31 MART VAK’ASI’NIN BİR YORUMU

31 MART VAK’ASI’NIN BİR YORUMU

Otuzbir Mart Vak’ası sadece II. Meşrutiyet’in değil, bütün Osmanlı Tarihi’nin en çok tartışılan hâdiselerinden biri ve belki de birincisidir. Bâzı taraftarlarıyla hâlâ tam bir açıklığa ve aydınlığa kavuşturulamamış bulunulması bir müddet daha bir araştırma mevzuu olarak câzibesini koruyacağını göstermektedir. Ancak durum ne olursa olsun yapılan her yeni araştırma biraz daha aydınlık getirmektedir.

31 Mart Vak’âsı’nı daha iyi anlayabilmek için sadece II. Meşrutiyet’in ilânıyla ortaya çıkan gelişmelere bakmak bile asgarî bir fikir verebilir. Hâdisenin daha iyi bir izahı ise ancak bu devre dair kaynakların ve bilgilerin, tarih usûlünün ışığında, daha dikkatli ve zahmetli bir çalışma ile değerlendirilmesi sayesinde mümkün olacaktır.

Vak’â şeriatçı bir ayaklanma veya elini bir hareket midir? Askerî bir isyan mıdır? Önceden inceden inceye tek merkezden plânlanmış mıdır? Yoksak ilk harekete farklı niyetlerle katılmak mı bahis mevzuu mudur? Daha mühimi bu hareket İttihatçıların ifade ettiği kadar büyük müdür? Yoksa siyasî bakımdan istimâl, hattâ istismar mı edilmektedir? Daha da mühimi hareketin neticelerinin kendisinden daha büyük olduğunu söylemek mümkün müdür?

31 Mart Vakâsına bu suallerin cevaplarını araştırmak maksadıyla bakılırsa hareketi biraz daha vuzuha karıştırmak mümkün olacaktır. Diğer taraftan ifade etmek gerekir ki 31 Mart Vak’âsı bir tarih bilmecesi olarak bundan sonra da câzibesini koruyacağa benzemektedir.

Prof. Dr. Ali BİRİNCİ

Polis Akademisi / Türkiye

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ