BAĞIMSIZLIĞININ 10. YILINDA KAZAKİSTAN CUMHURİYETİ

BAĞIMSIZLIĞININ 10. YILINDA KAZAKİSTAN CUMHURİYETİ

Yeni bir yüzyılın başındaki Kazakistan’da aktüel meseleler; milli kimliğin geliştirilmesi, Kazakçanın kullanımının yaygınlaştırılması, çok fazla değişikliğe uğrayan tarihin yeniden yazılması, unutturulan dinin cemiyet hayatındaki yerini alması, ülkenin geniş enerji kaynaklarının genişletilmesi ve dünya piyasasına ihraç edilmesi, hem komşu ülkelerle hem de diğer güçlerle ilişkilerin sağlamlaştırılmasına devam edilmesidir.

10 Aralık 1991’de Bağımsız Devletler Topluluğu’nun kurulmasından iki gün sonra Kazakistan bağımsızlığını ilân etti. İlgili kararname de 16 Aralık’ta yürürlüğe girdi. Böylece bağımsız bir Kazakistan Cumhuriyeti ortaya çıkmış oldu. Nüfus yapısı itibariyle çok karışık bir durum arz eden Kazakistan’da siyasi bütünlük bugüne kadar korunmuş vaziyettedir. Bu yılın Şubat ayında Columbia Üniversitesi’nde yaptığı konuşmada, Cumhurbaşkanı Nazarbayev, Kazakistan’da yayaşan halkların dostluğuna önem verdiklerini bir kere daha vurguladı. 1991 yılının sonunda ilân edilen bağımsızlık ile birlikte 70 yıllık Sovyet hâkimiyeti de son bulmuş oldu. Bundan sonra yapılacak olanlar da kesintiye uğrayan Kazak tarihinin yeniden ele alınması, unutturulmaya çalışılan Kazak dilinin itibarının iade edilmesi, 30’lu yılların sonunda katledilen Kazak aydınlarının aklanması, Kazakça eğitim veren ve Kazak milliyetçiliğine dayalı bir program takip eden okulların açılması, tamamen olmasa da kısmen yasaklanan İslam dininin sosyal hayatta yerini alması ve de en mühimi diğer Türk halkları ile bağların sağlamlaştırılması olacaktır. Nitekim Kazak aydınları bu konularda çalışmalarına devam etmektedirler.

Bağımsızlığın üzerinden 10 yıl geçti. Kazak aydınlarına göre bu on yıllık süre içinde yüz yıllık iş başarıldı. Kazakistan dünya devleti olma yolunda önemli mesafe kaydetti. Bunları aşağıdaki başlıklar altında incelemek mümkündür.

Kazakça, 28 Ocak 1993’te Kazakistan Cumhuriyeti Yüksek Sovyeti’nin 9. toplantısı sonunda kabul edilen Anayasa’nın sekizinci maddesi ile resmî dil olarak ilân edildi ve resmî bütün işler ile okullarda Kazakçanın kullanılması hükme bağlandı. Anayasa’nın sekizinci maddesi şöyle diyor: “Kazak dili, Kazak Cumhuriyeti’nin resmî dilidir. Rusça, halklar arasındaki iletişimi sağlayacaktır. Ayrıca, hükümetimiz, diğer dillerin de kullanılmasını ve gelişmesini garanti eder. Vatandaşların, resmî dili bilmediği için haklarında kısıtlama yapılması yasaktır.” Bu madde her ne kadar Rusçayı korumayı ve Kazakistan’daki diğer halkları ürkütmemeyi hedef almaktaysa da Kazak aydınları bu konuda hükümeti sert şekilde eleştirmişlerdir.

Okulların, şehirlerin, caddelerin, sokakların, semtlerin, binaların isimleri değiştirilmeye başlandı. Diğer cumhuriyetlerde olduğu gibi Kazakistan’da da bu konuda oldukça hızlı bir faaliyet gösterildi. Sovyet kahramanlarının isimleri yerlerini Kazak kahramanlarının isimlerine bıraktı. Bunlara binlerce misal vermek mümkün.

Yrd. Doç. Dr. Orhan SÖYLEMEZ

Marmara Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü /Türkiye

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ