AZERBAYCAN HALK CUMHURİYETİ (1918-1920)

AZERBAYCAN HALK CUMHURİYETİ (1918-1920)

1918-1920 yılları, Azerbaycan Türklerinin tarihine önemli bir aşama olarak girmişti. İşte bu dönemde, Azerbaycan’ın devlet yapısının ve Azerbaycan devletçiliğinin tarihin en derin dönemlerine kadar uzanan geleneklerinin canlandırılması gibi önemli olaylar yer almış. Türk Dünyası dahil Müslüman âleminde ilk kez Cumhuriyet yönetim formuna dayanan devlet, Azerbaycan Halk Cumhuriyeti (AHC) kurulmuş ve faaliyet göstermişti. Hiç kuşkusuz, Azerbaycan Halk Cumhuriyeti’nin kurulması, Azerbaycan Türklerinin devletçilik tarihinde olumlu dönüm noktası idi.

23 ay yaşamasına ve dış baskı ile içteki ağır durumun yarattığı ortamda faaliyet göstermesine rağmen, AHC, en çağdaş devlet yönetim formunu uygulamış, demokratik cumhuriyet kurmuştu. Genç milli devlet topraklarının tam hukuklu sahibi olarak, devletin arazi bütünlüğünün korunması, ekonomik ve askeri yönden kuvvetlenmesi için önemli tedbirleri yerine getirmiş, milli servetleri, milletin çıkarlarına uygun bir şekilde kullanmıştı. Özgür Azerbaycan Devleti, bağımsız devlete özgü olan tüm yönetim unsurlarına (parlamento, yürütme makamları, ordu, mahkeme ve maliye sistemi) sahipti. Burada devlet kurma işleri, hukuki esaslara dayanılarak yapılmış, hukuk devleti için gerekli olan tüm makamlar kurulmuştu. Milli Azerbaycan Devleti’nin devlet yapısının bu mahiyetini değerlendirerek, H. Baykara şöyle yazıyordu: “Milli bağımsız Azerbaycan devletinin en önemli özelliklerinden birisi, onun tam anlamıyla hukuk devleti olması idi”.[1]

Oysa tarihimizin bu şanlı sayfasının Sovyet tarih ilminde incelenmemesinin yanı sıra sahteleştirilmesi ile uğraşılmıştır. Yıllar boyunca bu dönemin araştırmacıları, AHC’nin faaliyetlerinin olumlu yönleri konusunda sessiz kalmışlar ve onu Azerbaycan Sovyet Cumhuriyeti’nin alternatifi kabul ederek, hiçbir temele dayanmadan eleştirmişlerdi. Bu gibi bir durum, Azerbaycan tarihi-hukuk ilminde de vardı.

80’li yılların sonlarında Azerbaycan’da bağımsızlık uğruna başlayan mücadele ve demokratikleşme sürecinin genişlemesi sonucu, 1918-1920 yılları milli devlet kurma tecrübesine büyük ilgi oluştu. Kısa zaman içinde milli devletçilik geleneklerinin yeniden ihyasına girişildi. AHC’nin devlet yönetim unsurlarının ve sembollerinin ihyası ile ilgili kararlar kabul edildi. Azerbaycan Türklerinin milli kimlik bilincinin ve devletçiliğinin geliştirilmesideki büyük önemi göz önünde bulundurularak, 21 Mayıs 1990 tarihinde Azerbaycan Cumhurbaşkanı’nın fermanı ile Azerbaycan’ın bağımsız demokratik devlet olarak kuruldu. 28 Mayıs günü, Azerbaycan Devleti’nin kuruluşunun yıldönümü olarak ilan edildi. 18 Ekim 1991 tarihinde Azerbaycan Parlamentosu’nun kabul ettiği “Azerbaycan Cumhuriyeti’nin devlet bağımsızlığı hakkında Anayasa kararnamesi”nin 2. maddesinde ise, Azerbaycan Cumhuriyeti, 28 Mayıs 1918 tarihinden 28 Nisan 1920 tarihine kadar faaliyet göstermiş Azerbaycan Halk Cumhuriyeti’nin varisi olduğu kararlaştırılmıştı.[2] Bu karardan sonra Azerbaycan Halk Cumhuriyeti tarihinin, o sıradan hukuk tarihinin eski ideolojik engellerden kurtarılarak serbest bir biçimde araştırılması için imkan oluştu.[3]

Demokratik, Hukuk Devletine Götüren Yolun Başlangıcı

İstiklal Beyannamesi

Şubat 1917 tarihinde Rusya İmparatorluğu’nu “milletlerin hapishane”sine dönüştüren çarlık rejiminin devrilmesi ile Azerbaycan’da milli, mücadele ve siyasi süreçlerin gelişimi, özellik açısından yeni bir sürece girdi. Şubat devrimi, Rusya’da milli mücadele için gerekli olan koşullar yarattı. Yüzyıllık sömürge altında bulunan Azerbaycan Türkleri, Şubat devrimini diğer mazlum milletler ve Rusya İmparatorluğu’nun tüm demokratik güçleri ile beraber büyük ümitle karşılaşmışlardı. Bu dönemde Azerbaycan’da milli bağımsız devlet kurma uğruna yapılan mücadele çok yaygınlaşmaya başlar.

Şubat devriminden sonra “Musavat” partisi, faaliyetlerini açık olarak yürütmeye başladı ve Haziran ayında Türk Federalistler Partisi ile birleşti. Kısa bir zaman içinde bu partinin faaliyeti tüm Azerbaycan’ı kapsadı. Bu dönemde yeni siyasi partiler (ilk önce Gence’de Federalistler Partisi, Erivan’da “İrşad” Milli Partisi, sonralar ise Bakû’de Azerbaycan Eserler Grubu, Eylül’de ise “Ittihad” Partisi (“Rusya’da Müslümancılık”) kuruldu.

Çeşitli siyasi partilerin kurulmasına rağmen, 1917 yılı yaz aylarının sonlarında, Azerbaycan’ın siyasi hayatında “Musavat” Partisi, söz sahibi bir partiye dönüşmüştü. Bunu, 22 Ekim 1917 tarihinde Bakû Sovyetinde yapılmış seçimler de ortaya koydu. Bu seçimde “Musavat” Partisi, 25 bin oyun 10 binini yani seçime katılanların %40’ının oyunu kazanmıştı. Oysa, kendileri için uygun ortamın olmasına rağmen, bu seçimde Bolşevikler sadece 4 bin kişinin oyunu kazanabilmişlerdi. Bu başarısına rağmen, “Musavat” Partisi Bakû Sovyeti’ne katılmayı reddetti.

26 Ekim 1917 tarihinde, birleşik “Musavat” Partisi’nin I. Kongresi yapıldı. Kongre, gelecek siyasi mücadelede partinin taktiği ve stratejisini belirlemiş ve partinin yeni progamını kabul etmişti.[4] Kongre sırasında Petrograd’da silahla isyanın zaferle sonuçlanması ve geçici hükümetin devrilmesi hakkında kararlar alındı. Aynı gün Bakû’de çeşitli siyasi partilerin, sendikaların, askeri birliklerin katılımı ile acil toplantı yapılarak, hakimiyet konusu ele alındı. Bolşeviklerin aktif direnişine rağmen, Menşevik ve Eserler, Bakû’de, yüksek devlet hakimiyeti makamı olarak Sosyal Güvenlik Komitesi’ni kurmayı başardılar. Bu kararı reddeden Bolşevikler, hakimiyet konusunun tekrar görüşülmesini kararlaştırdılar. 2 Kasım’da Bakû Sovyeti’nin genişletilmiş toplantısında Bolşevikler, Bakû Sovyeti’ni Bakû şehrinde yüksek hakimiyet makamı olarak ilan ettiler ve onun Yürütme Komitesi’nde esas görevlerini ele geçirdiler.

11 Kasım’da Transkafkasya’da faaliyet gösteren siyasi örgütlerin Tiflis’te yapılan toplantısında, Temsilciler Meclisi tarafından egemenlik konusu çözülene kadar bölgeyi yönetmek için Özel Komite yerine, Transkafkasya Komiserliği’nin kurulmasına karar verildi. Transkafkasya’nın üç milleti ve onların siyasi partileri, bu komiserlikte temsil olunmalarından dolayı, onlar kendi fraksiyonlarını kurdular. Transkafkasya’da devletçiliğin gelişimi açısından komiserlik ileriye atılmış bir adım idi. Fakat buna rağmen, bölgede istikrarı temin etmek açısından Komiserliğin yürütme organları henüz zayıf idiler.

26-28 Kasım’da bütün Transkafkasya’da Rusya Temsilciler Meclisi için seçimler yapıldı. Temsilciler Meclisi’nde, Gürcü Menşevikleri 11, “Musavat” 10, Taşnaklar 9, Müslüman Sosyalist Bloku 2, Bolşevikler, Eserler ve İttihatçılar birer yer kazandılar. Genellikle, seçimlerde “Musavat” Partisi Transkafkasya Müslümanlarının %63’ünün oyunu kazanmıştı. Seçimlerin esas sonucu, Azerbaycan vatandaşlarının “Musavat” programında yer almış arazi otonomisi konusuna bütünüyle olmasa bile, büyük çoğunlukla oy vermeleri olmuştu. Aynı zamanda bu, Rusya’ya bağımlılıktan kurtulma isteğini Gürcü ve Ermenilere kıyasla, Azerbaycan Türklerinde daha kuvvetli olmasıyla ilgili olmuştu.[5]

5 Ocak 1918 tarihinde Rusya Temsilciler Meclisi’nin dağıtılması ve Rusya’da Demokratik Parlamento’nun mevcudiyeti perspektifine son verilmesinden sonra Transkafkasya’dan olan Meclis üyeleri, bölgenin devletin yüksek idare organını kurmak amacıyle Tiflis’te toplandılar. 10 (23) Şubat 1918 tarihinde Tiflis’te Transkafkasya Seymi çalışmalarına başlıyor. Seym, Rusya Temsilciler Meclisi’ne seçilmiş Transkafkaya’nın üç esas temsilcisinden ve ek olarak Temsilciler Meclisi’nde milli örgütlerin kazandıkları milletvekili sandalye sayısını üç misli artırmak kooptasyon -yani listelerin genişletilmesi- yoluyla üyelik kazanmış temsilcilerden oluşuyordu. Görüldüğü gibi, Seym, Temsilciler Meclisi seçimlerine katılmış partilerin temsilcilerinden oluştuğundan burada on siyasi parti temsil edilmişti. Seym’de çoğunluk, Müslüman partileri bloku üyelerinden oluşuyordu. Seym’de Azerbaycan grubunun 44 milletvelkili bulunmakta ve liderleri M. E. Resulzade idi. 9 (22) Nisan 1918 tarihinde Seym toplantısında Transkafkasya’nın bağımsızlığı konusu görüşülmüş ve Müslüman grubunun ısrarı ile Transkafkaya Demokratik Federal Cumhuriyet ilan olunmuştu.

Fakat Seym, Transkafkasya milletlerinin hiçbir sorununu çözemedi. O, milletlerin ve siyasi partilerin çıkarlarını bütün bölgenin genel çıkarlarından aşağıda tutmamakla, beceriksizliğini ve yeteneksizliğini sergiledi. Mart olaylarından sonra bu hükûmetin tutumu tahammül edilmez oldu. Bu dönemde Azerbaycan’da meydana gelen silahlı saldırılar ve Bakû Halk Komiserlerinin tutuklanması isteği üzerine Bolşeviklere karşı toplu şekilde gösteriler başladı.[6] Aynı zamanda Ermeni Taşnak çetelerinin saldırıları sonucu, Erivan bölgesinden 80 binden fazla Azerbaycan Türkü, oturdukları yurtları bırakmak zorunda kalmışlardı.[7]

Bunlarla ilgili olarak Müslüman Fraksiyonu Seym’e gensoru verdiyse de, bundan hiçbir sonuç alınamadı.

Traskafkasya Seymi’nde dış politikada da milli fraksiyonlar arasında birliğe varılamadı. Türkiye cephesindeki savaş durumu Seym’in dağılma sürecini hızlandırdı. Böyle bir durumda Gürcü milletvekilleri, Transkafkasya Federasyonu’ndan çıkarak, Gürcistan’ın bağımsızlığını ilan etme kararını verdiler.

28 Mayıs 1918 tarihinde Gürcistan’ın Federasyon’dan çıkması hakkında verdiği bildirisinden sonra, Seym kendisinin dağıldığını ilan etti. “Bir aylık birliğin matem sesleri, buradaki milletlere, değişimin onları bağımsız cumhuriyete götürdüğünü bildiriyordu”.[8] Transkafkasya Federasyonu’nun dağılması bölgede bağımsız milli devletlerin kurulmusının gerekli olduğunu ispat etti.

27 Mayıs’ta, dağılmış olan Seym’in Müslüman Fraksiyonu üyelerinin olağanüstü toplantısı yapıldı. Toplantıya katılanlar oy birliği ile Azerbaycan’ın yönetilmesi sorumluğunu üstlendi. Azerbaycan Milli Şurası’nın başkanlığına “Musavat” Partisi lideri M. E. Resulzade, başkan yardımcılığı görevine M. Agayev ve M. Seyidov seçildiler. F. Hoyski yürütme organı başkanı, “Musavat” Partisi’nden M. C. Hacinski, N. Yusifbeyli, H. Hasmemmedov ve M. Y. Caferov, Müslüman sosyalist blokundan H. Melikaslanov ve C. Hacinski, “Hummet” Partisi’nden A. A. Seyhülislamzade, “Ittihad” partisinden H. P. Sultanov yürütme organı üyeliğine seçildiler.[9] Görüldüğü gibi, Milli Şura’da bütün partiler temsil olunmuştu. Başka türlü söylersek, bu organ çok partili, koalisyon tabanında şekillenmişti.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
bıçak satın al