AZERBAYCAN ATABEYLERİ (İLDENİZLİLER) (1146-1225)

AZERBAYCAN ATABEYLERİ (İLDENİZLİLER) (1146-1225)

I. Azerbaycan Atabegliği’nin Kuruluşu

Şemseddîn İldeniz’in, Kıpçaklardan geldiği kaynaklar tarafından belirtilmektedir. İldeniz’in ilk efendisi vezir Kemâleddîn Sumeyremî idi. Onun Safer 516 sonu/9 Mayıs 1122 tarihinde bir suikast sonucu öldürülmesi üzerine, bütün serveti Sultan Mahmud tarafından müsadere edilince, İldeniz’in yeni efendisi bizzat sultanın kendisi oldu. Sultan Mahmud’un 15 Şevval 525/10 Eylül 1131 tarihinde ölümünden sonra en nihayet Sultan Mesud’un köleleri arasına girdi. Bu, İldeniz’in hayatının akışı değiştirdi. Zekâsı ve kabiliyetleri ile kısa bir sürede sultanın ilgisini çekerek sivrildi ve ikbâl basamaklarını hızla tırmandı. Askerî sınıfa dahil edilerek, kısa sürede sultanın en çok güvendiği emîrleri arasına katıldı. Sultan Mesud, kendisine bağlı bu zeki ve cesur emîri taltif ederek, onu ölen kardeşi Tuğrul’un dul kalan karısı Mu’mine Hatun ile evlendirdi. Bu evlilik sonucu Selçuklu hanedanının damadı olarak, kendisine atabeglik görevi ile birlikte Azerbaycan eyaletinde bir bölge iktâ edildi. Muhtemelen, 1139-40 yılları civarında bu görevine başlamış olduğu düşünülebilir. Onu Azerbaycan’ın en büyük gücü haline getiren olaylar bu sırada gelişmeye başladı: İlk olarak, Azerbaycan ve Arrân bölgesinin valisi ve hâkimi pozisyonunda olan Atabeg Karasungur, Gürcülerle yaptığı mücadelelerde eşini ve çocuklarını kaybettikten sonra üzüntüsünden Erdebil’de vefat etti (535/1140-41). Onun ölümünden sonra, kendisi gibi Sultan Tuğrul’un kölelerinden Çavlı Candar, bölgenin idaresini ele aldı ve bu durum Sultan Mesud tarafından tasdik edildi. Çavlı Candar, damarlarının kopması sonucu Cemaziyelevvel 541/Ekim-Kasım 1146 tarihinde hayata veda ettikten sonra, iktâları olan Gence ve Arrân toprakları Hâcib Abdurrahman Toganyürek’e, atabeylik verilmek suretiyle iktâ edildi. Bu emîrin baskıcı ve isyancı hareketleri üzerine Sultan Mesud’un emriyle harekete geçen Emîr Hasbeg, Emîr Zengi Candar’ın da yardımıyla, Gürcülerin üzerine sefere çıkmaya hazırlanan Toganyürek’i aynı yıl içerisinde öldürttü. Bu emîrlerin ortadan kalkmalarından sonra bütün Azerbaycan’ın en güçlü emîri haline gelen İldeniz, ölümüne kadar Azerbaycan atabegi kalarak ve gittikçe güçlenerek varlığını devam ettirdi. Aynı zamanda, kendisinden sonra oğulları ve torunlarının yaşatacağı Azerbaycan Atabegliği’nin kurucusu olma vasfını taşıdı.

s-e47354bb55a4574db6eb458a7b2b6c19d458d76f[1]

II. Azerbaycan Atabegliği’nin Yükselişi

A.İldeniz’in Atabegliği

Sultan Mesud’un saltanatı (1134-52), Irak Selçuklularının en çalkantılı dönemlerinden birisidir. Özellikle, içte ortaya çıkan bir takım isyan hareketleri bu hükümdarı iktidarda kaldığı süre içerisinde fazlasıyla uğraştırmıştı. Irak Selçukluları Devleti, gerek Sultan Mesud dönemi ve gerekse de sonrasında, küçükken gulâm olarak alıp yetiştirerek en yüksek makamlara yükseltip, geleceğini emanet ettiği emîrlerinin baskı ve tedhişi ile karşı karşıya kaldı. Bu cümleden olarak, Bozaba ile Rey valisi Emîr Abbas ve Hâcib Toganyürek yanlarına sultanın kardeşi Melik Süleymanşah ve yeğeni Muhammed’i de alarak, Mesud’u tahttan uzaklaştırıp, yerine bu meliklerden birini geçirmek için isyan ettiler. Mesud, Atabeg İldeniz’e mektup göndererek, acele yardıma gelmesini emrettiyse de, o çeşitli bahanelerle buna uymadı (20 Receb 540/6 Ocak 1146). Sonradan Arrân emîri Çavlı Candar’ın yardımı ile Sultan Mesud bu isyancıları yenilgiye uğrattı (541/1146-47). Bunun ardından Sultan Mahmud’un oğulları Muhammed ve Melikşah’ı da yanına alarak isyan eden Emîr Bozaba, Sultan Mesud tarafından yenilgiye uğratıldı ve öldürüldü (542/1147-48). İsyanların bastırılmasındaki hizmetlerinden ötürü Sultan Mesud’un güvenini ve muhabbetini kazanmayı başaran Emîr Hasbeg’in bu hükümdar üzerinde tam bir otorite kurarak, devletin nüfuz ve iktidarını tamamen eline geçirmesi üzerine çıkarları zedelenen Atabeg İldeniz, Emîr Kaysar, Cibâl sahibi Alpkuş Günhar, Hâcib Tatar, Vâsıt şahnesi Toruntay Mahmûdî, Toganyürek’in oğlu vs. komutanlar birleşerek, Melik Muhammed’i de yanlarına alıp Irak üzerine yürüdüler ve Bağdad’ı kuşattılar (Rebiulevvel 543/Temmuz-Ağustos 1148). Fakat bundan bir sonuç alamadılar ve isyan başladığı gibi sona erdi. Daha sonra Emîr Alpkuş Günhar, Ali b. Dubeys, ve Emîr Toruntay yanlarına Melikşah’ı da alarak isyan bayrağını çekip, bir orduyla Irak üzerine yürüdülerse de başarıya ulaşamadılar (Receb 544/Kasım 1149).

Kafkasya’da Gürcülerle yapılan mücadeleler, Selçuklu emîrleri tarafından yürütülüyordu. Gürcü kralı David’in 1125 yılında ölümünden sonra tahta geçen oğlu I. Dimitri (1155), babasının mücadelelerini devam ettirmişti. İldeniz, 50 bin kişilik büyük bir askeri güç oluşturarak, bölgeye yapılan Gürcü-Kıpçak saldırılarını püskürtmekteydi. Kral I. Dimitri’nin bastırdığı paralara bakıldığında, Gürcü Krallığı’nın, Irak Selçukluları Devleti’ne tâbi olduğu görülmektedir.

Sultan Mesud’un 1 Receb 547/2 Ekim 1152 tarihinde ölümünden sonra yerine geçen yeğeni Sultan Melikşah uzun süre tahtta kalamadı. Selçuklu askerlerinin Halife Muktefî tarafından Irak-ı Arab’dan kovulması ve diğer kötü icraatlar onun sonunu getirdi. Başta Hasbeg olmak üzere, ileri gelen Selçuklu emîrleri tarafından tahttan indirilerek yerine kardeşi Muhammed getirildi (17 Muharrem 548/14 Nisan 1153). Sultan Muhammed, Hasbeg ve diğer bir çok baskıcı emîrleri öldürüp, başlarını İldeniz’e ve Merâga hâkimi Nusreteddîn’e göndermek suretiyle onlara gözdağı vermek istedi. Bu hareket umduğu gibi sonuçlanmadı ve ters tepti. Bahsi geçen emîrler bu yeni hükümdardan uzaklaştılar. Bunun sonucunda, isyan eden Süleymanşah bu emîrler tarafından desteklendi ve başarıya ulaşarak tahta oturtuldu. Süleymanşah, içki, kadın ve eğlenceye düşkünlüğü sebebiyle çok kısa bir süre içerisinde emîrler ve bu arada İldeniz’in yüz çevirmesi sonucu tahtı bırakıp kaçmak zorunda kaldı. Bunun üzerine Sultan Muhammed tekrar tahtına kavuştu (549/1154). Bu isyandan sonra Süleymanşah, yeğeni Melikşah ile birleşip yanlarına İldeniz’i de alarak, halifenin desteği ile tekrar isyan girişiminde bulundu ise de, yine başarılı olamadı ve Sultan Muhammed tarafından Aras nehri kıyısında bozguna uğratıldı (Cemaziyelevvel 551/Haziran-Temmuz 1156). Bu isyan hareketinden az sonra ülkesine dönen İldeniz, Arslanaba ve Melik Çağrışah’ın arasında Azerbaycan’ın paylaşılması konusunda anlaşmazlık çıktı ve taraflar savaşın eşiğine geldiler. Bunun üzerine Sultan Muhammed araya girerek, bu iki kudretli emîri küstürmemek için Melik Çağrışah’ı buradan alarak Hemedân’a götürdü ve orada hapsettirdi. Azerbaycan ise bu iki emîr arasında taksim edildi.

Halifelik Devleti’nin, Irak-ı Arab bölgesinde Selçukluların aleyhine durmadan büyüyerek toprak ve prestij sağlaması, tehlikeyi gören Sultan Muhammed’i harekete geçirerek, Bağdad üzerine bir sefere hazırlanmasına sebep oldu. Sultan Muhammed, sefer esnasında kendisini zor durumlara sokabilecek bir isyan hareketine uğramamak için kardeşi Melik Arslanşah’ı göz altında tutmak istedi. Ondan önce davranan İldeniz, aynı zamanda üvey oğlu olan bu Selçuklu melikini, ileride koz olarak kullanmak için Azerbaycan’a kaçırttı. Bu durum karşısında Bağdad seferi birkaç yıl gecikti ise de sonuçta, Muharrem 552/Şubat-Mart 1157 tarihinde büyük bir orduyla gelip Bağdad’ı kuşattı. Rebiulâhir/Haziran tarihine kadar süren birkaç aylık mücadeleye rağmen şehir ele geçirilemedi. Bu sırada İldeniz’in isyan etttiği haberinin gelmesi üzerine kuşatmayı yarım bırakarak dönmek zorunda kaldı.

Sultan Muhammed’in Zilhicce 554/Aralık 1159-Ocak 1160 tarihinde çok genç bir yaşta ölümüyle birlikte emîrlerin kararı ile tahta Süleymanşah oturtuldu ve veliahdlığına da Arslanşah getirildi. Süleymanşah’ın içki ve eğlence âlemlerine dalarak, devlet yönetimini unutması, emîrlerin onu tahttan indirerek, hapsetmeleri ile sonuçlandı (1 Şevval 555/4 Ekim 1160). Akabinde, Arslanşah Irak Selçukluları tahtına oturtuldu.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ