ATATÜRK’Ü HİÇ BÖYLE GÖRMEDİNİZ

ATATÜRK’Ü HİÇ BÖYLE GÖRMEDİNİZ

Milli Mücadele sadece cephede olmadı. Özellikle imparatorluğun başkentinde İngilizlerin işgaliyle birlikte milli mücadeleye küfürler eden gazeteler ve kalemşorlar olduğu gibi, “idam mahkûmu” “maceracı” Mustafa Kemal’i ve milli mücadeleyi savunan yazılar ve karikatürler de yayımlanıyordu. Milli mücadelenin basın cephesinde yer alan bu “askerler” , eşi benzeri görülmemiş bir savaş verdiler. İstanbul’da uygulanan sansüre rağmen, Milli Mücadele’nin her başarısını, büyük bir heyecanla duyurdular, her geri çekilişte millete moral verdiler.

Turgut Çeviker dönem karikatürcüleri için şöyle diyor: “Dünyanın ilk emperyalist savaşının, antiemperyalist karikatürcülerine büyük bir sorumluluk, sınırsız bir görev düşmektedir. Kendileri savaşçı, mizah dergileri silah, karikatürleri ise cephaneleridir.” (Turgut Çeviker, Gelişim Sürecinde Türk Karikatürü Cilt 2, Kurtuluş Savaşı Dönemi 1918-1923, sf.22-23.)

TAM BAĞIMSIZLIK SEÇENEĞİ “SERT” BULUNUYOR

Mustafa Kemal’in ilk karikatürlerine 1920 yılı başlarında rastlanıyor. 16 Mart 1920’de başkent İstanbul işgal edilmiş, Meclis-i Mebusan dağıtılmıştır. Birçok aydın işgale karşı tavır konusunda tereddüt etmektedir. Mustafa Kemal, işgale karşı açıklamasında direniş çağrısında bulunmaktadır. 20 Mart 1920’de Karagöz’de yayınlanan karikatürde Mustafa Kemal’in tavrı “sert” bulunuyor ve eleştiriliyordu. Devrimci seçenek, başarılar kazanana kadar hep “sert” bulunmuştur.

Ataturku-Hic-Boyle-Gormediniz011

“Aman berber dayı, kabadayılığı bırak da dikine tıraş etmekten vazgeç gözüm. Görüyorsun ya perdah ettikçe kanıyor. Başım rahat olmazsa bu vücut kaç para eder.” Karagöz 20.3.1920 Sayı:1255 Sayfa:1

BAŞARILAR KAZANDIKÇA, UMUT DA BÜYÜDÜ

23 Nisan’da Millet Meclisi’nin açılmasıyla iç isyanlar başlar. İsyanlar bastırıldıktan sonra dış düşmana karşı askeri başarılar gelir. I. Ve II. İnönü Savaşları. II. İnönü Savaşı’nın kazanılması o kadar büyük bir umut doğurmuştur ki, işgalcilerin bundan sonra Pire’ye, Atina’ya gönderileceği günler tasvir edilmeye başlar. “Milletin makus talihinin” yenildiği bu zaferle Mustafa Kemal, artık işgalci Yunan Generalini güreşte “kıvrandırır”, “sulh şerbetini” süngüsüyle karıştırır. Bu dönemde yayın hayatına başlayan Sedat Simavi’nin Güleryüz Dergisi ilk sayısının kapağında, ordularının başında kahraman komutan Mustafa Kemal Paşa’yı resmeder.

Ataturku-Hic-Boyle-Gormediniz021

Nabzında bir iman vuran kanınla
Bu ziya görmeyen ufka yükseldin
Bilmem ki semadan yüksek alnınla
Güneşin doğduğu yerden mi geldin?

Güleryüz, 5 Mayıs 1921 Sayı:1 Kapak

SON DARBEYİ İNDİRMEK İÇİN

Kral Konstantin bozulan imajını düzeltmek için Ankara’yı ele geçirecek genel bir taarruz planlar. 10 Temmuz’da Uşak’a gelir. Afyon, Kütahya ve Eskişehir Yunanlılar tarafından işgal edilir. Geri çekiliş sırasında Meclis’in Ankara’dan taşınması dahi tartışılır. Ama mizah dergilerinde karamsarlıktan eser görülmez. Çünkü daha esaslı bir saldırı için taktik “geri çekilme” gerçekleşmektedir. Tarihe “subaylar savaşı” olarak geçen Sakarya Savaşı’nın müjdesini mizah dergileri vermektedir. Kral Konstantin, “dişçi” Mustafa Kemal tarafından “dişleri sökülürken” çizilmiştir. Sakarya Zaferi’yle beraber artık beklenti işgal kuvvetlerinin “kulaklarından tutulup dışarı atılması”dır. Büyük Taarruzu gerçekleştiren “Anadolu Harp Makinesi” işgalcilere “kıymış”, silahlarından “arındırıp” memleketlerine geri göndermektedir.

Ataturku-Hic-Boyle-Gormediniz031

“Anadolu’daki nisbetsiz boks müsabakasının son safhası: Kulaktan tutup oyundan dışarı fırlatmak ameliyesi”
Güleryüz 6.10.1921 Sayı: 23 Kapak Kulağı çekilen Kral Konstantin

İŞBİRLİÇİ KALEMŞÖRLERİN KADERİ: YUMURTA YAĞMURUNA TUTULMAK

Milli Mücadele’nin bir de azılı karşıtları vardır. Her fırsatta İngiltere’nin gücünden, “medeniyet”inden bahseder, “bizden adam olmaz” der, bağımsızlık için mücadeleyi büyük “macera” olarak gösterirler. Mustafa Kemal ve kuvayi milliye için kalemlerinden nefret kusarlar. İlginç olan ise bugün üniversitelere geldiklerinde gördükleri tepkiyle o dönem gösterilen tepkinin ve yönteminin şaşırtıcı benzerliğidir. Karikatürlerde Ali Kemal halk tarafından yumurta yağmuruna tutulurken gösterilir. Dış düşmanı tepelemekte olan Mustafa Kemal, Damat Ferit’in şahsında tüm işbirlikçilerin “kabus”u olmuştur artık.

Ataturku-Hic-Boyle-Gormediniz041

“Kabus”
Güleryüz: 16.11.1922 Sayı:82 Kapak

İTİLAF DEVLETLERİ’NİN KAFESE KOYAMADIĞI KARTAL

Lozan görüşmeleri gecikmeli de olsa başlar. Fakat, “kapitülasyonlar” vb. konularda anlaşmaya varılmadığından 4 Şubat’ta ara verilir. Daha sonra görüşmeler başlar, Türkiye kapitülasyonların adım adım kaldırılmasını kabul ettirir. İtilaf devletleri birçok “kekliği kafese koyarken” bu “kartal” bir türlü kafese girmemektedir.

Ataturku-Hic-Boyle-Gormediniz051

İtilaf Devletleri – Birçok keklikleri kafese koyduk, lakin bu kartal bir türlü kafese girmiyor.
Zümrüdüanka 11.6.1923 Sayı:44 Sayfa:1

Dış politikada özellikle Rus ve İran dostluğu göze çarpıyor. Batı’yla ölüm kalım mücadelesi verilirken Sovyet Rusya en sağlam müttefik olmuştur. Ankara’nın katılamadığı bazı uluslararası toplantılarda Türkiye lehine tutum alır.

Ataturku-Hic-Boyle-Gormediniz061

Hacivat – Lenin yoldaş, Cenevre Konferansı’na gidecek değil mi Karagöz?
Karagöz – Evet, baksana Paşamızla ne hararetli vedalaşıyor.

Karagöz 28.1.1922 Sayı: 1447 Sayfa: 1

GERİCLİĞİ YOK EDECEK HAKİKİ İNKILAP NASIL OLMALI?

Lozan tartışmalarının bitmesinin ardından “şekli hükümet” tartışmaları başladı. Bu tartışma, 29 Ekim’de “Türkiye Devleti’nin Hükümet şekli Cumhuriyet” olduğunun TBMM tarafından kabul edilmesiyle son bulur. Artık sırada Cumhuriyet Devrimleri vardır. Türk Devrimi’nin en önemli günlerinden biri 3 Mart 1924’te yaşandı. Çağdaşlaşmanın ve milli egemenliğin önündeki “engeller” birer birer aşılmaya başlandı.

Ataturku-Hic-Boyle-Gormediniz071

Kurtuluş Safhaları: Son Hamle
Engellerde: “Saltanat”, “Hanedan”, “Taassup”
Zümrüdüanka 6.3.1924 Sayı:121 Sayfa:1

Yıllardır Anadolu insanını uyutan “irtica”dan kurtulmak için “hakiki inkılap” yapılmalıydı. Bu da ancak kuvvetli bir idare ile mümkündü. Bugünlerde gündemde olan “gericilik tavizlerle mi etkisizleştirilir, yoksa devrimci ve köklü bir iradeyle mi?” tartışmasına dönemin karikatürü cevap veriyor.

Ataturku-Hic-Boyle-Gormediniz081

Hakiki İnkılap
Kat’i ıslahat için ancak böyle kuvvetli bir idare makinası lazımdır.
Kelebek 13.3.1924 Sayı: 49 Sayfa: 1

Devrimler ve yenileşme hareketleri birçok karikatüre konu olmaya devem etmektedir. Mizah dergileri artık bir yönüyle Cumhuriyet Devriminin hedeflerini kamuoyuna mal etmektedir. Harf Devrimi “güneşi doğuran” bir zafer olarak çizilir.

CUMHURİYET UMUTLA YÜRÜYOR

Cumhuriyet hep umudu temsil etmektedir. Kimi zaman üzerine titrenilmesi gereken “sevgili”dir, kimi zaman “yenilik” “refah” “adalet” değerleriyle büyüyecek olan çocuktur.

Ataturku-Hic-Boyle-Gormediniz091

Cumhuriyet Yürüyor!
Karagöz – Yürü benim mini mini yavrum yürü, bak ablaların seni çağırıyor. Koş onlara çiçeğim. Bu şefkatli koyunlarda oldukça sağ, salim büyür kocaman kocaman adam olursun!
Karagöz 9.1.1924 Sayı: 1650 Sayfa: 1

ATATÜRK’Ü HİÇ BÖYLE GÖRMEDİK

Atatürk’ü daha çok heykellerde, ciddi duran fotoğraflarda görenler açısından, 1920’li yılların karikatürleri oldukça ilginçtir. Kiminde kafese konulamayan bir kartal, kiminde rakibini ringten atan bir boksör! Bir mizah dergisinde rakibini top gibi dışarı atıyor, başkasında gericiliğin üzerinden silindirle geçiyor. Bu karikatürler aynı zamanda tarihi birer belge. Atatürk’ü hiç alışık olmadığımız bir şekilde görmemizin ötesinde, dönemin daha iyi anlaşılması için önemli ayrıntılar içeriyor. Bu alanda yapılmış üç önemli çalışma bulunuyor. İsmail Şen’in Sarnıç yayınlarından çıkan kitabının adı “Asi’den Gazi’ye Karikatürlerde Atatürk 1919-1938” adını taşıyor. Dr. Bülent Akbaba ve Arş. Gör. Togay Seçkin Birbudak’ın “Millî Mücadele Ve Cumhuriyet Dönemi Mizah Basınında Mustafa Kemal Atatürk İmajı” isimli çalışması bu alandaki ciddi bir akademik çalışma.

O KARİKATÜRLER TAKVİM OLDU

Türk halkının emperyalizme karşı verdiği Millî Mücadele’de cephedeki savaşın yanında cephe gerisinde de büyük bir mücadele verilmiştir. Millî Mücadele’nin basın cephesinde yer alan bu askerler her türlü baskı ve sansüre rağmen çizgileri ve yazılarıyla dünya mizah basınında çok özel bir yere sahiptirler. Türk halkının en umutsuz günlerinde dahi bu mücadeleye, Türk askerine ve Mustafa Kemal Paşa’ya olan inançlarını çok net bir şekilde sergilemişlerdir. Atatürk de karizmatik duruşuyla karikatüristlerin işlerine oldukça yardımcı olmuştur…

İşte böylesi özel karikatürler, Türkiye Gençlik Birliği’nin itinalı çalışmasıyla “2011 Karikatürlerle Atatürk Takvimi” haline getirildi.

Adnan Türkan – Odatv.com 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ