ATATÜRKÇÜNÜN EL KİTABI: BİLİMCİLİK İLKESİ-3 DÜŞÜNCE ve BİLİM

ATATÜRKÇÜNÜN EL KİTABI: BİLİMCİLİK İLKESİ-3  DÜŞÜNCE ve BİLİM

– Atatürkçülüğün on ilkesi Bilimcilik, Sosyal Ahlâk, Millî Egemenlik, Tam Bağımsızlık, Cumhuriyetçilik, Laiklik, Milliyetçilik, Halkçılık, Devletçilik ve Devrimcilik’tir.

– Bir Atatürkçü Bilimcilik İlkesi için, hayatında hangi ortam ve koşulda olursa olsun, burada verilen öğütleri uygular. Atatürkçüler bir araya geldikleri zaman birbirlerini bu öğütler bakımından bilgilendirir, aralarında bu öğütleri konuşur, tartışır, işler ve yayar.

– Bir Atatürkçü ancak bu öğütleri uyguladığı derecede Atatürkçüdür. Kim ki bu öğütlerin hepsini bilir, üzerinde düşünür, uygular, başkalarına anlatır, açıklar, ancak o “ben tam bir Atatürkçüyüm” diyebilir.

Okuduğunuz yazı Bilimcilik İlkesi’nin “Düşünce ve Bilim” konusu üzerine bir ders denemesidir.

DÜŞÜNCE VE BİLİM

3.1 – Ben Büyük Uyarıcı, ben Bilginin Âşığı, hiç dinlenmem, ışık serper dururum sevgiyle, aydınlatırım yolunuzu.

Dünyada bütün ilerlemeler insan düşüncesinin eseridir. İlk işiniz düşünceyi harekete geçirmek olsun öyleyse. Bir kere millet benliğine hâkim olsun ve düşünebilsin, yeter. Başlangıçta hatalı düşünse de, az zaman sonra hatasını düzeltebilir. Bir kere faaliyete başladı mı düşünce, her şey düzene girer yavaş yavaş, düzelir. Düşüncenin serbest hareketi ise, ancak bireyin düşündüğünü serbestçe söylemesiyle, yazmasıyla olur; aldığı karara göre her türlü eyleme serbestçe girişebilmesiyle olur.

3.2 – Bizim bütün sefaletlerimizin gerçek sebebi nedir, biliyor musun? Zihniyettir, zihniyet sorunudur. İnsanlar ve insanlardan oluşan toplumlar her şeyden önce bütün bireyleriyle sağlam bir zihniyete sahip olmalıdır. Zihniyeti zayıf olan, çürük ve yanlış olan bir toplumun bütün çalışmaları boşa gider.

3.3 – Ben düşünceye, fikre çok önem veririm. İsterim ki hayatta her başarı yeni bir fikre yol açsın; her eylem de düşünmeye dayansın. Kendi mesleğimden, askerlikten örneklerle açıklayayım görüşlerimi: Hiçbir zafer amaç değildir. Zafer bir araçtır ancak, kendisinden daha büyük olan bir amacı elde etmek için gereken bir araç! Ya o büyük amaç nedir? Fikirdir, o amaç fikirdir. Öyleyse zafer bir fikrin elde edilmesine hizmeti oranında bir değer ifade eder. Bir fikrin elde edilmesine dayanmayan zafer kalıcı olamaz. Her büyük meydan savaşından, her büyük zaferin kazanılmasından sonra yeni bir âlem doğmalıdır, doğar da. Yoksa tek başına zafer, boşa gitmiş bir gayrettir.

3.4 – Sonra…, her işten, her eylemden önce fikir hazırlığı gerekir. Fikir hazırlığı ise seferberlikte asker toplamakta olduğu gibi davul zurna ile olmaz. Fikir hazırlıklarında alçakgönüllülükle çalışmak gerekir; kendini silmek, karşısındakine samimî bir kanaat ilham etmek gerekir.

3.5 – Bir görev mi aldın üzerine, bir sorumluluk mu yüklendin? Sen sen ol, o işe fikren hazırlanarak giriş. Hiç iş yapmamak, yarım hazırlıkla, yarım önlemle yapacağın işten daha iyidir.  Herkes için böyledir bu, bir iş adamı için, bir bakan, bir komutan için de böyledir. Örneğin yurt savunmasında bir komutan fikir hazırlığı yapmadan düşman harekâtı karşısına çıkarsa, önlemleri eksik olacağından başarılı olamaz;  genel durumu da, vatanı da tehlikeye maruz bırakır.

3.6 – Ey mürşidi bilim olan! Talih dediğimiz şey budur işte… Talihin esası, uygulanması mümkün olan sorunlarda zihin yorup iyice düşündükten sonra işe başlamaktır. Çeşitli olasılıkları çok iyi hesap etmektir, en iyi görüneni gecikmeden uygulamaktır.  Talihin esası fırsatları elden kaçırmamak, daima akla uygun olan şeyleri takip etmektir.

3.7 – İnsan dediğin aklını kullanarak, muhakeme ederek iş görmeli, bir alışkanlık haline getirmeli bunu. Çünkü ancak bu sayededir ki hareketinin iyi ve kötü taraflarını görebilir.

3.8 – Bir yolcu yalnız ufku görüyorsa, yeterli değildir bu. Kesinlikle ufkun ötesini de görmeli, ufkun ötesinde olanı bilmeli.

Zamanında hiçbir şeyi kaçırma, zamansız hiçbir şeye girişme! Her şeyi sırasında,  zamanında yap. Başlıca kurallarından biri olsun bu.  Bil ki bir işi zamansız yapmak, o işi başarısızlığa uğratmak olur.

3.9 – Yoksulluktan kurtul. Şu sebeple ki insan hayatta maddî, fikrî, sosyal hayat araçlarından yoksun, ihtiyaçlar içinde çaresiz kalırsa, umutsuzluğa düşer, gözlerini geleceğe çevirmeksizin yaşar. Araştırma için zaman bulamaz, düşünce hayatı durur. Hayat onun için bir esaret olur. İradesinden bile vazgeçmek zorunda kalabilir.  Sağlığına da çok özen göster. Sağlam kafa sağlam vücutta olur çünkü.

3.10 – Çalışmak bilimle olur, çalışmak teknikle olur. Öyleyse zamanın gereklerine göre bilimden, her türlü uygar buluştan olabildiğince faydalan. Çalışmak boşuna yorulmak değildir, boşuna terlemek değildir. Her işte hedefe kısa ve kestirme yoldan gitmek iyidir; ancak o yol akla uygun, mantıklı olmalı, özellikle bilimsel olmalı.

3.11 – Bilimsel bilgiyi hayatına uygulamaktan zevk duy, sevinç duy. Hep bu mutluluğun peşinde koş. İnsanlar çeşitli hazlar peşinde koşar hayatta; yemek, içmek, sevmek, oyun, gezmek gibi. Bunlar gereklidir. Ancak bir haz türü daha vardır ki bir Atatürkçü için en az onlar kadar önemlidir: Bilimsel bilgiyi hayatına, işlerine olabildiğince uygulamak!

3.12 – Bilime yeteri kadar ilgi duymuyorsan, zorla kendini; zamanla alışkanlık haline gelecektir, öyle ki bir daha vazgeçemeyeceksin ondan. Bilim zevki günde üç öğün yemek gibi günde üç öğün çalışmayı, okumayı, öğrenmeyi, öğretmeyi gerektirir. Anne ya da baba olarak, çocuklarında bilim zevkini uyandırmak için elinden geleni yap. Diğer yakınların, ulaşabildiğin herkes için de aynı çabayı göster. En iyi Atatürkçü bilim zevkini kazanıp onu en fazla duyabilendir.

3.13 – Ey Atatürkçü! Hayatına, bütün faaliyet ve sorunlarına bilim ilkesini uygula. Bunun için de olabildiğince bilimsel birikime sahip ol. Her hareketinden, her konuşmandan, her kararından bilim tütmeli buram buram; öyle ki neredeyse gözle görülüp elle tutulabilmeli o. Ancak bu takdirde rahat etmeli için. Sana gerekli her alanda genel kabul görmüş bilimsel bilgileri öğren, ezbere bil. Bilmediklerini öğren, eksiklerini tamamla. Atatürkçüler olarak bu çabada birbirinize destek olun, yardımcı olun.

3.14 – Bilimi, bilimin doğrularını yapabildiğince uygula kişisel hayatına. Sürekli olsun bu uygulayış. Hayatını, günlük faaliyetlerini, hayattaki hedeflerini bilimsel doğrulara dayandır. İhtiyaçlarını karşılarken, aile içinde, arkadaşlıkta ve benzeri ilişkilerde, meslek yaşamında bilimsel esaslara uy. Bilimsel esaslar doğruluğu evrensel olarak kabul edilmiş olan esaslardır.

3.15 – Bilgiyi maddî hayatta başarılı olmayı sağlayan, pratik ve kullanılabilir bir araç olarak gör.  Onu bir süs, bir hükmetme aracı, uygar bir zevk olarak kullanma eğiliminden uzak dur.

UYGULAMA

A) Temel Kavramlar

Bilimcilik İlkesi’nin “Düşünce ve Bilim” bahsinde Atatürk’ün bize hitabını okuduk. Burada karşımıza çıkan temel kavramlar şunlardır:

İlerleme, eylem, zihniyet, fikir hazırlığı, irade, bilimsel bilgi, bilimsel doğru, muhakeme, uygulama

Aşağıda tanımlamaya, açıklamaya çalıştığım bu kavramları ne kadar iyi öğrenirsek, öğrendiklerimizi unutmazsak, Atatürkçülüğü bir düşünce sistemi olarak o kadar kolay öğrenir, o kadar kolay anlatır, ondan o kadar fazla istifade eder, onu o kadar verimli işler ve geliştiririz.

1) İLERLEME

Daha doğru, daha iyi, daha değerli bir duruma doğru basamak basamak yaklaşma. Uygarlıkta ilerleme, bilimsel ilerleme gibi.

2) EYLEM

Bir durumu değiştirme veya daha ileriye götürme yönünde etkide bulunma çabası. Bu tanıma göre her eylemin bir amacı, bir aracı vardır. Amaç mevcut durumu “değiştirme veya daha ileriye götürme”dir. Araç ise “etki”dir, “etkide bulunma”dır.

3) ZİHNİYET

Bir toplumun, o topluma ait bireylerin düşünme şekli. Bir köylünün zihniyeti, bir şehirlininkinden farklıdır. Bir didar ile bir dincinin zihniyetleri farklıdır.

4) FİKİR HAZIRLIĞI

Bir tutumu benimsemeden, bir davranış ya da eyleme girişmeden önce, onunla ilgili olarak bilgi toplama, muhakeme etme, karşılaştırmalar yapma ve en uygun olanı seçme süreci. Bir söz vardır: Aptallar acele eder. Başka bir deyişle, fikir hazırlığı yapmazlar. Yapmayınca da, yanlış tercihler yapar, yanlış kararlar alırlar.

5) İRADE

İnsanın, bir şeyi yapıp yapmamaya karar verme gücü. İstenç. Bir öğrencinin daha çok çalışmaya, ayda en az bir kitap okumaya karar vermesi gibi. Böyle karar vermesi, irade sayesindedir. Doğal olarak, uygulama ayrıdır.

6) BİLİMSEL BİLGİ

Bilgi genel bir kavramdır. Bilimlerin oluşturduğu bilgiye bilimsel bilgi denir. Bu tür bilginin doğruluk derecesi çok yüksektir. Bilimsel bilgi, tanımaya, izah etmeye, anlamaya yöneliktir. Örnekler: Yer çekimi yasası, depremi açıklayıcı görüşler, enflasyonun sebepleri…

7) BİLİMSEL DOĞRU

Bir bilimin, kendine özgü yöntemleri kullanarak ulaştığı kavram, görüş ve önermelerdir. Örnekler: Gece ve gündüz dünyanın kendi çevresinde dönüşünden ileri gelir. Mevsimler dünyanın güneş çevresinde dönüşünden kaynaklanır. Hastalıkların başlıca sebebi mikroplardır. Bir malın fiyatı, onun arz ve talebine bağlıdır.

8) MUHAKEME

Muhakeme zihinsel bir işlemdir. Zihnin, hükümler arasında bağlantı kurarak bir sonuca, yeni bir hükme ulaşma sürecidir. Başlıca iki türü vardır: Endüksiyon ve dedüksiyon.

9) UYGULAMA

Teorik bir bilgiyi, ilkeyi, düşünceyi herhangi bir alanda yaşama geçirmek. Tatbik etmek. Örnek: Doktorun tavsiyesi üzerine her gün 45 dakika tempolu yürüyüş yapmak, Öğrenme üzerine yeni bir yöntemi öğrencilere uygulamak,… 

B) Yardımcı Kavramlar

Atatürkçü düşünce sistemi insanın bireysel hayatıyla ilgili bazı esaslar koymakla birlikte, toplum hayatı ile çok daha fazla ilgilidir. Gerçekten, Atatürkçülüğün On İlkesi esas itibariyle toplum ve devlet hakkındadır. Bu sebepledir ki toplumsal yaşamla ilgili bazı kavramları, uzmanlık alanımız ne olursa olsun, genel anlamlarıyla öğrenmek zorundayız. Yoksa, Atatürkçü Düşünce’yi anlamakta zorlanırız, tam olarak anlayamayız; bu yüzden de gerçek bir Atatürkçü olamayız. Bilimcilik ilkesinin “Düşünce ve Bilim” kesimi kapsamında bilmemiz gereken başlıca yardımcı kavramlar şunlardır:

Zafer, sefalet, benlik, sorumluluk, talih, olasılık, fırsat

Bu kavramların anlamlarını ilgili sözlüklere bakarak, halk için yazılmış kitaplara, ansiklopedilere başvurarak öğrenebiliriz, uzmanlara sorabiliriz. Birkaç arkadaş bir araya gelerek, “imece” yoluyla araştırır, birbirimizi bilgilendirebiliriz.

C) Sorular

Atatürkçü sürekli sorar ve sorusuna yanıt arar. Öyleyse, siz de aşağıdaki 5 soru üzerinde kafa yorunuz. Siz kendiniz de başka sorular oluşturabilirsiniz.

Her soruyu yanıtlamaya çalışınız. Size yol gösterecek, bilgi sağlayacak kaynaklara başvurunuz. Arkadaşlarınıza sorunuz, ortaklaşa yanıt arayınız, tartışınız.  Bazı sorular için verdiğim ipuçlarını kullanınız. Çabalarınızı zamana yayınız, örneğin bugün, 2 soru üzerinde, yarın diğer 2 soru üzerinde durunuz, kalan sorular için de böyle yapınız.

Soruları, yanıtları çok iyi öğreniniz. Bunu sağlamak için geri dönüşler yapınız. Özet çıkarınız. Sorular ve yanıtların içerdiği bilgileri birbirinize anlatınız, başkalarına aktarınız.

1) Atatürk “Bizim bütün sefaletlerimizin gerçek sebebi zihniyettir, zihniyet sorunudur” diyor. Kastettiği acaba hangi zihniyet olabilir?

2) Hayatta her başarının yeni bir fikre yol açması ne demektir?

3) Neden hiç iş yapmamak, yarım hazırlıkla, yarım önlemle yapılan işten daha iyidir?

4) Atatürk “Bir yolcu yalnız ufku görüyorsa, yeterli değildir. Kesinlikle ufkun ötesini de görmeli, ufkun ötesinde olanı bilmeli” diyor. Bu ifadede şunlar neyi temsil etmektedir: -Yolcu, -ufuk, -ufkun ötesi, -ufkun ötesinde olan, -görmek ve bilmek.  

– Yolcu: Eylem yaparak bir hedefe ulaşmak isteyen insan.

– Ufuk: O eylemi etkileyen etmenlerin yer aldığı yakın, doğrudan gözlemlenebilen alan ve söz konusu etmenler.

– Ufkun ötesi, ufkun ötesinde olan: Hedef ve eylemi etkileyen, ancak doğrudan gözlemlenemeyen etmenlerin bulunduğu alan, tahmin edilmesi gereken etmenler.

– Görmek ve bilmek: Gözlem ve muhakeme yaparak gerekli bilgiyi edinme.

5) İnsanın, yoksullukla düşünce hayatı arasında nasıl bir ilişki vardır?

Bu soru İhtiyaçlar Hiyerarşi Teorisi yardımıyla kolayca açıklanabilir. İnsanlar zorunlu ihtiyaçlarını gidermedikçe, sosyal ilişki, prestij, kendini gerçekleştirme gibi daha yüksek düzeydeki ihtiyaçları hissetmezler.

6) Bilimin doğrularını kişisel hayata uygulamaya bir örnek veriniz.

– İnsanın günlük beslenmesinde, beslenme uzmanlarının tavsiyelerine uyması.

– Kanserin birinci sebebinin sigara olduğunu öğrenince, sigara içmekten vazgeçmesi.

– GDO’lu gıdaların sağlığa zararlı olduğunu öğrenince onlardan uzak durmaya çalışması.

– Öğrenmenin temel koşullarından biri tekrar olduğu için, öğrendiklerini sık sık tekrar etmeye başlaması…

7) Şu ifadeleri açıklayınız:

– Bilgiyi maddî hayatta başarılı olmayı sağlayan, pratik ve kullanılabilir bir araç olarak görmek, 

– Bilgiyi bir süs, bir hükmetme aracı, uygar bir zevk olarak kullanma eğilimi.

Kaynak: Cihandura.com

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ