“AZERBAYCAN” İSMİNİN KÖKENİ VE ANLAMI

“AZERBAYCAN” İSMİNİN KÖKENİ VE ANLAMI

1. Giriş

Günümüzde Türkçe dilbilgisinin hemen her alanında olduğu gibi etimoloji alanında da bilimsel çalışmaların sayısı hızla artmaktadır. Buna rağmen etimoloji alanı henüz olması gereken yere gelememiştir. Başta etimolojik çalışmaların esasları olmak üzere birçok eksiklikle yoluna devam etmektedir. Yazılan etimolojik sözlükler ve kelime etimolojisi üzerine çalışmalarla birçok kelimenin kökeni aydınlatılmıştır. Ancak etimolojik çalışmaların amacına uygun ve verimli olabilmesi için etimolojik çalışma esaslarının belirlenerek yapılacak çalışmaların bu esaslar çerçevesinde yapılması gerekir. Aksi takdirde yapılacak çalışmalar sağlıklı sonuçlar doğurmaz.

Bugüne kadar yapılan etimolojik çalışmalara bakıldığında bu çalışmaların daha çok kişi, kavim ve yer adları üzerinde yoğunlaştığı görülür. Fakat bu çalışmalar, sadece bilimsel yöntem ve amaçlarla değil; tanıtım, kendini yüceltme ve ideolojik amaçlarla da yapıldığından bilimsellikten uzaklaşarak bilgi kirliliğine sebep olmuş ve içinden çıkılmaz bir hâl almıştır. Bunun en önemli sebebi kişi kavim ve yer adlarının gerçek kökenleri yerine ideolojik veya hamasi sebeplerle gerçek dışı, kurmaca veya kulaktan dolma bilgilerle açıklanmaya çalışılmasıdır. Özellikle yer ve kavim isimlerinin etimolojik açıklamalarında bu durum zirve yapmıştır. Mülkî idareler, belediyeler veya kültür müdürlükleri tarafından hazırlanan il veya ilçe tanıtım eserlerindeki yer adlarının etimolojik açıklamaları buna en güzel örnektir. Bu tür tanıtım amaçlı kitapçık ve broşürlerde şehir adları mümkün olduğunca -ilgisi olsun veya olmasın- çok eskiye dayandırılmakta, bunun için değil fonetik benzerlik, fonetik yakınlık yeterli görülmektedir. Genellikle hamasi açıklamalarla süslenen bilimsellikten uzak, temenni veya varsayımlara dayanan bu tür etimolojik açıklamalar özellikle yer ve kavim adlarıyla ilgili büyük bir bilgi kirliliği oluşturmuş, gerçeğe ulaşma imkânını iyice zorlaştırmıştır.

Etimolojik çalışmalarda bir kelimenin kaynağının birden ve tam olarak ortaya konması oldukça zordur. Çünkü kelimelerin kaynağı belirlenirken sadece kökeni şudur demek yetmez. Aynı zamanda söz konusu kelimenin belirlenen kökeninden günümüze gelinceye kadar geçirdiği değişiklikler dil mantığı ve kaidelerine göre izah edilmelidir. Bu yüzden bir kelimenin kaynağının belirlenmesi ve o kelimenin günümüze gelinceye kadar geçirdiği fonetik, morfolojik veya semantik değişikliklerin tespiti bazen bir çalışmanın kapsamını aşabilir. Bu durumda o kelimenin köken veya tarihî gelişim süreci ile ilgili yapılan tespitler paylaşılarak bu bilgiler ışığında bir birikim oluşturmak gerekir. Bu birikimle zamanla gerçeğe ulaşılabilir.

Yazılı kaynakların yetersizliği ya da yokluğu etimolojik çalışmaların önündeki en büyük engeldir. Bu engelin artık ortadan kaldırılamayacağı dikkate alınırsa yapılacak bir tek iş kalmaktadır. O da, bilgi kalıntıları dahi olsa bu konuda yol gösterici ne varsa hepsinin değerlendirilmesidir. Yazılı belgeler başta olmak üzere, kişi adları, yer adları, yaşam tarzı, gelenek ve görenekler, sözlü edebiyat ürünleri ve ağızlardaki dil yadigârları gibi kaynaklara vurularak birçok kelimenin kökeni ve anlamı açıklığa kavuşturulabilir.

Bu çalışmada bugüne kadar hakkında pek çok görüş ileri sürülen “Azerbaycan” isminin etimolojik izi sürülecektir. Öncelikle bugüne kadar “Azerbaycan” isminin etimolojisiyle ilgili ileri sürülen görüşler değerlendirilecektir. Daha sonra milattan önceki dönemden itibaren “Azerbaycan” coğrafyasında yaşayan kavimler ve bu kavimlerin kurdukları devletlerin Azerbaycan coğrafyasıyla ilgileri ve bazı çağdaş Azerbaycan Türkçesi ağızlarındaki “Azerbaycan” ve “Azerî” kelimelerinin telaffuzundan hareketle “Azerbaycan” isminin kökeni ve anlamı tespit edilmeye çalışılacaktır.

2. “Azerbaycan” İsminin Kökeni Hakkında İleri Sürülen Görüşler

Toplum ve ülke isimlerinin kökeni genellikle coğrafi özelliğe veya insan unsuruna dayanır fakat bunların dışındaki etkileri de dikkate almadan bu tür kelimelerin çoğunun kökenini tespit etmek zordur. Bu zorluk genellikle yazılı kaynakların yetersizliği ve ülke, toplum ve yer adlarının kökeninin birden çok faktöre dayanmasından kaynaklanmaktadır. Hakkında ortaya atılan değişik fikirlerden dolayı açıklanması daha da zorlaşan isimlerden biri de coğrafi bir isim iken bugün siyasi bir toplumun ismi olan “Azerbaycan”dır. Bu ismin kökeni ve anlamı hakkında bugüne kadar tarihçi, edebiyatçı ve dilciler tarafından çeşitli görüşler ileri sürülmüştür. Ancak gerçek kökeni, ne anlam ifade ettiği hakkında genel kabul gören bir sonuç elde edilememiştir.

Bugüne kadar “Azerbaycan” isminin kaynağı hususunda ileri sürülen görüşlerden en yaygın olanı, “Azerbaycan” isminin Persler döneminde bu bölgeyi yöneten “Atropates”in adından geldiğini savunan görüştür. Bu ismin Büyük İskender tarafından M.Ö. 329-328 yıllarında Media’ya vali tayin edilen ünlü komutan “Atropates’in isminden gelen “Atropatan” olduğunu söyleyen coğrafyacı Strobon eski Yunan kaynaklarındaki “Atropates”in İran dilinde “atar” ve “pata” kelimelerinden meydana gelen “Ataropota” şeklindeki birleşik bir kelimeden oluştuğunu söyler(Mirzali, 1993:13-15).Bu görüşe katılanlardan Zeki Velidi Togan, Media’nın Hemedan’ı ihtiva eden kısmından ayırt edilmek üzere, “Atropates’in idare ettiği bölgeye “Media Atropatanae” yahut “Media minör” veya sadece “Atropaten” denildiğini, bu ismin III. yüzyıldan itibaren “Azurbazagân” şeklinin görülmeye başlandığını, Arapların, g ’yic ile karşılayarak, bu ismi “Azarbaycân” şeklinde telaffuz ettiklerini ve ismin bu şeklinin daha sonraİranlılar ve Türklere geçtiğini belirtir (1997a:C2/93).

Yaygınlık kazanan bu görüşe kaynaklık eden kişi ismi “Atropates” in kim olduğu hakkında tarihçiler arasında bir görüş birliği yoktur. Coğrafyacı Strobon’un “Büyük İskender’in Media’ya vali olarak tayin ettiği ünlü komutan Atropates” diye bahsettiği kişinin Büyük İskender’in ünlü generallerinden değil, Ahameniş valisi olduğunu savunanlar vardır. Bunlara göre, Büyük İskender, M.Ö. 331 yılında Media üzerine yürüdüğü zaman, Atropates “Küçük Media” satraplığının başında bulunuyordu. Eski Guti ülkesi olan “Büyük Media”nın kuzeybatı kısmını oluşturan bu bölge, I. Dara’dan itibaren Ahamenişlerin önemli bir satraplığı idi. Atropat, Kafkasyalı askerleriyle katıldığı Gavgamel savaşında Pers ordusunun Yunanlılara yenilmesinden bir süre sonra, İskender’e tabii oldu. Bunun üzerine İskender, M.Ö.328 yılında, daha önce bölgeye atamış olduğu valiyi görevden alarakAtropat’ı yeniden Kuzey Media satraplığına tayin etti. Bu tarihten itibaren de bölgeye “Atropatene”, yahut “AtropatMedia”sı denilmeye başlandı (İpek, 2007:1-2).

Bu görüşe göre, “Atropatene” Pehlevi dilinde “Aturpategah”, Yunancada “Atropatios”, Ermenicede, “Atrpatekan/ Adurbaygan” Farsçada ise “Ataropota”, “Atar” ve “Pata” kelimelerinden meydana gelmektedir (Abbaslı 2001:26). Zamanla “Azerbağzan, Azerbadegan, Azerabadagan, Azerbican” gibi birtakım değişikliklere uğrayan “Atropatene” günümüzde “Azerbaycan” şeklini almıştır. Böylece “Atropat” dolayısıyla ülke adının M.Ö. VIII. yüzyıldan itibaren var olduğu, ülkenin “Atropat” adını şahıstan aldığı söylenmektedir (İpek, 2007:2).

Bu görüşe katılmayan ve bugünkü Azerbaycanlıların Med yenilgisinden sonra kuzeye doğru çekilerek Azerbaycan’da “Sakasen” adıyla varlığını sürdüren Saka boyunun torunları olduğunu belirten Hüseyin Cevizoğlu, bu topluluğun daha sonra Hun, Hazar Türkleri ve Oğuzlar ile takviye edildiğini, dolayısıyla “Azerbaycan” isminin Farsça “ataşperest” anlamına gelen “Azer” sözünden, ya da bazı tarihçilerin iddia ettiği gibi Perslerin Azerbaycan valisi Atropaten’in adından gelmediğini söyler (Cevizoğlu, 1991:14).

Şamil Cemşidov’a göre ise, “Azerbaycan” ismi Sümer dilinde “yurt, ülke” ve daha geniş manada “vatan” demek olan “mate” sözüyle aynıdır. “Mate (motun)” sözü, günümüzde Azerbaycan Türkçesinde “mete(motun)” şeklinde “doğma yer (doğum yeri)” ve “menzil, el, oba, vatan” anlamında kullanılmaktadır. Bu kelime aynı zamanda Hun hükümdarının ismidir. Tarihte bir isim, hem halkın adını hem onun ebedi yurdunun adını hem de o halkın hükümdarının adını ortaklaşa ifade edebilir. “Oğuz” ismi buna örnektir. Buradan hareketle “Atropat” isminin Mete gibi, Oğuz gibi çok anlamlı bir isim olduğunu savunan Cemşidov, “Aterpate” veya “Oderbad” isminin Ahameniş sülalesi hâkiminin veya Makedonyalı İskender’in komutanının adı olmadığını, Azerbaycan’ın eski devleti olan Küçük Media’nın içerisinde teşekkül etmiş etnik-coğrafi bir isim olduğunu, dolayısıyla ülkenin adını hükümdarın adından değil, aksine hükümdarın adını ülkenin adından aldığını savunur (1994:114).

“Azerbaycan” isminin kaynağı ile ilgili ileri sürülen görüşlerden biri de, bazı tarihçilerinde ifade ettiği gibi, “Azerbaycan” adının ülkedeki eski “ateşgede” ve “od” kelimelerinden meydana geldiği şeklindedir. Buna göre; “azer” (ator/atr) Pers dilinde “ateş”; “od” ve “pat (pad/bad)” da Pehlevi dilinde “nöbetçi, koruyucu” demektir. Arapça telaffuzu “can” şeklinde olan “-gan/-kan” ise yer veya nispet bildiren bir ektir. Öyleyse, “Azerbaycan” “ateşgedeleri, koruyan yer” demektir (Heyet,1994:94).

“Azerbaycan” adının “Ateş” veya “Ateş Mabedi”nden alınmış olabileceği görüşünün oluşmasında coğrafi şartların da etkili olduğunu söyleyen Ali İpek, genelde dağlık ve volkanik bir ülke olan Azerbaycan’ın Hazar denizinden Urmiye gölünün batı sahiline kadar, özellikle de Güney Azerbaycan kısımları, eskiden beri yanardağlar, yeraltı kaynakları ve gazlarla dolu olduğundan bu ülkenin “odla-ateşle abat olmuş ülke, od parıltısı ülkesi, sönmeyen ateş memleketi” kısa ifadesiyle “odlar yurdu” olarak bilindiğini belirtir. Bu durumun ülkenin adlandırılmasında etkili olduğunu, böylece yeraltı kaynakları ile ülke adı arasında bir bağ kurularak “Atrpatekan” kelimesinin bu anlamda tahlil edildiğini ifade eden İpek, bu kelimenin “ateş” anlamına gelen “ater, atro, oder” ile “yer, mekan, vatan, ebedi, abad” anlamındaki “bade” ve Farsça çoğul eki “kan” ile kurulan bir kelime olabilceğini, fakat bunun kesinlik arz etmediğini söyler (İpek, 2007:3-4).

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ