ANADOLU’DA TÜRK BEYLİKLERİ

ANADOLU’DA TÜRK BEYLİKLERİ

Anadolu Türk Beylikleri tarihi, zaman bakımından Türkiye Selçukluları ile Osmanlılar arasındaki dönemi kapsamaktadır. Bu dönem, takriben XIII. yüzyılın ikinci yarısı içinde Karamanoğullarının faaliyetleriyle başlamış, XVII. yüzyılın başlarına, yani Ramazanoğulları topraklarının Osmanlı Devleti tarafından ilhak edilmesine kadar sürmüştür (1608). Esasen, Anadolu Türk Beylikleri döneminin en yoğun faaliyetleri, XIII. yüzyılın son çeyreği ile XV. yüzyılın ikinci yarısı arasında toplanmıştır. Bu ise, 1,5 asırdan fazla bir süreyi ifade etmektedir.

Anadolu Türk Beylikleri, Türkiye Selçuklu Devleti’nin parçalanmış halidir. Daha doğrusu Anadolu Türk Beylikleri, Türkiye Selçuklu Devleti’nin içinden çıkmış olup, her biri küçük birer devletten oluşmaktadır. “Beylik” (Tevâif-i Mülûk) adıyla anılan bu devletlerin sayısı 20 civarındadır. Bu durum, Türkiye Selçuklu Devleti için hâkimiyetin ve siyasî bütünlüğün parçalanmış olması demektir. Bu parçalanmayı hazırlayan başlıca sebep ise, Moğol istilâsıdır.

Bilindiği gibi, 1243 Kösedağ bozgunu, Türkiye Selçuklu Devleti’ni, bir daha kurtulmamak üzere Moğol hâkimiyeti altına sokmuştur. Moğollar önce, Anadolu’da siyasî bütünlüğün temsilcisi olan Selçuklu iktidarını zayıflatıp, etkisiz hale getirmişler; bundan sonra da, Selçuklu iktidarının tamamen yerini almak istemişlerdir. Başka bir ifade ile söylemek gerekirse, Moğollar, Anadolu’yu bütünüyle kendi hâkimiyetleri altına almaya çalışmışlardır. Fakat onlar, ikinci teşebbüslerinde ilk teşebbüslerinde olduğu kadar başarılı olamamışlardır. Zira bu defa, Moğolların karşısına, Anadolu’nun en dinamik ve en savaşçı unsuru olan Türkmenler çıkmıştır. Moğollar, çoğunluğu Fars kökenli olan Selçuklu devlet adamlarının kendilerine boyun eğmekte gösterdikleri uysallığı, Türkmen beylerden görememişlerdir. Türkmen beyleri, bulundukları bölgelerde süratle kendi bağımsız idarelerini düzenleyerek, Selçuklu iktidarının zayıflamasından ve çökmesinden doğan boşluğu hemen doldurmuşlardır. Onlar, bununla da kalmamışlar, Anadolu’daki Moğol hâkimiyetine karşı her yerde ve her zaman yılmadan mücadele etmişlerdir. Sonuç olarak, Moğollar, Anadolu’da tam bir hâkimiyet kuramamışlardır.

1335 yılı, Anadolu Türk Beylikleri için mutlu bir yıl olmuştur. Zira bu yıl içinde, Ebû Said Bahadır Han’ın varis bırakmadan ölümü ile Moğol İlhanlı Devleti parçalanmıştır. Böylece, Anadolu ve Türk Beylikleri için önemli bir dış tehlike kalmamıştır.

1335 tarihinden sonra Anadolu üzerindeki Moğol baskısı ve tehdidi tamamen kalkmıştır; fakat Anadolu’nun siyasî bütünlüğü de parçalanmıştır. Bu, hiç şüphesiz, istilâlara açık bir ülke olan Anadolu için tehlikeli bir durum idi. Üstelik, ülkenin bu haliyle korunması ve savunulması da son derece güçtü. Türk siyasî varlığının devamı, ancak Anadolu’da siyasî bütünlüğün sağlanması ile mümkün idi.

Anadolu’nun en sağlam ve en güçlü beyliğini kurmuş olan Osmanlı Beyleri, bu tehlikeyi anlamakta ve kavramakta geç kalmamışlardır. Dolayısıyla Osmanlı hükümdarları, ta başından beri bütün güç ve enerjilerini, Anadolu Türk Beyliklerini kendi hâkimiyetleri altında birleştirmek, yani Anadolu’da siyasî bütünlüğü sağlamak için harcamışlardır. Başka bir deyişle, Anadolu’da Türk birliğini kurmak ve siyasî bütünlüğü sağlamak, Osmanlı hükümdarlarının daima siyasî hedeflerinin başında gelmiştir.

Anadolu’da Türk birliğini kurmakla ve siyasî bütünlüğü sağlamakla güdülen diğer bir amaç ise, Osmanlı hükümdarlarının dünya hâkimiyeti plânlarına Anadolu’yu kuvvetli ve sağlam bir temel yapma düşüncesi idi. İşte bu düşüncelerle, Osmanlı hükümdarlarından Orhan Bey’in Karasi Beyliği’ni ortadan kaldırmasıyla başlayan Anadolu’da Osmanlı hâkimiyeti altında Türk birliğini kurma veya Anadolu’nun siyasî bütünlüğünü sağlama faaliyeti (1345), Sultan I. Murad, Yıldırım Bayezid, Mehmed Çelebi ve Sultan II. Murad zamanında devam etmiş, özellikle Fatih Sultan Mehmed ve Yavuz Sultan Selim zamanında büyük ölçüde tamamlanmıştır. Bu faaliyet, I. Ahmed zamanında (1603-1617) son olarak Ramazanoğulları topraklarının ilhak edilmesiyle de gerçek hedefine ulaştırılmıştır (1608).

Prof. Dr. Salim KOCA

Gazi Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi / Türkiye


ZİYARETÇİ YORUMLARI - 1 YORUM
  1. Ahmet dedi ki:

    Harita da yanlışlık var.
    1300 yıllar hani Osmanlı Devleti nerde?

BİR YORUM YAZ
bıçak satın al