27 MAYIS 1960 DARBESİNDE ABD’NİN ROLÜ VAR MIYDI?

Kemal ÇİÇEK

Yazarın şu ana kadar yazılmış 46 makalesi bulunuyor.

Kemal_Cicek24

ABD’li tarihçi Christopher Gunn son makalesinde 27 Mayıs darbesiyle ilgili yeni CIA belgelerini yayınladı. Belgelere göre ABD darbe yapılacağını ön gördü. Ama tarafsız kalmayı tercih etti. Yine belgelerde darbeden yaklaşık bir ay önce ABD’nin Ankara Büyükelçisi’nin iktidarla muhalefet arasındaki sorunların çözümü için Menderes ve İnönü ile görüştüğü bilgisine yer veriliyor.

ABD, 27 Mayıs 1960 darbesini önceden haber almış mıydı? Darbecileri destekledi mi? Menderes hükümetinin devrilmesi karşısında neden sessiz kaldı? Darbenin yapılmasında ABD’nin bir çıkarı var mıydı? Darbe sonrasında Türk Silahlı Kuvvetleri’nde yapılan büyük tasfiye operasyonunu ABD destekledi mi? 27 Mayıs 1960 darbesinin 55. yılında neden bu sorulara net cevaplar verilemiyor?

27 Mayıs 1960 darbesi bu hafta yine çok tartışıldı. Seçilmişlerin, darbecilerin vesayetine girmemesi gerektiği haklı olarak ifade edildi. Darbecileri kimlerin ve hangi ülkelerin desteklediği ise 55 yıldır tartışılıyor. Bu konuda bir fikir birliği oluşmuş değil. Ancak Amerikalı tarihçi Dr. Christopher Gunn bu ay Journal of Cold War Studies dergisinde yayınladığı makale, 27 Mayıs’a ABD’nin yaklaşımı hakkında CIA arşiv belgelerine dayanarak çok yeni bilgiler ortaya koydu.

Tarafsız kaldılar

1960 darbesi sonrasında New York Times gazetesinde çıkan bir haberde Amerika’nın darbeyi sürprizle karşıladığı iddia edildi. Christopher Gunn tarafından ilk kez gün ışığına çıkarılan CIA ve Türkiye’deki Amerikan Komuta Merkezi yazışmaları ise tam tersine Amerika’nın darbe yapılacağını öngördüğünü fakat tarafsız kalmayı tercih ettiğini ortaya koydu. ABD’nin bu tavrı ve sadece üç gün sonra darbeyi tanıması ise darbecilerin ABD tarafından desteklendiği gibi bir algı oluşturdu.

CIA haber almıştı

Eisenhower yönetimi darbe yapıldığında şaşırmadı. Çünkü CIA Başkanı Allen Dulles 1959 yılının Ocak ayında Türk Silahlı Kuvvetleri içerisinde bazı grupların darbe planları yaptığını çoktan haber almıştı. Ancak ABD yönetimi Menderes ve hükümetinin bazı politikalarından rahatsızlık duyduğu için yaşananları gözlemlemekle yetindi. Amerika 1959 sonlarında Türkiye’nin kaygı verici boyuta varan iç politika tartışmalarına dahil olma taraftarı değildi.

New York Times yazmıştı

CIA arşivlerine göre 22 Ocak 1959 tarihinde Beyaz Saray’a sunulan raporda darbe ihtimalinden bahsediliyordu. ABD Başkanı Eisenhower’a en son uyarı ise mayısın ilk haftasında yapılmıştı. 22 Mayıs tarihli New York Times gazetesi ise bazı subayların Menderes karşıtı gösterilere katıldığını açıklamış ve askeri darbenin çok yakın olduğunu açıkça yazmıştı. Aynı haberde ABD makamlarının gelişmeleri anbean izlediği ve Türkiye kamuoyuna ABD’nin Türkiye’nin iç işlerine karışma niyetinde olmadığı mesajı verilmesine çalışıldığı ileri sürülüyordu. ABD belgeleri de açıkça hem elçilik hem CIA ve ABD Savunma Bakanlığı’nın mayıs sonlarına doğru darbe sonrası politikalar konusunda hazırlık yaptıklarını ortaya koymaktadır.

CIA gizli belgelerine göre ABD Büyükelçisi Flecher Warren 23 Nisan günü zamanlaması manidar bir girişimde bulunarak Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Menderes ile ayrı ayrı buluşarak muhalefet ile sorunlarını çözmesinde kendisine yardımcı olmaya çalışmıştır.

CHP görüşmede ikna olmadı

Mayıs ayında büyükelçi ile İnönü arasında yapılan görüşmeler sonrasında ise CHP ikna olmamış, tam tersine Amerika’nın Menderes hükümetinin baskıcı politikalarını kınayan bir bildiri yayınlamasını istemiştir.

ABD-Menderes ilişkileri kötüleşti

1960 yılı bahar aylarında Beyaz Saray’da yapılan toplantılarda artan sayıda politikacı Menderes’ten şikâyet etmeye başlamıştı. ABD yönetimi, Türk ordusunun yapılanması, ekonomik reçetelerin uygulanması ve Sovyetler Birliği ile NATO üyesi Türkiye’nin tehlikeli flörtü hakkında yaptığı uyarıların ve tavsiyelerin Menderes tarafından dikkate alınmamasından cidden rahatsızdı. Menderes hükümetinin uyguladığı ekonomik politikaların çok önemli bir NATO üyesi olan Türkiye’de istikrarı tehdit ettiğini düşünüyordu.

ABD yeni hükümeti istedi

Menderes’in, ülkesinin stratejik önemini kullanarak ABD’den sürekli para yardımı istemesi ABD’yi rahatsız etmeye başladı. Menderes’in nisan ayında Moskova’yı resmen ziyaret edeceğini açıklaması Eisenhower yönetimi ile Menderes hükümeti arasında tansiyonu artırdı. ABD darbecileri desteklemese de bir rejim değişikliğine de tamamen karşı olmadığını kapalı toplantılarda açıkça dile getirmeye başladı. Başka bir deyişle, tam da Menderes’in düşündüğü gibi Türkiye’nin ABD ve NATO için vazgeçilmez olduğu kesindi. Ama Beyaz Saray ve CIA açısından artık Menderes ve adamları vazgeçilmez değildi.

Ekonomik memnuniyetsizlik

Bu nedenle kendi yetiştirdiği genç subayların komuta kademelerinde etkili pozisyonlarda olmasını arzuluyordu. Genç subaylar da aynı şekilde yaşlı komuta kademesinin terfilerini engellediğine ve hükümetinin orduyu ihmal ettiğine inanmıştı. Üstelik orduda Menderes’in ekonomi politikalarına karşı bir memnuniyetsizlik hakimdi. On yılda enflasyon 10 kat artarken maaşların sadece iki kat artması ciddi bir hükümet karşıtlığı doğurmuştu. Darbe sonrası 260 generalden 235’inin emekliliğe sevk edilmesi ABD’yi memnun etmişti.

ABD veya NATO darbeyi neden önlemedi?

ABD veya NATO’nun darbecileri desteklediğine dair bir kanıt yoktur. Ancak Dr. Gunn’a göre ABD ve müttefikleri Menderes hükümetinin devam etmesini isteselerdi darbeye engel olabilirler veya Menderes’i darbe önleyici önlemler almaya zorlayabilirlerdi. Ancak bu tür bir girişim ABD’nin doğrudan müdahale etmesine yol açabilirdi. Bu yüzden ABD ne Menderes’e darbeden kurtulmak için yapması gerekenleri fısıldamış ne de darbe sonrası onu kurtarmak için girişimde bulunmuştu. Bu aldığı pozisyon karşılığını bulmuş, yeni rejim içeride ve dışarıda ABD politikaları ile uyumlu çalışacağını açıklamıştı. Dolayısıyla ABD darbeden hoşnuttu.

ABD, İnönü ve Menderes kavgasına karışmak istemedi

Amerika’nın darbeyi önceden tahmin edemediği ve habersiz yakalandığına inanmak doğru değildir. CIA ve ABD Dışişleri belgelerini yorumlayan Dr. Gunn’a göre Beyaz Saray’ın tercihi DP’nin lideri Menderes ile CHP’nin lideri İnönü arasındaki kişisel rekabete taraf olmamak şeklinde olmuştur. ABD’nin eleştirilebileceği tek nokta ise Dr. Gunn’a göre Dışişleri’nde bu rekabet ve ordu ile Menderes hükümeti arasında yaşanan tansiyonun demokratik yollarla çözüme kavuşacağı konusundaki iyimser yaklaşımdır. ABD Dışişleri Bakanı Türkiye’de iken yaşanan dramatik gelişmeler CIA tarafından kendisine haber verilmiş ancak iç politik gelişmelerin dışında kalınmasının önemli olduğu uyarısı yapılmıştır.

Türk liderlerin kavgasına girmeme kararı

Son araştırmalar, Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) 27 Mayıs 1960 darbesini önceden haber aldığını, gelişmeleri yakından takip ettiğini göstermektedir. Ancak ABD Dışişleri Bakanlığı gelen CIA raporları doğrultusunda, ABD menfaatleri açısından darbeye karşı izlenecek en iyi politikanın Türk liderler arasındaki kavgaya girmemek olduğu görüşünü benimsemiştir.

Menderes’e darbe haber verildi mi?

ABD yönetimi CIA raporları doğrultusunda, Başbakan Adnan Menderes’i ordu içindeki bölünme ve muhalefete karşı sertleşmesinin doğuracağı ağır sonuçlar konusunda 1960 yılı Nisan başlarında uyarmıştı. CIA Başkanı Dulles’a göre Menderes otoriterleşmesinin darbe ile sonlanabileceği konusundaki uyarıları da önemsememişti.

Prof. Dr. Kemal ÇİÇEK

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
bıçak satın al