"ATATÜRK ve SANAT"

Gülsev EYÜBOĞLU

Yazarın şu ana kadar yazılmış 22 makalesi bulunuyor.

Gulsev_Eyuboglu014

Derleme: Gülsev EYÜBOĞLU

DİNLEYELİM !..

  • Bir milleti yaşatmak için bir çok temeller gereklidir ve bilirsiniz ki, bu temellerin en önemlilerinden biri sanattır. Bir millet sanattan, sanatçıdan yoksunsa, tam bir hayat süremez. Böyle bir millet, bir ayağı topal, bir kolu çolak ya da sakat ya da hastalıklı bir kişi gibidir. Hatta anlatmak istediğimizi bu sözlerde anlatmaya yeterli değildir. Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir.
  • Sanat, güzelliğin anlatımıdır. Bu anlatım, sözle olursa şiir, sesle olursa müzik, resimle olursa ressamlık, oyma ile olursa heykeltraşlık, bina olursa mimarlık olur.
  • İnsanlar, olgunlaşmak için bazı şeylere muhtaçtır. Bir Ulus ki resim yapamaz, bir Ulus ki bilim yapamaz itiraf etmeli ki o Ulusun uygarlık yolunda yeri yoktur.
  • Hepiniz mebus olabilirsiniz.. Bakan olabilirsiniz.. Ve hatta Cumhurbaşkanı olabilirsiniz.. Fakat sanatçı olamazsınız..
  • TÜRK Kültürüne, Töresine uygun ince duyguları, düşünceleri anlatan, yüksek deyişleri toplamak, onları bir an önce müzik kurallarına göre işlemek gerekir. Ancak bu şekilde Türk müziği yükselebilir, evrensel müzikte yerini alabilir.
  • Güzel Sanatlarda başarı, bütün devrimlerin başarılı olduğunun en kesin kanıtıdır. Güzel Sanatlarda başarılı olamayan Uluslara ne yazıktır. Onlar, bütün başarılarına rağmen uygarlık alanında yüksek insanlık sıfatıyla tanınmaktan hep yoksun kalacaklardır.
  • İnsanlarda bir takım ince, yüksek ve temiz duygular vardır ki, insan onlarla yaşar. İşte o ince, yüksek, derin ve temiz duyguları en çok hissedebilen ve diğer insanlara duyurabilen şairdir.
  • Hayatta müzik gereklimidir? Hayatta müzik gerekli değildir. Çünkü hayat müziktir. Müzikle ilgili olmayan yaratıklar insan değildirler. Eğer söz konusu olan insan hayatıysa, müzik kesinlikle vardır! Müziksiz hayat zaten olamaz! Müzik hayatın neşesi, ruhu, sevinci ve herşeyidir. Yalnız müziğin çeşidi üzerinde düşünmeye değer.

Sanatsız Devrim Olmaz!

  • Biz Türkler, Türk bestesini dinlediğimiz zaman, ondan geçmişimizin şanlı hikâyesini kalbimize giren oklar gibi duymak isteriz. Acı olsun, tatlı olsun biz bir beste dinlerken onu ruhumuzun en ince derinliklerinde duymak isteriz.
  • Dünyada uygar, ileri ve olgun olmak isteyen her Ulus, kesinlikle heykel yapacak ve heykeltıraş yetiştirecektir. Anıtların şuraya buraya tarihsel anılar olarak dikilmesininin dine aykırı olduğunu ileri sürenler, din kurallarını gereği gibi araştırıp incelememiş olanlardır.
  • Edebiyat denildiği zaman şu anlaşılır: Söz ve anlamı, yani insan zihninde yer eden, her türlü bilgileri ve insan karakterinin en büyük duygularını, bunları dinleyenleri ya da okuyanları, çok ilgilendirecek biçimde söylemek ve yazmak sanatı. Türkiye Cumhuriyeti Eğitim Bakanlığı, edebiyat öğretiminde şu hususlara özellikle önem ve değer vermelidir:

1)-TÜRK çocuğunun karakterini, asli cevherindeki dikkat ve itinaya göre oluşturmak.

2)-Güzel korunan, Türk ve beyin zekasını açmak, yaymak, genişletmek, TÜRK çocuklarının beyinlerine müsbet bilim ve maddi teknik kavramlarını sadece kuramsal olarak değil, aynı zamanda pratik araçlar ile de yerleştirmek.

3)-Bir taraftan da TÜRK beyinlerindeki kabiliyetleri, TÜRK karakterindeki sağlamlıkları, TÜRK duygularındaki yükseklik ve genişlikleri, kendilerini hiç zorlamadan olduğu gibi anlatmalarını onlara öğretmek, alıştırmak.

VE İÇKİ ÜZERİNE BİR ANI:

ATAMIZIN yakın dostlarından Sayın KILIÇ ALİ Beyi dinleyelim:

“Bir akşam birdenbire Dolmabahçe Sarayından kalkarak Gülhane Parkı’nda bir açık hava toplantısına gittik. Gülhane Parkında toplanan onbinlerce İstanbullu büyük bir heyecanla dalgalandı büyük bir alkış tufanı koptu.

GAZİ ayağa kalkarak onbinlerce İstanbulluya hitaben;

– Arkadaşlarım, dostlarım, bu elimdeki rakıyı evvelce Padişahlar da, Halifeler de içerlerdi. Fakat onlar saraylarında dört duvar arasında içiyorlardı. Ancak ben, aziz milletimin önünde ve onun şerefine içiyorum.” Kadehini kaldırdığı zaman onbinlerce İstanbullunun alkış tufanı içinde SARAYBURNU dakikalarca çınlamıştır.

Sözün özü ise;

Ebedi başkomutan (Başbuğ) Mareşal Gazi Mustafa Kemal Atatürk; dünya var oldukça asil Türk Milletinin ebedi başkomutanı(Başbuğ)dır…!!

SONUÇ,
TÜRK DEMEK-ATATÜRK DEMEKTİR…
ATATÜRK DEMEK-TÜRK MİLLETİ DEMEKTİR…


NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE- İNADINA … İLELEBET

“TÜRK Ulusunun düzenini bozmaya yönelen çabalar, boğulmaya mahkûmdur! Büyük TÜRK Ulusu; kendisinin ve vatanının yüksek menfaatleri aleyhine çalışan ve çalışmak isteyen bozguncu, alçak, yurtsuz ve çıkarcı beyinsizlerin gizli ve kirli niyetlerini anlamayacak ve onlara hoşgörü gösterecek bir Ulus değildir  !!”

MAREŞAL GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ