AVRUPA’NIN YUNANİSTAN’I

Kemal ÇİÇEK

Yazarın şu ana kadar yazılmış 46 makalesi bulunuyor.

Kemal_Cicek30

Yunanistan’ın içine düştüğü ekonomik kriz son zamanlarda hem Türkiye hem de dünya gündemini meşgul ediyor. Yunanistan’ın ürettiğinden fazla tükettiği ve dolayısıyla devamlı dış borç bulmak zorunda olduğu konusunda neredeyse herkes hemfikir. Ancak ülkenin tarihi geçmişini bilenler Yunanistan’ın ekonomik bakımdan dışa bağımlılığının şaşırtıcı olmadığını da bilirler

Yunanistan’ın Euro Bölgesi’nden veya ileride Avrupa Birliği’nden çıkma ihtimali politikacıları ve/veya Avrupa Birliği kuruluş felsefesine inananları ciddi biçimde endişelendiriyor. Ancak Yunanistan devletinin kurulması bile bir Avrupa projesidir. Bu bakımdan Avrupalılar’ın ülkeyi iflastan kurtarma ve AB’nin bir parçası olarak kalmasını sağlama gayretleri doğaldır.

Mora’daki isyan kontrol altına alınamadı

Unutulmamalıdır ki Yunanistan’ı Avrupa kurmuştur. Yunanistan’ın kurulma sürecindeki ilk isyan zaten 6 Mart 1821 tarihinde şimdiki Romanya topraklarında çıkmıştır. Bu ilk isyan Osmanlı ordusunca kolaylıkla bastırılmıştır. Ancak Mora’da çıkarılan isyanlar kontrol altına alınamamıştır. Çünkü Avrupa devletleri ve Rusya tarafından desteklenmiştir.

Düvel-i Muazzama devrede

Osmanlılar’ın düvel-i muazzama dedikleri Büyük Güçler Yunanistan’ın tarih sahnesine çıkmasını sağlamıştır. Normalde Yunan isyanlarını bastırmak Osmanlı Devleti için hiç de zor olmayacaktı. Ancak isyancılar hem çok barbarca hareket ediyor hem de bütün Avrupa Hıristiyan dünyasından destek alıyorlardı. 1821 yılı sonbaharında Tripoliçe’yi ele geçiren isyancılar şehirde ne Müslüman ne Yahudi bırakmışlardı.

Sultan II. Mahmut’un çaresizliği

Tarihin kaydettiği en kanlı katliamlardan birisi olan Tripoliçe, Osmanlı devlet adamlarını ciddi ciddi neşelendirmişti. Ancak Yanya’da isyan eden Tepedelenli Ali Paşa ile uğraşan Osmanlı ordusu isyancılara gereken karşılığı veremedi.Bu durum Yunan isyanının hızla yayılmasına ve gittikçe kuvvetlenmesine yol açtı. Buna rağmen Osmanlı Devleti Mısır Valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşa ve oğlunun desteği ile Yunan isyanını bastırdı. Bu sayede 1821 yılından beri katliama uğrayan Mora ve adalarda yaşayan Müslümanlar biraz nefes aldı.

Avrupa devreden çıkarsa Rusya girer

Bugünlerde Avrupa’nın Yunanistan’ı desteklemeye mahkûm olduğu sık sık ifade ediliyor. Deniyor ki eğer Avrupa devreden çıkarsa Rusya girer. Yunanistan isyanı sırasında da böyle olmuştu. 1826 yılında Rusya’da tahta çıkan I. Nicholas ülkesinin sıcak denizlere çıkması gerektiğine karar verdi.

Önündeki engel Osmanlı Devleti idi. I. Nicholas, Mora’daki Rum isyanını Rusya’nın emellerini gerçekleştirebilmek için iyi bir fırsat olarak gördü. Bu yüzden isyancılara destek olmaya karar verdi.

İsyancılara Avrupa piyangosu

Rusya’nın Mora isyanı ile yakından ilgilenmesi ve sıcak denizlere inme hedefi doğrultusunda Osmanlı’ya karşı saldırgan bir politika izlemeye başlaması diğer büyük devletleri endişelendirdi. İngiltere ve Fransa, Rusya’nın Mora’yı kontrol etmesine izin veremezlerdi. Bu yüzden Rusya’ya birlikte hareket edilmesi gerektiği mesajı verildi. Bu üç büyük devlet aralarında anlaşarak Yunan isyanına destek vermeye karar verdi.

Bu anlaşmanın neticesi olarak Avrupa birleşik donanması 1827 yılında Navarin Körfezi’nde demirlemiş olan İbrahim Paşa’nın donanmasını yaktı. Böylece 1826 yılında bastırılmış olan isyan yeniden başlamış oldu. Bu defa Osmanlı isyancılara karşı tek başına kaldı.

1830’da yeniden sahnede

Büyük devletlerin desteğini arkasına alan Yunan isyancılar kısa zamanda bütün Mora yarımadasını ele geçirdiler. 1828 yılına gelindiğinde Rusya ile Osmanlı İmparatorluğu arasında meydana gelen bir kriz neticesinde savaş patlak verdi. 1829 yılında bu savaş Edirne Antlaşması’yla neticelendi. Bu antlaşmadan sonra Osmanlı İmparatorluğu Mora yarımadasında bağımsız bir Yunanistan’ın kurulmasına razı oldu. 1830 yılında Yunanistan bir krallık olarak tarih sahnesine çıkmış oldu. Görüldüğü gibi Yunanistan Mora’daki Rum isyancıların kalkışmasından ziyade büyük devletlerin müdahalesiyle kurulmuştu. Yunanistan’ın bu şekilde kurulması daha sonraki siyasi hayatında büyük devletlerin müdahaleleri hakkında önemli ipuçları vermektedir.

Alman prensi kral yaptılar

Yu­na­nis­tan ku­rul­du­ğun­da Yu­nan nü­fu­su 800 bin ka­dar­dı. Bu ka­dar kü­çük bir top­lu­mun ken­di ka­de­ri­ni ken­di­si­nin ta­yin ede­me­ye­ce­ği açık­tı. Ni­te­kim ül­ke­de da­ha et­ki­li ol­mak için İn­gil­te­re, Fran­sa ve Rus­ya bir­bir­le­ri­ne kar­şı re­ka­be­te gir­di­ler.

So­nun­da Yu­nan­lı ol­ma­yan bi­ri­ni kral yap­ma­ya ka­rar ver­di­ler. Yu­nan­ca bil­me­yen Bav­ye­ra­lı Ka­to­lik bir Al­man pren­si Yu­na­nis­ta­n’­ın ilk kra­lı ola­rak ilan edil­di. Kral he­nüz 18 ya­şı­na bi­le gir­me­miş­ti.

3 bin 500 Bav­ye­ra­lı as­ke­riy­le Yu­na­nis­ta­n’­a gel­di­ğin­de ül­ke­ye ya­ban­cıy­dı. Ama ar­ka­sın­da Av­rupa var­dı.

60 milyon frank borçla tahta çıktı

Yunanistan’ı kuran büyük devletler, tahta çıkarttıkları krala 60 milyon frank kredi sözü verdiler. Bu krediyi açmalarının sebebi Yunanistan’ı kendilerine bağımlı kılmaktı. Nitekim Otto krallığı boyunca kreditörleri ve bankaları memnun etmeye çalıştı. Kreditörler aldıkları tavizler karşılığında Yunanistan’ın borçlarının bir kısmını sildiler. Ama borç hiç bitmedi. Vergiler sürekli arttı. Yunan halkı Osmanlı devletine ödediğinden daha ağır vergiler ödedi. Bir kısmı da Osmanlı İmparatorluğu’na göç etti.

Osmanlı’nın çözülmesi için isyana destek

Av­ru­pa Bir­li­ği­’nin te­mel­le­ri 16. yüz­yıl­da atıl­mış­tır. Az bi­li­nen ve ko­nu­şu­lan bir ger­çek şu­dur: Bu Bir­li­ğin ama­cı Vi­ya­na ka­pı­la­rı­na da­yan­mış olan Os­man­lı İm­pa­ra­tor­lu­ğu­’na kar­şı, o yıl­lar­da mez­hep ça­tış­ma­la­rıy­la bir­bi­ri­ni kı­ran Hı­ris­ti­yan Av­ru­pa­’yı bir ara­ya ge­tir­mek­ti. Yu­nan is­ya­nı­nın des­tek­len­me­si Os­man­lı dev­le­ti­nin çö­zül­me sü­re­ci­nin baş­la­tıl­ma­sın­da önem­li bir adım­dı.

Müslüman ve Yahudiler hunharca katledildi

Yu­na­nis­ta­n’­ın ku­rul­ma sü­re­cin­de Av­ru­pa dev­let­le­ri­nin bü­yük ro­lü ol­du­ğu iyi bi­lin­mek­te­dir. An­cak is­yan­cı­la­rın Mo­ra ve Yu­nan ada­la­rın­da yap­tık­la­rı kat­li­am­lar çok az bi­lin­mek­te­dir. Hâl­bu­ki Tri­po­li­çe­’yi ele ge­çir­dik­ten son­ra Yu­nan­lı is­yan­cı­lar bu­ra­da dün­ya ta­ri­hi­nin gör­dü­ğü en kan­lı kat­li­am­lar­dan bi­ri­si­ni ger­çek­leş­tirmiş, 8 bin Müs­lü­ma­nı ve bin­ler­ce Ya­hu­di­’yi bir­kaç gün­de hun­har­ca kat­let­miş­ti.

Prof. Dr. Kemal ÇİÇEK

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ