31 MART AZERBAYCANLILAR’IN SOYKIRIMI GÜNÜ VE AMİRAL BRİSTOL’DEN DİPLOMASİ DERSİ

Kemal ÇİÇEK

Yazarın şu ana kadar yazılmış 46 makalesi bulunuyor.

Kemal_Cicek15

1918 yılı Mart ayında Ermeniler planlayarak ve sistemli bir şekilde Azerbaycan Türkleri’ne karşı katliamlar yaptı. 50 binden fazla insan sırf kimliklerinden dolayı öldürüldü. Katliamları dünyaya ilk duyuranlardan birisi Amerika’nın İstanbul’da bulunan Yüksek Komiseri Amiral Bristol oldu. Ülkesinin yöneticilerini ‘Ermeni propagandalarına alet olmayın” diye uyardı.

Amerikan kamuoyu ve devlet adamları tek taraflı ve abartılı propagandalarla Ermeni sorunu konusunda yanıltılmıştır. Ermeniler’in Kafkasya’da Azerbaycan Türkleri’ne yaptıkları katliamlar ise gizlenmiştir.” Bu ifadeler, 1920’li yıllarda Türkiye’de görev yapan Amerikan Yüksek Komiseri Amiral Mark L. Bristol’ün dostlarına yazdığı mektuplarda yer almaktadır ve “Azerbaycanlılar’ın Soykırımı Günü 31 Mart” anısına ülkemizde ilk kez gazetenizde yayınlanmaktadır.

Ülkemizde Hocalı Soykırımı artık çok iyi bilinmekte ve hemen her yerde çeşitli etkinliklerle anılmaktadır. Ancak ’31 Mart Azerbaycanlılar’ın Soykırımı Günü’ çok az bilinmektedir. Hâlbuki 1918 yılı Mart ayında Ermeniler planlayarak ve sistemli bir şekilde Azerbaycan Türkleri’ne karşı katliamlar yaptı ve 50 binden fazla insanı sırf kimliklerinden dolayı öldürdü. 1998 yılından itibaren Azerbaycan’da anılmaya başlayan soykırım gününün arkasındaki katliamlar belgelerle ispatlanmıştır.

AZERBAYCANLILAR’IN SOYKIRIM GÜNÜ

1918 yılının Mart ayında Ermeniler Azerbaycan’da Türkler’i yok etmek amacıyla harekete geçtiler. Sadece bir gün içerisinde Bakü’de 25 bin kişiyi hunharca katlettiler. Daha sonra Şemahı şehrine girdiler. Burada öldürülenlerin sayısı 7 bindi. Azerbaycan’ın hemen her yerinde mart ayında başlayan katliam ve soykırımlar eylül ayına, Nuri Paşa komutasındaki Kafkasya İslam Ordusu’nun Bakü’ye girmesine kadar devam etmiştir. Bu katliamlar sırasında en az 50 bin Azerbaycan Türkü öldürülmüştür.

KAFKASYA İSLAM ORDUSU İMDADA YETİŞTİ

Azerbaycan’da Ermeniler’in acımasız ve tamamen etnik temizlik yapmak amacıyla başlattıkları katliamlar ancak Kafkasya İslam Ordusu sayesinde durmuştu. Nuri Paşa’nın ordusunda Anadolu’nun her yerinden asker vardı. Ordu, Dağıstan ve Azerbaycan’da katılan gönüllülerle birlikte 20 bin kişiden oluşuyordu. Azerbaycan Türkleri’ni daha büyük katliamlara uğramaktan kurtaran bu fedakâr ordu, çatışmalarda bin 100 asker ve 30 subay şehit vermiştir. Azerbaycan’ın başkenti Bakü’nün en güzide tepesinde, Parlamento’nun tam karşısında bu şehit askerlerin anısına yapılmış bir şehitlik bulunmaktadır.

AMİRAL BRISTOL: TAVUKLARI BİLE KESTİLER

Ermeniler’in Azerbaycan Türkleri’ne karşı bu insanlık dışı katliamlarını dünyaya ilk duyuranlardan birisi Amerika’nın İstanbul’da bulunan Yüksek Komiseri Amiral Bristol olmuştur. Amiral Bristol Washington’a gönderdiği yazılarda Ermeniler’in Kafkasya’da Azerbaycan Türkleri’ne (kendisi Tatarlar diyor) karşı yaptıkları katliamlar hakkında birinci elden bilgilere sahip olduğunu belirtmektedir. Bristol katliamların savunmasız sivil insanlara karşı yapıldığını, insanların, hatta tavukların bile tamamen imha edilmesinden sonra köylerin yağma ve talan edildiğini, sonra da yakıldığını öğrendiğini kaydetmektedir.

PROPAGANDALARA ALET OLMAYIN!

1920-1926 yılları arasında Yüksek Komiser olarak İstanbul’da bulunan Amiral Bristol, Amerikan kamuoyunda Ermeniler’in Türkler ve Türkiye hakkında yürüttükleri yanlı propagandaya adeta isyan etmiştir. Protestan misyonerlerin genel sekreteri olan Dr. J. Barton’a 3 Nisan 1920 tarihinde yazdığı ve tarafımızdan Kongre Kütüphanesi’nden alınan bir mektubunda Bristol, Ermeni propagandasının kamuoyunu yanlış yönlendirdiğini, olayları tek taraflı yansıttığını, kendilerinin yaptıkları katliamları gizlediklerini ama kendilerine yapıldığını iddia ettikleri katliamları ise çok abarttıklarını belirtmektedir. İşte ana hatlarıyla mektupta yazılanlar:

ONURSUZ BİR PROPAGANDA YÜRÜTÜLÜYOR

“Ofisten gelen telgraflara şöyle bir göz attığımda, ilk telgraf hemen dikkatimi çekti ve eminim siz de bunda herhangi bir sürpriz olmadığı fikrinde bana katılacaksınız. Bu telgraf, onurlu olmayan propaganda yöntemlerinin bir örneğidir, sizin komitenizin (misyoner kuruluşunun yardım faaliyetleri kastediliyor) yürüttüğü harika işlere de aykırılık oluşturmaktadır.

Ayrıca bu telgraf, Amerika Birleşik Devletleri’nde yürütülen Ermeni propagandasının büyük bir kısmını kapsamaktadır ki burada hikâyenin sadece bir tarafı anlatılmaktadır ve bu kısmı da abartılıdır. Bu dediklerime bir örnek, geçmişte Rusya Ermenileri’ne yapılan sözde katliama verilen büyük destek ve ülkenin o bölgesinde yapılan katliamın tehlikeleri olarak gösterilebilir. Aynı zamanda, Ermeniler’in Tatarlar’a karşı yaptığı tüm hareketleri içeren bilgilerin hepsi de örtbas edilmiştir.”

KİMSESİZ VE GÖÇMENLERE YAPILAN YARDIM DURMASIN DİYE SUSTUM

Bristol, Ermeniler’in Amerika’da yaptıkları Türk karşıtı propagandalara karşı gerçekleri neden rapor edemediğini açıklıyor: “İlk başta bu olayı Dışişleri Bakanlığı’na resmi olarak rapor etmeye istekliydim ama dünyanın bu bölgesinde yaşayan kimsesizlerin ve göçmenlerin Amerika’da yapılan bu propagandadan hiçbir şekilde sorumlu tutulamayacak olduklarını düşündüm ve bu raporun onların kurtarılması için toplanan yardım paraları üzerinde kötü bir etki yaratacağını düşünerek bunu yapmaya çekindim. Bu yüzden, sizin böyle işlere hiç sıcak bakmadığınızı çok iyi bildiğimden size yazmaya karar verdim. Size yazarak, başka bir şekilde yapabileceğimden çok daha fazlasını başaracağıma inanıyorum.”

AMERİKA’DAKİ İNSANLAR ERMENİ SORUNUNU ANLAMIYOR

“Senin Ermeni sorununu anladığını kesin olarak hissettim ama Amerika’daki insanların bunu anlamadığına eminim ve o insanlar ülkeyi yönetmektedir. Akıllı bir şekilde yönettiklerini söyleyemeyiz çünkü çoğunlukla kandırılmakta veya sorumluluklarını hissetmemekte ve kendi duygularına ve sezgilerine göre hareket etmektedirler.

Bunun içindir ki, ülkemiz sürekli bir propagandadan kolayca etkilenmektedir. Amerika’da bugün ve geçmişte bir süre için yapılan en kontrollü ve en iyi şekilde işletilen propaganda Yunanlılar ve Ermeniler lehine olmuştur. Bu propaganda bizim insanlarımızı toptan kandırmıştır.”

“Aynı şekilde, şu anki İngiliz hükümetinin Yunanlılar’ın ve Ermeniler’in lehine olacak bir propaganda yapma amacı İngiltere’nin Yakın Doğu’daki emperyalist ve ekonomik planlarına yardım sağlama düşüncesinden kaynaklanmaktadır.

VENİZELOS’A SAYGINLIK BENİ GÜLDÜRDÜ

Yunan menfaatlerini yükseltmeye yönelik olarak Venizelos’a duyulan saygınlık beni çok güldürdü. İnsanlar Sayın Lloyd George’un Bay Venizelos tarafından hipnotize edildiğini söylüyorlar. Bunların hepsi çok gülünçtür çünkü Lloyd George ve onun başlıca destekçisi Lord Curzon, İngiltere’nin çıkarlarına en iyi şekilde yarayacak olduğuna inandıkları Yakın Doğu politikalarını düzenli olarak takip etmişlerdir.”

HEDEF TÜRKİYE’Yİ YAĞMALAMAK

“Bu tabii ki şahsi görüşümdür fakat gelişmeler bu görüşümü destekler nitelikte olmuştur. Şu anda ülkenin bu bölgesinde, Musul’daki petrol kuyuları 1916 antlaşmasında yazmasına rağmen, Fransa’nın elinden alınmış ama Suriye bölgesinin verilmesi Fransa’yı yatıştırmıştır. Yunanlılar ve İngilizler, Türkiye’yi yağmalamak için birleşmişlerdir… Kesin olarak biliyorum ki, sen benim dünyanın bu bölgesinde hiçbir ırk veya milliyetten yana olmadığımı biliyorsun.”

“PROPAGANDALAR SİZİ KÖR ETTİ”

“Amerika Birleşik Devletleri’nde Ermeniler lehine yapılan propaganda insanları gerçek devlet meselelerini göremeyecek kadar kör etmiştir. Yunanlılar bu çeşit bir propaganda içine girmişlerdir. Ermeniler de duygusal ve özel çıkarları olan insanlar tarafından desteklenmektedir.”

“Bunun yanı sıra Ermeniler’in tarafında olan ve onlar hakkında dürüstçe düşünen iyi insanlar da vardır. Bana göre, gelecekteki dünya barışı için, Yakın Doğu’daki tüm ırklara bir hükümet, dini özgürlük ve uluslararası eğitim verilmelidir. Eğer birisi bir dakika için durup düşünürse, bunun (dünya barışı) ülkeyi parçalamakla veya farklı ırkların değişik bölümlerine yoğunlaşarak -ki böyle olursa her birinin birbirinden farklı çeşit hükümetleri ve dini inançları olacaktır- olamayacağını anlarlar.”

GÜN YÜZÜNE İLK DEFA ÇIKAN BELGELER

Bu hafta, 1920-1926 yılları arasında Türkiye’de görev yapan Amerikan Yüksek Komiseri Amiral Mark L. Bristol’un Amerikan Misyoner Kuruluşu Genel Sekreteri Dr. James Barton’a ve Amiral W. S. Sims’e yazdığı iki mektubu Türkiye’de ilk kez yayınlıyoruz. Bu mektuplar Amerikan Kongre Kütüphanesi’nde bulunmaktadır.

ERMENİLER’İN YAPTIKLARI KATLİAMLAR NEDEN GİZLENDİ?

Amiral Bristol 6 Ağustos 1920 tarihinde Amiral Sims’e yazdığı mektupta “Amerika’da bugün ve geçmişte bir süre için yapılan en kontrollü ve en iyi şekilde işletilen propaganda Yunanlılar ve Ermeniler lehine olmuştur” demektedir. Ancak misyonerlerin yardım faaliyetleri için Amerika’dan topladığı paralar eksilir diye bildiği halde gerçekleri gizlemiştir.

Prof. Dr. Kemal ÇİÇEK

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ