23 NİSAN ÇOCUK BAYRAMI’NIN ORTAYA ÇIKIŞI

23 NİSAN ÇOCUK BAYRAMI’NIN ORTAYA ÇIKIŞI

23 Nisan 1920’de Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde Ankara’da açılan Türkiye Büyük Millet Meclisi Türk halkının kendi iradesiyle yeni bir devlet kurduğunun ilanıydı. TBMM 23 Nisan 1921’de aldığı kararla yeni Türk devletinin ilk bayramı olarak 23 Nisan gününü “Milli Bayram” kabul etmiştir.[1]

Hâkimiyet-i Milliye Bayramı olarak kutlanmaya başlanan 23 Nisan gününün ilk defa çocuklarla anılmaya başlanması ise Himaye-i Etfal Cemiyetinin Milli Egemenlik Bayramını fırsat bilerek yardım toplama faaliyetleriyle olmuştur. [2] 6 Mart 1917’de İstanbul’da kurulan Himaye-i Etfal Cemiyeti Birinci Dünya Savaşı döneminde şehit çocukları ve kimsesiz çocuklara ciddi yardımlarda bulunmuştu. Milli Mücadele döneminde TBMM üyelerinin girişimiyle Kurtuluş Savaşı’nda öksüz ve yetim kalan çocukların korunması ve yetiştirilmesi amacıyla 30 Haziran 1921 tarihinde Ankara’da faaliyetlerine tekrar başladı. Yeni Türk devletinin sosyal devlet olarak kamusal yükümlülüğe sahip olduğunun göstergesi olan ve cumhuriyetin ilk cemiyeti olan Ankara Himaye-i Etfal Cemiyeti (Çocuk Esirgeme Kurumu) [3] kuruluşundan itibaren TBMM Başkanı ve Başkomutan Mustafa Kemal Paşa’nın desteğini aldı. Çocuk haklarıyla ilgili ilk evrensel bildiri olan “Cenevre Bildirisi”ni de Türkiye adına 1924 yılında Mustafa Kemal Atatürk’ün imzaladığı[4] düşünülürse Atatürk’ün çocuk sevgisi ve çocuk meselesine bakışı anlaşılmış olur.

23 Nisan Hâkimiyet-i Milliye Bayramı’nın 1922 yılında Ankara’da yapılan ilk kutlamalarına mektep talebelerinin katılması[5] bayrama ayrı bir hava katmış ve kutlamalarda geçit töreni yapan askerler ve talebeler ön plana çıkmıştır. Hâkimiyet-i Milliye Bayramı’nda çocukların ön plana çıkması üzerine Mustafa Kemal’in de desteğini alan Himaye-i Etfal Cemiyeti yöneticileri 23 Nisan 1923’te cemiyet adına yardım toplamaya başlamıştır. 23 Nisan Hâkimiyet-i Milliye Bayramlarında Himaye-i Etfale yardım toplanması ve ayrıca yardım amaçlı Himaye-i Etfal rozetlerinin çocuklar tarafından satılması 23 Nisanda çocukları dahada ön plana çıkarmıştır. Reis-i Cumhur Mustafa Kemal Paşa’nın da bu faaliyetlere destek vermesi ile 23 Nisan; 1925 yılında “Çocuk Günü” olarak 1926’larden itibaren ise “Çocuk Bayramı” olarak görülmeye başlanmış ve 23 Nisan için Hâkimiyet-i Milliye Bayramı yanında “Çocuk Bayramı” tabiri de kullanılmaya başlanmıştır. [6]

23Nisan1921[1]

1922-1925 Yılları Arasında 23 Nisan Kutlamaları

1922 Yılı Kutlamaları

Türkiye Büyük Millet Meclisinin açılışının 3. yılı münasebetiyle 23 Nisan 1922 günü yapılacak kuruluş yıl dönümü kutlamalarından dolayı bütün resmi daireler ve mektepler tatil edilerek askeri birlikler ve mektepler tarafından büyük bir resmigeçit yapılmasına karar verilmişti. Talebeler, Himaye-i Etfal binası önünde toplanıp Karaoğlan’da askeri birliklere katılarak geçit töreninde Büyük Millet Meclisini selamlayacaklardı. [7]

Planlanan program çerçevesinde Ankara’da 23 Nisan 1922′ de ilk Hâkimiyet-i Milliye Bayramı kutlamaları için ordu birlikleri tarafından meclis önünde büyük bir askeri geçit merasimi düzenlendi. Resmigeçit, mektep talebelerinin de katılımıyla pek parlak olmuştu. Halk Türk ordusunu coşkulu bir şekilde alkışlamıştı. Resmigeçit merasiminden sonra Meclis’te yapılan törenlerde tebrikleri kabul eden Mustafa Kemal Paşa, “23 Nisan, Türkiye için milli tarihin başlangıcı ve yeni bir dönüm noktasıdır. Bugün, bir cihan husumete karşı kıyam eden Türkiye halkının Türkiye Büyük Millet Meclisini vücuda getirme hususunda gösterdiği harikayı ifade eder.” diyerek 23 Nisan’ın önemini dile getirmiştir. Erkân-ı Harbiye Umumiye Reisi Fevzi Paşa ise kutlamalarda yaptığı konuşmasında, “Gelecek sene bu bayramımızı İstanbul’da da yapacağımızı ümit ederim.” [8] diyerek milletin ortak temennisine tercüman olmuştu.

23 Nisan, Türkler için milli bayram günüydü. Her şeyi daima ters gören ve yanlış muhakeme eden küçük bir zümre istisna edilecek olursa herkes Anadolu’da sarf edilen vatanperverane mesainin ehemmiyetini takdir etmişti. Üç sene evvel İstanbul’un işgal edilerek Meclis-i Mebusanın kapatıldığı dönemde Anadolu’da samimi vatanperverane bir kıyam vukua gelmiş ve bu kıyamın neticesi olarak 23 Nisanda Büyük Millet Meclisi Ankara’da açılmıştı. Türk ordusu Yunanlıları iki defa İnönü’de bir defa da Sakarya’da büyük mağlubiyetlere uğratmış ve bugün son dönemlerde görülmediği kadar muntazam bir kuvvet haline gelmişti. Bundan dolayı 1922 yılında 23 Nisanı sulh sözleri içinde kutlayan Türk halkı, gelecek sene vatanını kurtararak sulh ve sükûn içinde bu milli bayramı idrak etmek istiyordu ve bu, herkesin ortak temennisiydi. [9]

23 Nisan en derin felaketler ve ızdıraplar içinde çırpınan Türklüğün kurtuluş istikametini tuttuğu gün olarak görülmekteydi. 23 Nisan, 1922[10] yılından itibaren Türkler ve müstakbel nesilleri için en büyük bayram olan Milli Hâkimiyet Bayramı olarak coşkulu bir şekilde kutlanmaya başlanmış ve bu kutlamalarda mektep talebeleri geçit törenleriyle bayrama ayrı bir heyecan katmışlardır.

23_Nisan001[1]

1923 Yılı Kutlamaları

23 Nisan 1923 yılı Hâkimiyet-i Milliye Bayramı vatanın düşman işgalinden kurtarılmasının da etkisiyle daha coşkulu kutlanmıştı. Neredeyse bütün Ankaralılar Meclis önünde yapılan kutlamalara katılmıştı. Kutlamalarda yapılan geçit törenine evvela Mekteb-i Harbiye Birlikleri, arkadan Riyaset Muhafız Taburu, Süvari Bölüğü, Merkez Taburu, İtfaiye Bölüğü ve Merkez Jandarmalarından bir müfreze iştirak etmişti. 1923 kutlamalarında da çocuklar ve öğrenciler resmigeçit törenlerine katılarak kutlamalara renk katmışlardır.

Meclis salonunda yapılan programda ise Başkumandan Gazi Mustafa Kemal Paşa, tebrik etmeye gelen bütün zevatın ellerini sıkarak, milli bayramın herkes için kutlu olması temennisinde bulundu. Merasimin sonunda, Dârulmuallimât tarafından 23 Nisan hatırası olarak Gazi Paşa Hazretleri’ne isminin işlendiği zarif bir yastık hediye edilmiştir.

Mecliste yapılan ilk 23 Nisan Bayramı törenlerinde Himaye-i Etfal Cemiyeti başkanı Dr. Fuad Umay’a da protokolde yer verilmesi cemiyete ve çocuklara verilen önemi göstermekteydi.[11]

İstanbul’da ise ilk kez kutlanacak Hâkimiyet-i Milliye Bayramı heyecanı tüm şehri sarmış her yer bayraklarla donatılarak Gülhane’de yapılacak kutlamalar için fevkalade hazırlıklar yapılmıştı. Yapılan bu hazırlıkların etkisi ve mektepli öğrencilerin de katılımıyla 23 Nisan Hâkimiyet-i Milliye Bayramı İstanbul’da da coşkuyla kutlanmıştır.[12]

23_Nisan002[1]

1924 Yılı Kutlamaları

1924 yılı “Milli Hâkimiyet Bayramı” resmi bir bayram töreninin ötesinde, geniş halk kitlelerinin meclis önünde toplanmasıyla, coşkulu bir şekilde kutlanmıştı. Meclis önünde yapılan törenlerde Reis-i Cumhur Mustafa Kemal, halkın büyük tezahüratı ve alkışları arasında meclise gelmiş ve Meclis’te yapılan merasim çok samimi bir ortamda gerçekleşmiştir.

Kutlamalarda Himaye-i Etfali Reis-i Cumhur Hazretleri’nin eşi Latife Hanımefendi’nin temsil etmesi 1924 yılından itibaren çocukların 23 Nisan kutlamalarında ön plana çıktığını ve Mustafa Kemal’in çocuklara ve çocukların sorunlarına verdiği önemi göstermekteydi. Törenlerde Latife Hanımefendi refakatinde Kırklareli mebusu Doktor Fuat, Afyon mebusu İzzet Ulvi Beyler çocuklarla ilgili desteklerinden dolayı Reis-i Cumhur Hazretleri’ni, Himaye-i Etfal Cemiyeti namına tebrik ettiler. Reis-i Cumhur Hazretleri de Hanımefendi’ye ve heyete, çocuklara yaptıkları hizmetlerden dolayı gönülden teşekkür etmiştir. Meclisteki kutlama merasimini bir resmigeçit takip etmiş ve Reis-i Cumhur Hazretleri askeri kıtaları selamlamışlar ve kumandanlarına iltifatta bulunmuşlardır.

Mustafa Kemal Paşa 23 Nisan Bayramı dolayısıyla Hâkimiyet-i Milliye gazetesine, “Beş sene evvel nasılsa, bugün de halden emin, istikbalden mutmainim. Bugün nasılsa yarın da öyle olacaktır.” şeklinde bir demeç vermiştir.

23 Nisan Bayramı, İstanbul’da da muhteşem tezahüratlarla kutlanmış ve mektep talebeleri, vatan şarkıları söyleyerek tertip ettikleri alaylarla sokakları dolaşmışlardı. Öğleyin ise muhtelif mevkilerden 21 pare top atılmış ve saat ikide vilayette tebrik merasimi icra edilmişti. Gece ise fener alayları düzenlenmiştir.[13]

23_Nisan003[1]

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 2 YORUM
  1. Başak dedi ki:

    Mustafa Kemal Atatürk’ü tanıdıkça büyüklüğünü ve insan olmanın yüceliğini bir kez daha onda görüyorum.

  2. Nurten dedi ki:

    Mustafa Kemal Atatürk’ü tanıdıkça büyüklüğünü ve insan olmanın yüceliğini bir kez daha onda görüyorum.

BİR YORUM YAZ