AZERBAYCAN TÜRKÇESİ

AZERBAYCAN TÜRKÇESİ

Türkçe gibi yazıya geçirildiği dönemlerden beri, sürekli olarak alfabe değişikliğine uğramış bir dil daha yoktur. Türkçede görülen alfabe değişiklikleri, geçirilen dinî, siyasî ve coğrafî farklılıklar ile bağlantılıdır.

Türk yazı geleneği, Köktürk (Göktürk) yazısı ile başlar (7-9. yy.), bunu Uygur, Mani, Brahmi, Soğd, Lâtin (İlk kez Kuman Türkleri tarafından kullanılmıştır, Codex Cumanicus 1303) İbranî, Süryanî, Ermenî, Arap (10. yy.’dan sonra), Lâtin (ilk kez Yakut Türkleri tarafından 1917’de kullanılmıştır) ve Slav kökenli yazılar izlemiştir. Günümüzde ise; Lâtin, Kiril ve Arap alfabeleri eş zamanlı olarak ayrı Türk yazı öbekleri tarafından kullanılmaktadır.

Azerbaycan Türkçesinin yazımı için 1922 yılına kadar Arap kökenli alfabe kullanılmıştır. Günümüzde ise, Azerbaycan Cumhuriyeti’nde Lâtin ve Kiril, Güney Azerbaycan ve Irak’ta ise Arap kökenli alfabe kullanılmaktadır.

Azerbaycan’da 19. yy.’ın ikinci yarısında aydınlar arasında ana dili bilincinin oluşması sonucunda dil ve yazı kavramları değişik yönleri ile tartışılmaya başlanmıştır. Alfabe konusunda ilk ciddî çalışma, Mirza Fethali Ahundzâde (1812-1878) tarafından yapılmıştır. Ahundzâde, Islâm dünyasının geri kalıp cehâlete boğulmasını, yazılması ve okunması zor olan Arap alfabesine bağlamaktadır. Mirza Fethali Ahundzâde, yazıyı Az. Tü.’nin ses bilgisine uygun biçime getirmek için, Arap kökenli alfabeyi kökünden iyileştirmeye çalışmış ve bu yolda hazırladığı Farsça bir taslağı, Türk, Iran ve Rusya Devleti’nin ilgili komisyonlarına göndermiştir. M. Fethali Ahundzâde, söz konusu taslak için Osmanlı Devleti’nden hiçbir cevap alamayınca, l863’te İstanbul’a gelerek Cemiyyet-i Ilmiyye-i Osmaniyye’de, Münif Paşa’nın da hazır bulunduğu bir toplantıda hazırladığı taslağı sunar. Ancak taslak, okuma ve yazmayı pek kolaylaştırmadığı ve kitap basma işindeki güçlüklerden dolayı geri çevrilir. Edebiyat tarihçilerinin belirttiği gibi; Ahundzâde, İstanbul’a Arap harflerinin kaldırılmasını teklif etmek için gelmemiştir. Ancak, l873 yılında İstanbul’da çıkan Hakayık gazetesine gönderdiği mektupta, Lâtin harflerine dönülmesini arzu eder, ömrünün son yıllarında da Arap harflerinin kaldırılarak, Lâtin harflerinin kullanılmasını isteyen yazılar yayınlamıştır. Ahundzâde, gerçekleştiğini göremediği bu idealinin, hayata geçirilmesini gelecek nesillere vasiyet etmiştir: Bu işi, bu zehmet ve eziyyeti başa çatdırmağı gelecek nesle tapşırdım.”

Yrd. Doç. Dr. Gülşen Seyhan ALIŞIK

Marmara Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi / Türkiye

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ