3. DÜNYA SAVAŞINA DOĞRU…

Ramazan DEMİR

Yazarın şu ana kadar yazılmış 55 makalesi bulunuyor.

Ramazan_Demir030

Çok sınırlı bir süre için Yurtdışında olmam nedeniyle, şansız Ülkemin ehliyetsiz idarecileri tarafından “kusulan” yalanları, çalınan devlet-millet servetlerini, yapılan haksızlıkları, akıtılan kanların görüntülerini seyredemiyorum, dinleyemiyorum da… Ama bende dert olmaya devam ediyor, kaçılmıyor; çünkü ruhum, beynim ve kalbimle Ülkeme bağlıyım…

***

Haliyle renkli medyayı ve boyalı basını de takip edemiyorum. Sadece sosyal medyaya yansıyan sınırlı haberlere bakıyorum; orada gördüklerim sadece vahşetin yüzünü yansıtan bazı fotoğraflar ve lanetli ifadeler dışında, devleti suçlayan, devletten hesap sorulacağını söyleyen TBMM üyesi hatunlar, beyler var. Hükümet mevkilere, kadrolara dolgu yapmakla meşgul… Devleti sömürmenin hazını yaşıyor. Ülke yangın yerine dönmüş ne gam! Kin ve nefret yüklü katran karası ruh haliyle ortada dolaşan lafazanlar günü kurtarmaya çalışırken ülkemin her yanında kan akıyor, ormanlar yanıyor, kısaca ülkem hem yanıyor hem ağlıyor…

Onların söylemlerini “değer çöp sepeti” hanesinden çok uzakta tutarak konuya “insan” ve Türk Milletinin bireyi, T.C. Devletinin bir vatandaşı olarak Suruç’ta vatandaşlarıma yapılan saldırıyı, katliamı tüm yüreğimle lanetliyorum. Bu ve benzeri nice olaylar bu ülkede yaşandı, bu gidişle daha da çok yaşanacağa benziyor… Çünkü zamanın deccalları, viranelerin uğursuz baykuşları var…

***

Akıl ve izan dışı, ufuksuz, milli bilinçten yoksun ehliyetsiz karanlık niyetlilerin Ülkem için birer felaket olduğu her gün giderek daha iyi anlaşılıyor, umarım ki halkım da bunu tez elden anlar… Katliam sonucunda bazı ‘çakıllar yumurtlamak’ üzere ekrana çıkan lafazanların hiç bir ifadesine, davranışına, söylemine asla inanmıyorum, sizler de inanmayın. Zira bunların ruhu ‘yalan ve kin’ ile yoğrulmuştur…

***

Bu olayın kaynağını başka yerde arayacaklar bizleri aldatmak adına… Yal verdikleri köşe kapıcısı cahil yazarları birilerini hedefe koyacaklar, ama esas suçluları gözden uzak tutacaklar. Ya ABD’li başkanın, ya Avrupalı Bakan’ın, ya Pentagon’dan bir generalin ya da politikacı eskisi bir bunağın söyledikleri onlar için ana kaynak olacak.

Çünkü onların yalını yalıyorlar…

Boyalı Pravdalarında yazdıklarına göre, dünyanın ve bölgenin kaderi belli merkezlerin onayından sonra yine belli “strateji” ve “taktik” uyarınca şekilleneceğini yumurtluyorlar.

Bre cahiller, halen BOP eş başkanı olan zat zaten bu gidişin bir parçası figüranı değil mi?

Neden hala bunu saklamakta ısrarlısınız!

***

On üç seneden beri her gün yeni bir taktik, güya yeni bir “stratejik derinlik” bulup renkli ekranlarda boy göstermenin ayıbını yaşamak istemiyor bu halk artık…

Kapılı kapılar ardında yapılan ‘hince’ planların sonucunda Ülkeme reva görülen toplu katliamlardır. Şu andan itibaren Ülkem kanlı bir boğuşmanın içine her gün biraz daha sürükleniyor.

AB ülkesinde bana sorulan soru; “Dr. Demir, nasıl olur bu olay? IŞİD olayı Türkiye’nin dışında, uzağındaydı. Nasıl olur da içine geldi girdi? Yoksa…” diye başlayan sorgulayıcı ifadelerine yanıt veremiyorum…

Rus haber ajansından dinlemiş, hem de Bay Putin’in ağzından; “2016 den itibaren Türkiye, İrticaının kol gezdiği merkez ülke olacak ve dünya bunu tartışacak!”

Buyurun cenaze namazına…

***

Bu vahşetin teşvikçileri de, destekçileri de üçüncü Dünya Savaşına hazırlar. Çünkü onların planı da amacı da yakıp yıkmak ve ardından ‘can kurtaran’ rolünü üstlenerek sömürmek ve yine sömürmek… Orta Doğuda bitmeyen savaşların, mezhep çatışmaların, sebebi işte bu ana eksene dayanır… Bunun için piyonlar yetiştirip iş başına getirirler.

***

Yakın tarihe bakalım; yüz yıl öncesine gidelim, her şey canlı hafızalarda kayıtlı. Birinci Dünya Savaşına dahil olanlar bellidir; Osmanlı ve Almanya, Avusturya-Macaristan bloğu karşısında, İngiltere, Fransa, Rusya, İtalya ve Amerika vardı. Bunlara eklenecek küçük devletler, Yunanistan, Bulgaristan ki bunlar da Osmanlıdan türetilmiş küçük devletçiklerdi.

Şimdi İkinci Dünya savaşını hatırlayalım; savaşa dahil olan “iri” sayılan ülkelerin sayısı çok fazla değildi. Ama, savaşa katılıp da yakılıp yıkılan küçük devletlerin sayısı fazlaydı. Yakılıp yıkılan büyük devlet olarak sadece Almanya vardı. Birinci Dünya savaşı sonunda Osmanlıdan türetilen 15 civarında küçük devlet, sömürgen devletler tarafından sömürülmeye devam edildi.

Şimdi sömürgecilik farklı bir boyutta… Açların da gözü açıldı, zengin devletler etrafına çelikten duvar örseler de kurdukları kalelerin içinde rahat değiller. Dışarıdan gelen çığlık sesleri onları rahatsız ediyor. Şimdi yeniden sömürülecek öğeler oluşturulmalı ki silah fabrikaları çalışsın. Kan emicilerin işkembeleri doysun. Her iki Dünya savaşında aktör rol alan iri devletler hiç bir şey kaybetmediler, sadece ekonomik olarak savaş harcamaları ve hizmet takımından köylü “conilerin” çocukları savaşta öldüler… Savaş sonunda toprak kaybedip tarihten silinen tek imparatorluk vardı Osmanlı…

***

Bu iki savaşta da iri aktörler vardı ama hep kazananlar onlar oldu, küçükleri çatıştırıp silah sattılar, yıktırdılar, sefalet ortamı yarattılar, ardından da ‘kurtarıcı melek’ rolünde gelip yine doğal ve emek gücünü sömürmeye devam ettiler….

***

Dikkatiniz çekmek isterim; her iki savaşta iri devletler aracı piyonlar kullandılar, bugün de yapılan ve eksik kalanlarda yapılmak istenen budur. Suriye’de, Yemen’de, Irak’ta, Afganistan’da, Libya’da, Tunus’ta, Somali’de olup biten katliamlar, yapılan büyük planın birer örnekleridir. İri Devlet’ler doğrudan karşılaşmadılar, gelmezler de… Onlar yıkımda ve tahripte birliktedirler ama menfaatte ve sömürmede rakiptirler…

***

Artık ekonomik kaynakların kullanımı ve paylaşımı farklı düzen ve sistem gerektiriyor. Sağılan inek artık tekme atmaya başladı, yonca ve arpa verilmezse süt vermeyeceğini attığı tekmelerle mesajını veriyor. Strateji derinlik, günlük taktik artık kar getirmiyor. Şimdi sıra yeni ‘yem’ alanlarına ihtiyaç var…

***

Sömürgen güçler, piyon olarak yetiştirdikleri lafazan uşakların, isterse, gerisine borazan taksın artık kimse dinlemiyor, tınmıyor. Türkiye’nin işin içine sokulması için ahenkli adımlarla yol alınıyor. Kukla kadro tamam, direnecek milli güçleri de pasifleştirmenin yolu da tamam… Türkiye 3. Dünya Savaşının merkezi ve sebebi olursa hiç şaşmayın, buna hazır olun, senin seçtiklerin seni felakete sürüklüyor.

Ne demişler; “kendi düşen ağlamaz” ama ülkem, halkım ağlamaya başladı bile…

Prof. Dr. Ramazan DEMİR

Alıntı Kaynağı: http://www.r-demir.com/index.aspx

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ