “1000 Gün”, “Türkmenistan’ın Petrol ve Doğalgaz Sanayisi’ni 2020 Yılına Kadar Geliştirme Planı” ve “Ruhname” gibi milli sektörel reformlar oluşturmaktadır. Bu programın gerçekleştirilebilmesi için gerekli yasal mevzuatlar da kabul edilmiştir.

Ülkenin bağımsızlığından günümüze aşağıdaki alanlarda reformlarda bulunmuştur;[1]

  1. Yatırımlarda öncelikler belirlenmiştir. Öncelik sırası, enerji sektörü, tarım sektörü, sosyal sektör ve uluslararası ulaşım ve iletişime verilmiştir.
  2. Piyasa ile ilgili mevzuat düzenlemeleri kabul edilerek yürürlüğe konulmuştur.
  3. Vergilendirme, bütçe, kredi ve parasal alanlarda temel reformlara gidilmiştir.
  4. Bütçe yönetimi için hazinede düzenlemeler yapılmıştır.
  5. Stok ve döviz kurunda düzenlemelere gidilmiştir.
  6. Dış ekonomik faaliyetler geliştirilerek belirli bir düzene koyulmuştur. Devlet Mal Değişimi ve Dış Ekonomik İlişkiler Bakanlığı kuruldu.
  7. Yatırım politikasını formüle etme ve yabancı sermayeyi ülkeye çekmek amacıyla Yabacı Yatırımlar için Resmi Ajans (State Agency for Foreign Investment-SAFI) kurulmuştur.
  8. Yerli ve yabancı müteşebbisleri teşvik etmek amacıyla 10 serbest bölge belirlenmiştir.
  9. Fiyatların liberalizasyonuyla beraber bazı önemli mal ve hizmetlerin perakende ticareti devlet kontrolünde tutulmuştur. Gelecekte devlet kontrolünün tamamen kaldırılması hedeflenmiştir.

Girişimciliği desteklemek ve özel işletmeleri geliştirmek amacıyla da özelleştirme programı hazırlanmıştır.

I. 10 Yıl Abadancılık: Temel Dönemler, Uygulamalar ve Hedefler

1994 yılı Ocak ayında Halk Maslahatı’nın kararı ile tastik edilen “10 Yıl Abadancılık” (10 Yıllık İstikrar Programı), Türkmenistan’ın iktisadi gelişme hedeflerini belirlemekle beraber, onun iç ve dış siyasetinin temel hedeflerini, yönlerini de tespit etmekte ve cemiyetleşmesinde önemli bir rol oynamaktadır.

Bu hareketi ve programı başlatan Türkmenistan Cumhurbaşkanı Saparmurat Türkmenbaşı aynı zamanda ülkede “Milli Kalkınma Hareketi Lideri” olarak da kabül edilmektedir. 10 Yıllık İstikrar ve Kalkınma Programı’ndaki temel hedefler şu şekilde sıralanmaktadır:[2]

  • Tarım sektörünü geliştirmek.
  • Milli eğitimde reform hareketlerini başlatmak.
  • Savunma kapasitesini arttırmak (Harp tekniklerini geliştirmek).
  • Petrol, gaz ve diğer mevcut yeraltı zenginliklerinden faydalanmak.
  • Mevcut sanayi dallarını geliştirmek.
  • Ticaret ve işletme hayatını dünya standartlarına çıkartmak.
  • Diğer devletlerle ticari ve iktisadi alanlarda işbirlikleri kurmak.
  • Birçok devletin uygulamış olduğu “İktisadi Kalkınma Modelleri”ni, ülkenin yapısına uygun bir şekilde alıp, tatbik etmek.
  • Mülkiyeti devletten alıp özel mülkiyete vermek ve özel mülkiyete azami önem göstermek.
  • Serbest Pazar Ekonomisi’ni yerleştirmek ve geliştirmek.
  • Halkın refah seviyesini yükseltmek.

Yukarıda adı geçen bu hedeflerin gerçekleştirilmesi, Türkmenistan ekonomisinin 2002 yılına kadar olan kısa vadeli hedeflerini oluşturmaktadır.

Söz konusu program, 17 Ocak 1994’teki kabulünden başlayarak, halihazırda 2002 yılı sonuna kadar geçerli sosyo-ekonomik hedef ve programları somut proje ve büyüklüklerle adeta bir aksiyon rehberi biçiminde ortaya koymaktadır. Plan iki ana zaman perspektifinde temellendirilmiştir:

  • 1994-1996 yılları için, “Sosyo-Ekonomik Kalkınma Programı” ve
  • 2002 yılına kadar öngörülen gelişmeler (2002 hedefleri).

1996 yılına kadar süren ilk modül, Türkmen uzmanlarca on yıllık planın ilk temeli ve adeta hız kazanma platformu olarak değerlendirilmiştir. İlgili bakanlık ve dairelerin kurulmasının yanı sıra, mahalli idarelerle de işbirliği içinde koordineli çalışma sisteminin benimsendiği bu ilk aşamada yalnızca mahalli düzeyde ve Türkmen vatandaşlarının katılımına açık bir yaklaşım öngörülmüş, yabancı sermayenin özelleştirilen kuruluşlara ortaklığı arzulanmıştı. Milli para “manat”ın kabulü, özelleştirme faaliyetleri ve yasal yapı ile mevzuattaki yeni düzenlemeler hep, söz konusu hedefler doğrultusunda öncelik tanınan faaliyetlerdir. Yine planda, 2002 yılına kadar sanayide 3, ziraatte 2.4 ve hizmet sektöründe de 3 kat bir artış hedeflenmiştir.[3]

Planın sacayaklarından birisini de, tarımsal politika ve uygulamalar oluşturmaktadır. Bu alandaki öncelikli hedef, gıda konusunda ülkenin kendine yeterli hale getirilmesi olup, 1993 yılında elde edilen toplam tahıl rekoltesinin bir milyon tonu aşması, plan hedeflerinin ulaşılabilirliği hakkında ümitvar beklentileri desteklemiştir. Keza et üretiminde sağlanan %10’luk, sür üretiminde sağlanan %11’lik yıllık artışlar, gene planın realizasyonu bakımından olumlu işaretler olarak değerlendirilebilir. Yeniden yapılanma işinin önemli bileşenlerinden birisi olan inşaat sektöründeki gelişmeler de, yabancı firma (ağırlıklı olarak Türk firmaları) yardım ve yükleniciliği altında, kısa zamanda tamamlanan projeler ile canlı bir sektörün varlığını göstermektedir.

İlk üç yıllık süre içerisinde (1993’ten başlayarak) Türkmenistan’ın gayri safi milli hasılasının (GSMH) %45.3, kişi başına milli gelirin ise %35 oranında arttırılması hedeflenmiştir. GSMH’de planlanan toplam ürün artışının yarısının sanayi sektöründe gerçekleştirilmesi öngörülmüştür. 2002 yılına kadar ülkedeki GSMH’nin 1992 yılına göre 3 kat artması (yaklaşık %200 oranında) beklenmektedir. Bu durumda, imalat sektöründe üç misli bir büyüme hedeflenmiştir.[4] “Türkmenistan’ın Petrol ve Doğalgaz Sanayii’ni 2002 Yılına Kadar Geliştirme Hakkındaki Program”a uygun olarak, gaz üretim ve depolama tesisinin eklenmesiyle, petrol çıkarımının önce 9 milyon tona, daha sonra, 2020 yılına kadar ise 28 milyon tona çıkarılması hedeflenmiştir.

Türkmenistan, kalkınma ve büyük hamle hedefi doğrultusunda dört tane boru hattının inşasını planlamıştır. İlk proje, İran ve Türkiye üzerinden doğalgazın Avrupa pazarlarına ulaştırlmasını öngörmekteydi. 1998 yılında kullanıma açılması planlanan boru hattının yıllık kapasitesinin 15 ile 28 milyar metreküp arasında olması düşünülmekteydi. Ancak, bugüne kadar ki gelişmeler, projenin reel olarak başlamasına izin vermemiştir. İkinci doğalgaz boru hattının Türkmen doğalgazını Afganistan ve Pakistan’a taşıması, 1999 yılı sonu itibariyle de yılda 20 milyar metreküp kapasite ile çalışacak bu hattın açılması planlanmaktaydı. Ama bugüne kadar bu hat açılamamıştır. Ülke doğalgazını Çin üzerinden Japonya’ya kadar ulaştıracak, 28 milyar metreküplük taşıma kapasitesine sahip 6.700 km’lik üçüncü bir boru hattı projesinin 2002 yılında tamamlanması hedeflenmektedir. Yine 2002 yılında tamamlanması öngörülen bir petrol boru hattı ile de İran Körfezi’ne yılda 10 ile 20 milyon ton arasında petrol nakli planlanmaktadır. Elektrik enerjisindeki hedefler ise, öncelikle yurtiçi ihtiyacın tamamının karşılanması ve yurtdışına ihraç edilebilir potansiyele erişilmesidir. Üretimin yaklaşık 11.6 milyar k-watt/saat olacağı tahmin edilmektedir. Afganistan’a, İran’a, Türkiye’ye ve Pakistan’a enerji nakil hatlarının kurulmasıyla ve bu surette ihraç potansiyelinin arttırılmasıyla ilgili inşa projeleri incelenmemekte, konuya ilgi duyan başta “General Electric” firması olmak üzere Amerikan ve Fransız firmalarıyla Türkmen “Kuvvat” devlet şirketi arasında çalışmalar devam etmektedir.[5]

Kimya sektörünün gelişmesine de stratejik açıdan önem verilmekte olup, hem hidrokarbon temelli hem de mineral bazlı hammaddelerin işlenmesi bakımından mevcut tesislerin tevsi ve revizyonu yanında, yeni üretim birimlerinin açılması da planlanmıştır. İnşaat sektörünün hızlı gelişimi ise cam, beton, çimento ve seramik gibi ilgili üretim dallarında iddialı hedeflere ulaşma gayretlerini gündeme getirmektedir.

Türkmenistan’ın tarımsal sanayiinin gelişmesi de hiç kuşkusuz program dahilinde olup, halkın tohum ve diğer zirai aletler ihtiyacının tamamının karşılanması planlanmıştır. 2002 yılına kadar, devletin gıdada dışa bağımlılıktan kurtulması öngörülmektedir. Yine, 2002 yılına kadar pamuk üretiminde 1.3 katlık bir artışla yılda 2 milyon ton pamuk toplanması ve Seydi, Tecen, Tahtabazar, Sakarçege, Beherden’de pamuk ipliği işleme tesislerinin faaliyete geçirilmesi hedeflenmiştir.[6]

Diğer sektörlerdeki hedeflerin gerçekleştirilebilmesinde anahtar rol oynayan ulaştırma ve haberleşme alanında ise, altyapının kurulması ve geliştirilmesi temelinde yapılması gereken çok iş bulunmaktadır. Karayolları yanında demiryollarının inşası, deniz taşıma filosunun ve limanların geliştirilmesi (Türkmenbaşı Limanı yabancı sermaye ile yeniden inşa edilmektedir) öncelikli hedefler arasındadır. Haberleşme alanındaki zorluklar, Türkiye’nin desteği ile devreye giren projeler yardımıyla nispeten aşılmıştır. Diğer taraftan, bilhassa telefon sisteminin modernleştirilmesi hususundaki eksiklikler devam etmekte olup, bu hususta çalışmalar devam etmektedir. Son zamanlarda Çinli firmalar bu konuda Türkmen devletinden proje almışlardır.

Özelleştirme, Türkmenistan’ın bağımsızlık sonrası ekonomik reform paketinin içinde yer alan ve temelde “devlet (kamu) sahipliğinden özel mülkiyete tedrici geçişi” öngören bir uygulamadır. Türkmenistan’daki özelleştirme faaliyetlerinde ana hedefin; “pazar ekonomisi bilgisine sahip, sosyal bilinç sergileyen mülkiyet sahipleri zümresi oluşturmak” şeklinde ifade edildiği, ilgili kaynak ve gelişmelerin incelenmesiyle anlaşılmaktadır. Bu arada “toprak reformu” konusunun da özelleştirme çerçevesinde değerlendirilmesi doğru olacaktır.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
bıçak satın al