AKDES NİMET KURAT

AKDES NİMET KURAT

Giriş

1917 Ekim ihtilalini takiben Türk Dünyasının farklı bölgelerinde kendi cumhuriyetlerini kuran fakat yaşatma ve yaşama hakkı elinden zorla alınmış olan ilim, fikir ve devlet adamlarından Türkiye’ye gelebilenler genç Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin yapılanmasına katkıda bulundular. Özellikle sosyal bilimler alanında Türkiye’nin bilim âleminde yerini alması yönünde hizmet ettiler.

Ekim İhtilalini takiben Türkistan’da kurulmuş olan, Türk Cumhuriyetleri kızılordu tarafından birer birer ortadan kaldırılırken, bu cumhuriyetlerin ilmi, fikri ve siyasi mimarları da aynı takibata maruz kaldılar. Birçoğu bu uğurda hayatını kaybetti, bazıları sürgüne gönderildi. Ülke dışına çıkmayı başaranlardan bir kısmı vatan bildikleri Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne sığındılar. Anadolu, 93, Balkan ve Birinci Dünya Savaşı’nı takiben yapılan göçler sebebiyle tıpkı Selçuklu Türkleri’nin Anadolu’ya akın ettikleri devirde olduğu gibi yeni bir dönem yaşamıştır. Böylece 1200. yıl sonra Anadolu’da adını Göktürk Devleti’nin kurucusu Türk Budun’dan alan yeni bir devlet kurulmuş oldu.

Hayatı ve Eserleri

Akdes Nimet, bugünkü Tataristan’ın Kazan şehri civarında “Berkete” köyünde (Novo-Şeşminsk rayonu), Moskova’nın doğusunda 600 km, kadar uzaklıkta ve Volga ırmağına yakın bir yerde, 22 Nisan 1903 tarihinde doğmuştur. Doğduğu muhit Ural Dağlarına kadar uzanan sahada Başkurdistan bulunur. Her iki ülke eski Volga Bulgar devleti ile Altınordu Hanlığı’nın tabanını oluşturur. Akdes Nimet ailesi, Tatarların aydın sınıfına mensuptu ve babası ulemadan Tolga Tahir Şahmurad Efendi idi. Akdes Nimet’in, annesi Şakire İrfan Hanımdır. Akdes Nimet’in altıncı ceddi Akhoca, İdil Volga nehrinin sağ (dağlık) tarafı mirzalarındandı; Akdes Beyin anne ve babasının da ulema sınıfına mensup insanlar oldukları anlaşılıyor. Ahmet Temir’in hatıralarında anlattığına göre, Akdes Nimet, Temir’in uzaktan akrabası idi ve Akdes Beyin Esat adında bir erkek kardeşi ile Emine adında bir kız kardeşi vardı. Tolga Tahir Bey, açık fikirli “Cedit’ci” bir kimse olduğundan, çocuklarına ilk tahsili kendi verdikten sonra, Rus mekteplerine göndermekten çekinmedi. Akdes Nimet ilk, orta ve lise tahsillerini hep Rusya mekteplerinde yaptı; 1920’de Bügülme Rus lisesini bitirdi. Bügülme, Kazan’ın doğusunda, Başkurdistan ile Tataristan’ın hudut bölgesinde bulunur. O zaman nüfusunun çoğunluğu Rus olan bir kasaba idi.

Akdes Nimet, Rus mekteplerinde okumasına rağmen, babası, çevresi ve bilhassa tarihçi Hadi Atlasi’nin etkisiyle “milliyetçi” ve “Türkçü” fikirlerle yetişmiş bilinçli bir gençti. Rusya, 1917 ihtilali nedeniyle o sıralarda maddi ve manevi her türlü sıkıntı ve çalkantı içinde idi ve yeni kurulan komünist rejim, Türkler üzerinde baskı uygulamağa başlamıştı. Bu yüzden Akdes Nimet, 1922 yılında Türkiye’ye gelmeğe karar verdi. Yaptığı plana göre önce Almanya’ya gidip orada Mühendislik tahsil edecek ve oradan Türkiye’ye gelecekti. Fakat olaylar düşündüğü gibi gelişmedi. Letonya üzerinden Polonya’ya giden Akdes Nimet pasaportsuz olduğu için tutuklandı. Burada altı ay hapis yattı. Hapisten çıktıktan sonra Varşova yakınlarında bir çiftlikte bir buçuk yıl çalıştı ve bu esnada Leh dilini öğrendi. Polonya’daki Türk Elçiliği’nden aldığı pasaportla 1924 yılında İstanbul’a geldi. Yabancısı olduğu bu şehirde ilk gecesini bir mezarlıkta, kabrin üzerinde geçirdiğini sabahın ilk ışıklarıyla uyanınca anladı. Halife’nin başkentinde içki satılıp içildiğini görünce hayreti daha da arttı. Sekiz ay kadar Fatih Medresesi’nde kaldı. Bu müddet zarfında Beyoğlu’ndaki bir Rus lokantasında çalıştı. 1924 yılının sonlarına doğru Türkiye Cumhuriyeti’nin başkenti Ankara’ya gitmek üzere, İstanbul’dan yola çıkıp biraz yaya biraz trenle bu yolculuğu tamamladı. Ankara’ya geldikten kısa bir müddet sonra Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığına kabul edildi.

Akdes Nimet, Rusya’da yarım bırakmak mecburiyetinde kaldığı yüksek tahsilini tamamlamak üzere, İstanbul Darü’l Fünun’u Edebiyat Fakültesi’nin Felsefe, kısa bir müddet sonra da tarih Bölümü’ne kaydoldu (1925), Prof. Dr. Fuad Köprülü, Akdes Nimet’i kendisinin kurduğu Türkiyat Enstitüsü’ne asistan olarak aldı. Bir taraftan Fakülte’de dersleri takip eden Akdes Nimet diğer taraftan Türkiyat Enstitüsü kitaplığının tanzimi, katalogunun hazırlanması, başta Rusça ve Lehçe olmak üzere muhtelif dillerdeki Türkoloji ile ilgili yayınların takip ve temini ile uğraştı. Öte yandan öğrencilerin pro-seminer ve seminerlerine yardımcı oldu. Bu faaliyetleri Akdes Nimet’in tarihçilik sahasındaki akademik çalışmalarının esasını teşkil etti. Fuat Köprülü, A. Zeki Velidi (Togan) ve kısa bir süre W. Barthold’un ders ve seminerlerini takip eden, Ahmet Refik’in derslerini de ihmal etmeyen, Akdes Nimet, 1928 yılında Edebiyat Fakültesi’nin Tarih bölümü’nden mezun oldu.

Akdes Nimet, 1928 yılında Fakülte’de tanıştığı arkadaşı Hadiye Hanımefendi ile evlendi. Genç evliler 1929 yılında Milli Eğitim Bakanlığı tarafından Konya Erkek Muallim Mektebi’ne öğretmen olarak tayin edildiler. Akdes Nimet, bu sırada MEB’nın imtihanlarına girerek yurt dışında Doktora yapma hakkı kazandı ve 1929 yılı Temmuz’unda Doktora yapmak üzere Almanya’ya gitti. Breslav ve Hamburg Üniversitelerinde Doğu Avrupa ve Bizans Tarihi ders ve seminerlerini takip etti. Doktora çalışmalarından fırsat buldukça önceden merak duyduğu Felsefe ve Ekonomi derslerine devam etti. Almanca ve Fransızca öğrendi. Bu üniversitelerde Andrese, Aubin, Biels, Gielp, Kocbner, Konremann, Linde, Ostrogorsky, Berkenkopf, Habhagen, Heimann, Ketler, Moack, Salomon, Sieverking ve Walter gibi kıymetli ilim adamlarının seminer derslerini takip etmeyi de ihmal etmemiştir. Akdes Nimet’in kendi hikâyesine göre, sırf bu seminerlere katılarak daha fazla faydalanmak maksadı ile İngilizce öğrenmeğe mecbur olmuştur. 1933 yılında “Die Turkische Prosopographic Bei Laonikos” Chalokondyles (Laonikos Chalokondyles’in Eseindeki), (De Administrando İmperio) Türklere Ait Terceme-i Haller) adlı çalışması ile “Doktor” oldu.

Doktorasını tamamladıktan sonra Türkiye’ye dönen Akdes Nimet, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü’nün “Ortazamanlar Tarihi” Doçenti olarak tayin edildi. Türkiyat Enstitüsü’nde ve yurt dışında edindiği tecrübe ile Tarih Bölümü Kitaplığı’nı yeniden tanzim etti. Bugün dahi Üniversite tarih bölümü talebeleri için bir kılavuz kitap mahiyetinde olan “Ortazamanlar Tarihine Ait Kısa Bir Bibliyografya” adlı ilk eserini de bu sıralarda hazırlamış ve bu eser 1934^de İstanbul Edebiyat Fakültesince yayınlanmıştır.Onun bu eseri, bu mesailerinin bir ürünüdür.

1935 yılına kadar Tahiroğlu soyadını kullanan Akdes Nimet bu tarihten itibaren, Kurat soyadını aldı. 1937 yılında Akdes Nimet Kurat, Tarih Kürsüsü Profesörleri ile arasında meydana gelen anlaşmazlıktan dolayı 1937 Şubatında İstanbul üniversitedeki görevinden ayrılarak birbuçuk yıl kadar İsveç, Uppsala Üniversitesinde öğretim üyeliği yaptıktan sonra Stockholm‘daki Riksarkivet (Devlet Arşivi)’inde tetkiklerde bulunduğu zaman, hazırlamakta olduğu Prut Seferi ve Barışı adlı eserine malzeme toplamak üzere Berlin, Viyana, Paris, Lahey (Haag) ve Londra’daki Arşiv ve kütüphanelerde çalışmıştır.

1938 yılı Temmuzunda İstanbul’a dönen Akdes Nimet, kısa bir müddet için (Şubat-Haziran 1939), Denizli Lisesinde öğretmen olarak çalışmış, 1939 yılı Eylülünde de Gazi Terbiye Enstitüsü’ne (Ankara) tarih öğretmeni olarak tayin edilmiş ve 1941 yılı Eylülünde de Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesine Tarih doçenti olmuştur. 1944’te de aynı fakültenin Rus Dili ve Edebiyatı profesörlüğüne getirilmiş ve 1954’de Osman Turan’ın milletvekili seçilmesi dolayısıyla Ortaçağ Tarihi Kürsüsü Profesörü seçilmiştir.

Akdes Nimet Kurat, 1946–1947 yıllarında İngiliz Kültür Heyeti bursundan faydalanarak Oxford’da Bodlean ve Londra’da Britsh Museum’da çalışmış bu araştırmalar sonucunda “Türk-İngiliz Münasebetleri” adlı eserini yazmıştır. 1953–1955 yıllarında D.T.C.F. Dekanlığı yapmıştır. 1950-51’de Rockefeller, 1961-62’de NATO Araştırma burslarından yararlanarak New York, Princeton, Berkeley, The Hoover İnstitution, Harvard, Yale kütüphaneleriyle Washington, Londra ve Paris arşivlerindeki çalışmalar neticesinde “Türkiye ve Rusya” adlı eserin birinci cildi yayınlanmış ve ikinci cildi kaleme alınır duruma getirilmiştir.

Akdes Nimet Kurat, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesinde mutad tarih dersleri ile birlikte bilhassa pro-seminer ve seminer çalışmalarına önem vermiş ve ayrıca çok sayıda makale ve kitap neşretmiştir. Akdes Nimet Kurat, Dekanlığı sırasında, 1953–55 yıllarında Fakültede 50’den fazla “Tarih Bilimsel Toplantıları” düzenlemiş ve bu “Bilimsel Tarih Toplantılarına” Ankara ilim çevrelerinde takdirle takip edilmiş ve çok sayıda ilim adamı katılmıştır.

Akdes Nimet Kurat 1946’dan itibaren, başta İngiltere ve Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere, birçok yabancı ülkede ilmi tetkiklerde bulunmuş, Üniversitelerde konferanslar vermiş, kongrelere katılmıştır. Bu ilmi seyahatler daima belli maksatlarla, yeni bir eser hazırlamak için yapılmış ve ilk fırsatta bunlar değerlendirilmiş, makale veya kitap olarak yayınlanmıştır.

Birçok ülkede ilmi kongrelere katılan ve konferanslar veren Akdes Nimet Kurat’ın son gezisi bir dünya turu şeklinde olmuştur. 6–12 Ocak 1971’de Avustralya’daki Oryantalistler kongresine davet edilen Kurat’tan Dışişleri Bakanlığı’nın uyguladığı program gereğince şu konferanslar verdirilmiştir;

  • 22 Aralık 1970’de Tahran’da Türk-İran Dostluk Cemiyetinde, Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti nezdinde ilk İran elçisi Mümtaz’üt Devlet,
  • 7 Ocak 1971’de Canberra’da (Doğu İlimler Kongresi Batı Asya bölümünde)”Türkiye Demokrasi”,
  • 26 Ocak 1971’ de Şili Santiago televizyonunda 9 ve 13 numaralı kanallarda “Türkiye” adlı 20 dakikalık konuşma,
  • 28 Ocak 1971’de Arjantin-Bucnos Aires’de “Türk Anayasası ve Medeniyeti”,
  • 4 Şubat 1971’de Brezilya’da-Rio Üniversitesi Coğrafya Enstitüsünde “Türk Tarihinin Anahatları”,
  • 8 Şubat 1971’de Meksika-Mexico City Üniversite Kolejlinde “Atatürk’ün Hayatı ve Devrimleri”,

Buradan Amerika Birleşik Devletlerine geçen Kurat, oradaki Üniversite ve İlmi kurum ve kuruluşlarında, George Town Üniversitesin de “Türkiye’nin Durumu ve Akdeniz Sovyet Donanması” American Üniversitesinde “Yeni Türkiye”, Yale Üniversitesinde “1569 Ejderhan Seferi-İlk Türk Rus Savaşı”, ile ilgili verdiği konferanslardan sonra 15 Mart 1971’de yurda döndü.

Akdes Nimet Kurat’ın Türk lehçelerinden başka Rus, Leh, Alman, İngiliz, Fransız ve İsveç dillerine de vakıf olması Akdes Nimet Kurat’a geniş tetkik imkânları sağlamıştır, bu çalışmalarında görüldüğü üzere 19. kitap ve 70’den fazla makalesi yayınlanmıştır. Akdes Nimet Kurat, bir süre Türk-İngiliz ve Türk-Amerikan ilişkileri üzerinde durmuşsa da, daha çok ilgilendiği saha “Doğu Avrupa Türk Kavimleri Tarihi” ve “Türk-Rus Münasebetleri tarihi” ve sahaları olmuştur.

1957 yılında ağır bir akciğer ameliyatı geçiren Prof. Dr. Akdes Nimet Kurat çok sevdiği sigara ve pipoyu ebediyen terk etmiştir. 27 Mayıs 1960 ihtilali’nden sonra Akdes Nimet Kurat, Baltacı Mehmet Paşa hakkındaki tamamen ilmi bir değerlendirmesinden dolayı, bir iftiraya maruz kalmış, bu yüzden mahkemeye düşmüş, bu hadise Akdes Nimet’i çok üzmüştür. İdari vesair görevlere iltifat etmeyerek, kendisini tamamen araştırma ve yazmaya vakfetmiştir. Ard arda birbirinden güzel değerli eserler yazıp neşretmiştir. İlmi neşriyatın yanı sıra başta yegâne evladı Prof. Dr. Yuluğ Tekin Kurat (Doğumu 1931) olmak üzere, genç tarihçiler yetiştirmiştir.

Prof. Dr. Akdes Nimet Kurat, kariyerinin en olgun çağında daha pek çok eser verebilecek iken, Ankara’dan İstanbul’la giderken, müessif bir trafik kazası sonucunda İzmit’te ağır yaralanmış, 10 gün kadar bir yaşam mücadelesinden sonra Kurat, 10 Eylül 1971 Cuma namazını müteakiben Kadıköy Osmanağa Camii’nde kılınan cenaze namazından sonra Sahra-yı Cedid’deki aile mezarlığına defin edilmiştir.

Sonuç

Ülkemizin kuruluş ve gelişmesinde ilmi, siyasi, ekonomik ve kültürel bakımdan emeği geçen Türk Dünyası aydınlarının bu manada ki hizmetlerini gündeme getirmek ve konuya ilgi duyan bilim adamlarının araştırmalarına zemin hazırlamak düşüncesiyle, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş ve gelişmesinde değerli hizmetleri geçmiş olan, Türkiye dışından gelen ilim, fikir, siyaset ve sanat adamlarından, Tarihçi Akdes Nimet Kurat’ın doğumunun 110 yılı münasebetiyle, bu çalışmamızın Kurat’ın, Türk gençliğine tanıtılmasına ve hatırlanmasına katkı yapacağına inanıyoruz. Çünkü tarih milletlerin hafızasıdır. Tarihini iyi bilmeyen milletler hafızasını kaybetmiş insanlar gibi, kişiliğini bulamazlar. Milletlerin milli kişiliğini bulabilmeleri için geçmişlerini çok iyi tanımaları lazımdır. Bunu, soğukkanlı ve gerçekçi biçimde idrak etmek zorundadırlar.

Bizim tarihimiz insanlık tarihinin en dikkate değer bölümlerinden biridir. Bu tarih, tabii ki, Orta Asya’da başlamıştır, ama bin yıl içinde Anadolu’da yepyeni bir şekil almıştır. Anadolu’daki tarihi maceramız esnasında, 15. ve 16’ncı yüzyıl da, bazı talihsiz gelişmeler Orta Asya’daki Türk varlığı ile bağlarımızın zayıflamasına, hatta birkaç asır kopmasına yol açmıştır. 1853–54 Kırım Harbi’nden sonraki gelişmeler, bilhassa 1860-70’lerdeki gelişmeler, nasıl ki 11. ve 12’nci asırlarda Asya’dan, Kafkaslar’dan, Anadolu’ya büyük göç dalgaları olmuşsa, belki o çapta değil ama yeni göç dalgalarının Anadolu’ya doğru yönelmesine yol açmıştır. Anadolu her zaman, Türk dünyası’nda, hatta İslam Âlemi’nde, sığınılacak bir liman olmuştur.

Bu göç dalgaları, bu asrın başında, aydınların Anadolu’ya göçmesi, sığınması şeklinde kendini göstermiştir. Bu aydınların kimi, Anadolu’da ve özellikle İstanbul’da kendi yetişmeleri için, bir şeyler bulmak amacıyla, kimisi de ülkelerinde tehlikeye giren hayatlarını kurtarmak ve gerçekleştiremedikleri hayallerini gerçekleştirmek amacıyla Anadolu’ya gelmişlerdir ve bunlar tarihimizin bir ölüm-kalım, var-olma-yok olma döneminde son derce önemli bir rol oynamışlardır.

Birinci Dünya Savaşı sonunda, Anadolu’nun çok büyük bir kısmının emperyalistler tarafından işgal edildiği, Anadolu’daki genç neslin savaşta kırıldığı, telef olduğu, entelektüel zümrenin yok edildiği, birçok mahrumiyetlerin yaşandığı bir dönemde, Türkistan ve Kafkas coğrafyasından, Anadolu’ya gelen “Türk Dünyası Aydınları”, Milli Mücadele’yi yürüten ve çok uluslu bir imparatorluktan, milli bir devlet çıkarmaya çalışan Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğindeki kadronun yanında yer almak suretiyle tarihimizin şekillenmesine katkıda bulunmuşlardır.

Türk Milleti ve Türk Tarihçiliği Akdes Nimet Kurat’a çok şey borçludur. Türk tarih ve kültür hayatına eşsiz eserler kazandıran değerli Türk evladının unutulmamasına ve yeni nesillere tanıtılmasında çok büyük yararlar vardır. Çünkü Prof. Dr. Akdes Nimet Kurat gerçekten unutulmaması gereken Türk tarihçisidir.

Eserlerinden Bazıları

  1. Kazan Hanlığını Kuran Uluğ Muhammed Hanın Yarlığı, 1937
  2. Topkapı Sarayı Müzesi Arşivindeki Altın Ordu, Kırım ve Türkistan Hanlarına Ait Yarlık ve Bitikler, İstanbul 1940
  3. İsveç Kralı XII. Karl’ın Türkiye’de Kalışı ve Bu Sıralarda Osmanlı İmparatorluğu, İstanbul 1943
  4. Prut Seferi ve Barışı 1123 (1711), 2 cilt, Ankara 1951, 1953
  5. Türk İngiliz Münasebetlerinin Başlangıcı ve Gelişmesi, (1553–1610), Ankara 1953
  6. The Dispatches of Sir Robert Sutton, Ambassador in Constantinople (1710–1714), Ankara 1953
  7. Türkiye ve İdil Boyu, Ankara 1966
  8. Birinci Dünya Savaşı Sırasında Türkiye’de Bulunan Alman Generallerinin Raporları, Ankara 1966
  9. İsveç Kralı XII. Karl’ın Hayatı ve Faaliyeti, 1682–1718 Ankara 1940
  10. Türkiye ve Rusya, XVIII. Yüzyıl Sonundan Kurtuluş Savaşına Kadar Türk-Rus İlişkileri, (1798–1919), Ankara 1970
  11. IV-XVIII. Yüzyıllarda Türk Kavimleri ve Devletleri, Ankara 1972
  12. XVII. Yüzyıl Başı Avrupa Umumi Harbinde Türkiye’nin Tarafsızlığı, Ankara 1943
  13. Rusya Tarihi Ankara 1948

Ayrıca, yetmiş’ten fazla makale yayınlamıştır.

Turan CAN

TİKA-Araştırmacı


Kaynakça
  • Bu çalışmamızda, kaynak temininde, Ankara Sahaf’larından, Sayın Ahmet Yüksel, Gökhan Tuğ ve Güven Özgüç, beylere, sonsuz şükranlarımı sunarım.
  • Prof. Dr. Ahmet Temir’e Armağan, Türk Kültürü Araştırmaları, XXX. 1992 1-2, Ankara 1993
  • Remzi Demir, Doğan Atılgan, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi ve Türkiye’de Beşeri Bilimlerin Yeniden İnşası, Elli Porte, DTCF. Yayını, Ankara 2008
  • Türkiye’deki Türk Dünyası, E. Yaman, A. K. Bolaç, A. Esatoğlu, Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları, Ankara 1998
  • Mahmut H. Şakiroğlu, TDV. İslam Ansiklopedisi, Akdes Nimet Kurat, Maddesi, Cilt 26, Ankara 2002
  • Akdes Nimet Kurat’ın Ardından Hatıralar ve Düşünceler, Türk Kültürü, S, 108, Ankara 1971
  • Şerif Baştav, Kazan Türklerinden Prof. Dr. Akdes Nimet Kurat, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Kuruluş ve Gelişmesine Hizmeti Geçen Türk Dünyası Aydınları Sempozyumu Bildirileri, (Haz. Abdülkadir Yuvalı ve dğr), Kayseri 1996
  • Mehmet Şahin, Kurultay Açış Konuşması, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Kuruluş ve Gelişmesine Hizmeti Geçen Türk Dünyası Aydınları Sempozyumu Bildirileri, (Haz. Abdülkadir Yuvalı ve dğr), Kayseri 1996
  • Nadir Devlet, Türkiye’ye Katkıda Bulunan Tatar-Başkurtlar, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Kuruluş ve Gelişmesine Hizmeti Geçen Türk Dünyası Aydınları Sempozyumu Bildirileri, (Haz. Abdülkadir Yuvalı ve dğr), Kayseri 1996
  • Yaşar Kopraman, Hocam Profesör Doktor Akdes Nimet Kurat, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Kuruluş ve Gelişmesine Hizmeti Geçen Türk Dünyası Aydınları Sempozyumu Bildirileri, (Haz. Abdülkadir Yuvalı ve dğr), Kayseri 1996
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ