1960-1980 DÖNEMİ

1960-1980 DÖNEMİ

Dokuzuncu Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in değerlendirmesi, bir açıdan tarihi gerçeği vurgulamaktadır. Türkiye siyasetinin 1960 sonrasındaki hemen bütün kritik iniş-çıkışlarını yaşayan deneyimli devlet adamının tanımlamasına göre, “1960, halkın elinden devleti alma hareketidir.” Subaylar, seçimle gelen ve parlamentonun güvenoyuna sahip bir hükümeti görevden uzaklaştırdığı için de, sonuç itibariyle eylem bir askeri darbe’dir.

İhtilalci Subayların 27 Mayıs 1960 eylemi için, Lucille W. Pevsner gibi, “Liberal İhtilal” sözünü kullanmak da mümkün.

27 Mayısçı Subayların, DP’lilere yönelik sert tavırları, Yassıada uygulamaları (idamlar) yanında belki “Liberal İhtilal” sözü sivil haklara yönelik büyük bir çelişki şeklinde gözükebilir. Fakat, Askeri İhtilalin sonucunda, 1946’da girilen liberal yol, rejimin demokratlaşması yönünde temel hak ve hürriyetler, sosyal devlet ve dahası sivil toplum örgütlenmesi lehinde genişletilmiştir.

27 Mayısçılar, 1961 Anayasası ile (istemeden de olsa) merkezin sağında ve solunda, o zamana kadar rejimin sempati duymadığı kimi düşünceleri benimseyen aydınların, çeşitli engellemelere rağmen dar gelirli emekçiler ve köy yoksulları arasında veya şehir ve kasabalarda dindar- muhafazakar eğilimli orta sınıflar içinde faaliyetlerine ortam hazırlamışlardır. Solcu Türkiye İşçi Partisi (TİP) ve İslamcı Milli Nizam Partisi (MNP) ve sonra Milli Selamet Partisi’nin (MSP) kuruluşu aynı şekilde Türkçü akımın siyaset alanında etkin bir güç olarak Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi (CKMP) ve Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) çatısı altında faaliyetleri, Türkiye siyasetine, 1961 Anayasası’nın sağladığı liberalleşmenin, demokratlaşmanın inkar edilemez ürünleridir.

Walter F. Weiker’in gözlemine göre; 27 Mayıs 1960 günü Ankara’da, İstiklal Savaşı zaferinden beri görülmeyen şenliklerle Subayların Bayar-Menderes yönetimini devirmesi kutlanmıştır. İstanbul’da da, Ankara’dakine benzer coşkulu kutlamalar yapılmıştır. Fakat, ülkenin geri kalan yerlerinde heyecan o derece fazla değildir. Bunun sebebi, kısmen karışıklıkların Ankara ve İstanbul’a (biraz da İzmir’e) yayılması, kısmen de halkın çoğunlu­ğunun Silahlı Kuvvetler’den ne bekleyebileceği konusunda bir fikre sahip olmamasıydı. Başlangıçta tereddüt edenlerin çoğu, hemen güçlünün tarafının tutmakta gecikmediler. Kutlamalar ve törenler bir aya yakın devam etmiş; Anıtkabir’e çelenk konulmadan bir gün geçmemişti.

Prof. Dr. Hikmet ÖZDEMİR

Kocaeli Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi / Türkiye

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ