AZERBAYCAN’DA EĞİTİM VE BASIN

AZERBAYCAN’DA EĞİTİM VE BASIN

On dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısı Azerbaycan sosyal ve kültürel hayatındaki gelişmelerin ilk aşamasıdır. Özellikle 1850’den sonra ticaretin gelişmesi, demiryolu gibi nakliyeyi kolaylaştıracak birçok yolların yapılması, fabrikaların açılması, Bakû başta olmak üzere Azerbaycan’ı büyük bir pazar haline getirdi. Bakû bir petrol ve liman şehri özelliği taşımasının dışında bir kültür ve medeniyet merkezine de dönüşmüştü. Ekonomiye bağlı olarak bu gelişmeler yaşanırken kültürel hayat da değişti. Yeni düşüncelerin ve çağdaş bir edebiyatın meydana gelmesiyle aydınlar, toplumun aksayan ve acil tedbirler alınması gereken konularında ortaya çıkmaya başladılar. Halkın eğitilmesi, cehaletle mücadele, sosyal reformların yapılması yönündeki fikirlerini eğitim, cemiyetçilik, basın yayın, neşriyat ve kütüphanecilik gibi halkın sosyal ve kültürel gelişimini sağlayacak faaliyetlerle desteklediler.

Eğitim: XIX. yüzyılın ikinci yarısında eğitim daha önceki yıllarda olduğu gibi mektep ve medreseler vasıtasıyla yürütülüyordu. Bu devirde tahminen 500-700 kadar mektep ve medrese vardı. Esas olarak mescit veya küçük binalarda eğitim yapan mekteplerin her birinde, sayıları 10’dan 100’e kadar öğrenci tahsil görmekteydi. Dersleri mollalar vermekte, medreselerin masrafı ise kısmen mescitler veya ana babalar tarafından karşılanmaktaydı. Çocuklara alfabe ve Kur’an öğretmek birkaç yıl sürer, daha sonra kitap okunmasına ve Farsça öğretilmeye başlanırdı. Bazı mekteplerde tarih dersi de vardı.

17 Mayıs 1843’te Bakû’de bir Müslüman mektebi açıldı. Bu mektebin üç muallimi ve 50 öğrencisi vardı. Dersler, Azerice, Rusça, Arapça ve Farsça yapılmaktaydı. Sadece Rus dili mualliminin maaşı hükûmet tarafından karşılanırdı. Diğer muallimlerin maaşları ise halktan toplanan paralarla ödenirdi.

1887’den itibaren Bakû’de yeni Avrupa tipli mektepler açılmaya başlandı. Bunlar halk arasında usul-i cedid mektepleri olarak adlandırılıyordu. İlk teşebbüs, aynı yıl Tiflis’te Aleksandr Enstitüsü’nü bitirip Bakû’ye dönen Sultan Mecid Ganizade ve Habib Bey Mahmudbeyov tarafından ileri sürülmüştü. Okulda ana dili ve Farsça ile birlikte Rusça da veriliyordu. Bunu için de mektep, Russko-Tatarskaya Şkola (Rus-Tatar Mektebi) olarak adlandırıldı. XIX. yüzyılın sonlarında önce tek sınıflı daha sonra ise iki, üç ve dört sınıflı olan bu mektepte ticaretle ilgili bütün müesseselerde yazışmalar Farsça yapıldığı için bu dil öğretilmesi önemli görülmekteydi. Okulda ders veren muallimlerden mutlaka Gori Seminaryasını bitirmek şartı aranırdı.[1] Bu okullar sırasıyla Şuşa’da, Nuha’da, Bakû’de, Gence’de, Şamahı’da ve Nahçevan’da açıldı. Abbas Kuliağa Bakihanov,[2] Kasım Bey Zakir[3] gibi aydınlar Azerbaycan’da millî eğitimi geliştirmek, halkın cehaletten kurtulmasına yardım ederek kültür seviyelerini yükseltmek kaygısına düştüler. Abbas Kuliağa Bakihanov, çar hükümetinin halkın eğitim meseleleriyle uğraşmayacağını, çünkü cahil bir halkı itaatkâr olarak tutmanın daha kolay olacağını anlayıp bu düşüncelerini halkla paylaştılar. A. Bakihanov’dan sonra Azerbaycan’da yeni bir eğitimcilik cereyanı ortaya çıktı. Bunun ilk temsilcilerinden biri de Mirza Fetali Ahundov’du (1812-1878).[4] Kafkasya ve Azerbaycan’da usul-i cedid ile eğitim yapan ilk mektep, 1890’da Ordubad’da Mehmet Sıtkı Seferoğlu tarafından açıldı. Sıtkı Bey daha sonra 1894’te Nahçevan’da “Terbiye” adını verdiği bir mektep daha açtı ki, buranın mevcudu üç muallim ve 93 talebeden ibaretti.

Mekteplerin dışında camilere bağlı özel dinî mektep ve medreseler de mevcuttu. Buraya ana dilini ve Farsçayı bilen 16 yaşından büyükler kabul edilirlerdi. Medreselerde eğitim parasızdı. Arapçadan başka dinî bilgiler, edebiyat, felsefe, mantık, psikoloji ve bilhassa İslâm tarihi verilen dersler arasında bulunuyordu. Eğitim altı-sekiz yıldan 10-15 yıla kadar olan çeşitli kademelerdeki medreselerde verilmekteydi.

Azerbaycan için muallim kadrolarının hazırlanmasında 1876’da açılan Gori Öğretmen Okulu’nun (Gori Seminayası) büyük rolü oldu. 1879’da bu seminaryanın Azerbaycan şubesi faaliyete geçti. Bu şubenin açılmasında en büyük emeği, Müftü Hüseyin Efendi Gayıbov gösterdi. 1881’den ömrünün sonuna kadar Kafkasya-ötesi müftülüğünü yapan Gayıbov, seminaryada açılan Azerbaycan şubesinde bir müddet ders vermiş, edebiyatla ilgilenmiş, klasik ve çağdaş şairlerin eserlerinden meydana gelen bir antoloji hazırlamıştı. C. M. Kulizade, N. Nerimanov, Reşid Bey Efendiyev, H. Mahmudbeyov, F. Köçerli bu seminaryada eğitim görmüş aydınlardandı.

Hükûmet, 1850’de ilim ve kültür merkezi Bakû’de Müslüman çocuklar için bir ilk mektep açtı. Buraya üç muallim tayin ederek, Rusça öğretmenlerinin maaşını devlet hazinesinden ödedi. Geriye kalan iki Müslüman öğretmenin geçimini ise, kendisi temin etmekteydi. Halk genelde eğitim meseleleriyle pek fazla ilgilenmezdi. Herkes çocuklarına kendi mesleğini öğretmeyi daha önemli görürdü. 1872’de altı yıllık şehir mektepleri açıldı. Maarif müfettişleri anne-babaların maddî durumlarına göre çocukların eğitimini belirledi. Dördüncü sınıfı pekiyi derece ile bitirenler lise ve realni mekteplere gitme hakkını elde ettiler. Petrol sanayii geliştikçe ve şehir büyümeye başladıkça eğitime verilen önem de artmaya başladı. 1890’da Bakû mekteplerinin sayısı 40’ı, öğrencilerin sayısı 10 bini aştı. Hıristiyan kızlar için Marinski ve Kutsal Nina adında iki mektep daha açıldı.

1892’de belediye idaresi şaraphanelerin, şarap satan dükkanların mabedlerden (cami, kilise ve mektep binalarından) 130 metre uzakta olması hakkında bir kanun çıkarttı. Şehirde Cemiyet-i Hayriye’nin birkaç mektebi mevcuttu. Belediye idaresi ile karşı karşıya bulunan Kutsal Nina kız mektebini Rus Cemiyet-i Hayriyesi açtı. Binanın inşasına ve mektebin harcamalarına Hacı Zeynelabidin Tagiyev’in büyük yardımları dokundu. Bu mektepte kızlara, orta eğitimle beraber çağdaş ilimler ve kültür dersleri de verilmekteydi. Azerbaycan’da, toplam yedi Mariya kız mektebi vardı ve buradaki 1827 kız öğrencinin 37’sini Azerbaycanlı kızlar teşkil ediyordu.

Müslüman kızlar için bu tip bir mektep yine Tagiyev[5] tarafından 1901 yılında açıldı. Mektebin nizamnamesi Hasan Melikzade Zerdabi tarafından düzenlendi. Böyle bir okulun açılması için çarlık hükümeti uzun yıllar gerekli izni vermemişti. Tagiyev, II. Nikola’nın tahta çıkmasından istifade ederek tekrar hükümete müracaat etti ve bu sefer mektebin açılması iznini aldı. Mektebin inşaatını sür’atlendirmek amacıyla kız mektebine İmparatoriçe Aleksandra Fyodorovna’nın adı verildi. Hasan Melikzade Zerdabi’nin eşi Hanife Hanım’ın müdür olduğu okulun kontenjanı 50 öğrenci olarak belirlenmesine rağmen ilk yıl 58 öğrenci kabul edildi. Uzak bölgelerden gelen öğrenciler için bir pansiyon vardı. Burada yatakhane, yemekhane ve hastane için özel odalar teşkil edilmişti.

Aleksandriyevski Kız Mektebi’ni bitiren kızlar, Azerbaycan’ın ilk ve esas muallimler kadrosunu meydana getirdiler. İlk olarak bir sınıftan ibaret olan bu mektep 1913’te iki sınıflı hale geldi. 1 Ocak 1916’da mektebin 104 kız talebesi vardı ve bunların 95’ini Azeri kızlar meydana getiriyordu. Kısa bir süre sonra bu mektepler Aktaş’ta, Kazah kazasının Salahlı köyünde, Göyçay kazasının Zeyelu köyünde, Şuşa’da, Şamahı’da, Karyakin kazasında vb. yerlerde de açılmaya başlandı. Bu mekteplerde çalışan muallimlerden, Hanife Hanım Melikova’nın, Hatice Hanım Agayeva’nın, Rahile Hanım Hacıbeyova’nın, Sara Hanım Vezirova’nın, Nigar Hanım Aslanova’nın, Gevher Hanım Usubova’nın, Şerabani Şabanova’nın, Nabat ve Kumru Nerimanova kardeşlerin, Şefika Hanım Efendiyeva’nın, Ayna Sultanova’nın adlarını özellikle belirtmek gerekir.[6]

Cemiyet-i Hayriye’nin ilk olarak erkek çocuklar için açtığı mektebe, Saadet adı verildi. Tagiyev’in yardımları burada da kendini gösterdi. Toplanan paraların yetmemesi üzerine Tagiyev tarafından 5 bin rublelik ilâve bir yardım yapıldı. Saadet’in kurulmasında tüccar Meşedi Yusuf Necefov, Hacı Rızvan Babazade, Ahund Abdurrahim Hacızade de mühim rol oynadılar.[7]

Saadet’ten sonra Çembere köyünde Sefa mektebi kuruldu. Bundan sonra İranlılar (İran Azerileri) Sabuncu’da Temeddün, Çemberekend’de ise İttihad mekteplerini açtılar. 1881’de Bakû’de Denizcilik Mektebi açıldı. Bu mektep aynı zamanda günden güne denizciliğe artan ihtiyacın da bir göstergesiydi.[8]

Usul-i cedide geçiş aşamasında aydınların üzerinde en çok durdukları konu dil meselesi oldu. 1905 I. Rus İhtilali yıllarında, imla ve gramer konularında çeşitli eserler yazılmaya başlandı. 1907’de halk eğitiminin geliştirilmesi için yeni mekteplerin açılması hususunda Üzeyir Hacıbeyov,[9] Hasan Melikzade Zerdabi, Sultan Mecid Ganizade gibi aydınlar faaliyet gösterdiler. Bu yıllarda Üzeyir Hacıbeyov’un Türk Rus ve Rus Türk Lügati eseri, Abdullah Şaik’in Uşag Çeşmeyi, Mahmudbey Mahmudbeyov’un Abbas Sehhat’le birlikte kaleme aldığı Yeni Mekteb, Türk Edebiyatına İlk Gedem adlı ders kitapları kaleme alındı.

Cemiyetler: Hayriye cemiyeti kurulması fikri ilk defa 1870’li yıllarda Hasan Bey Zerdabi tarafından ortaya atılmıştı. Fakir çocukların eğitim ve öğretiminde onların okullara kabul edilerek parasız okumasında bu cemiyetin rolü olacaktı. Bu amaçla cemiyetin programını tertip ederek, hükûmete takdim etmiş ve büyük sıkıntılarla karşılaşmasına rağmen onaylatmıştı. Ancak Zerdabi’nin bu teşebbüsü yeterli gelirin sağlanamaması yüzünden başarısız oldu. İkinci teşebbüs 1905 ihtilalinin getirdiği elverişli şartlar sonucunda meydana geldi.

Zerdabi’nin yazarak Kafkasya İdaresine sunduğu nizamname 10 Ekim 1905’te onaylandı. Cemiyetin ilk toplantısında 11 kişiden ibaret bir idare heyeti seçildi. Tagiyev heyetin başkanı, İsrafil Hacıyev muavini, Hacı Mustafa muhasebe, Ahmed Bey Agayev sekreter, Asadulla Ahmedov, İsmail Bey Seferaliyev, Hasan Bey Zerdabi, Ali Merdan Bey vb. idare heyetinin üyeleri olarak seçildiler. Böylece Azerbaycan’da ilk Müslüman hayır cemiyeti faaliyetlerine başladı. Cemiyetin finans kaynakları ise esasen Tagiyev ve diğer Bakû zenginleriydi.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
bıçak satın al