1. DÜNYA SAVAŞINDA “KOP SAVUNMASI”

1. DÜNYA SAVAŞINDA “KOP SAVUNMASI”

Giriş

Yakın tarihimizde önemli bir yere sahip olan I. Dünya Harbi, Türk milletinin unutmaması gereken ibret sayfaları ile doludur. Çünkü bu harp, Batı dünyası için, Türklüğün yok edilmesini ve Anadolu’dan atılmasını hedef alan bir misyonun; “Şark Meselesinin” tatbik safhalarından biridir. Dolayısıyla bu harbin her anının bilinmesi ve üzerinde uzun uzun düşünülmesi; gerek şimdiki neslin, gerekse gelecek nesillerin üzerlerine düşen bir vazifedir. Ancak bu harbin, günümüze kadar yapılan araştırmalarda göz ardı edilen önemli safhaları da vardır. Nitekim, bu makaleye konu olarak seçilen “Kop Savunması”[1] bu cümledendir. Biz de bu çalışmayla böyle bir eksikliği gidermeyi amaçladık.

Kop006[1]Bilindiği üzere, I. Dünya Savaşı, zaman bakımından çok uzun bir süreyi, mekân bakımından ise çok geniş bir coğrafyayı etkisi altına alan, askerî, siyâsî ve sosyal açıdan büyük bir hâdisedir. Osmanlı Devleti de bir oldu bitti ile Kasım 1914’te bu savaşa girmek mecburiyetinde bırakılmıştı. Osmanlı Devleti’nin savaşa girmesiyle, birçok yeni cepheler de açılmış oldu.[2] Bu da savaşın seyrini değiştirmiş ve İtilâf Devletleri’nin birçok plân ve hayâllerinin akamete uğramasına sebep olmuştur. Bu meyanda itilaf devletlerinin ve özellikle Rusya’nın hayal kırıklığına uğramasının nedenlerinden biri de “Kop Savunması” olmuştur. Gerçekten Kafkas Cephesi’nde bir mevzi savunması gibi görünen “Kop Savunması” incelendiği zaman, bunun sıradan bir savunma olmayıp, Kafkas cephesinin ve dolayısıyla Osmanlı-Rus harbinin seyrini değiştirecek kadar önemli bir savunma olduğu ortaya çıkacaktır.

I. Kop Geçidi’nin Jeo-Stratejik Önemi

Coğrafyanın, savaşların gerek seyri, gerekse neticesi üzerindeki etkileri bilinen bir gerçektir. Zira “Kop Savunmasının önemli kılan faktör de onun coğrafi konumudur. Bu nedenle bölgenin jeo-stratejik açıdan kısa bir tasvirini yapmak yerinde olacaktır.

“Kop Savunması” Bayburt ili sınırları dâhilinde bulunan Bahtlı (Rakım 2980)-Kop (2600) dağlarının bulunduğu bölgede cereyan etmiştir. Bilindiği üzere bu mıntıka Doğu Anadolu’nun kuzey kısmını Karadeniz’e bağlayan Erzurum-Trabzon karayolu güzergâhında bulunmaktadır. Eski çağlardan beri Doğu-Batı ticaretinde önemli bir yere sahip olan ve Tebriz’e kadar uzandığı için “İran Transit Yolu’ da denilen tarihî “İpek Yolu” buradan geçmekteydi.[3] Bu güzergâhın en stratejik mevkii ise Kop geçidiydi. Bu geçit, ATAŞE arşivinde bulunan bir belgede;[4] “Kop Köyü’nden Altuntaşı aşan yolun geçtiği geçit” olarak tarif edilmekte ve “buraya Kop Geçidi derler. …” denilerek, bölgenin stratejisi belirlenmekte ve aynı zamanda tahkim edilmesi istenmektedir. Bir başka belgede[5] ise: “… menzil hudud-ı asliyesine hakimiyeti itibariyle gerek sevkü’l-ceyş ve gerek tabiyece ehemmiyet-i azimeyi hâizdir” denilerek, geçidin askerî açıdan önemi üzerinde durulmaktadır. Ayrıca, Kafkas cephesinde görev yapan Mareşal Fevzi (Çakmak) da hatıratında bölgenin stratejik önemine dikkat çekmektedir.[6]

Zira bölgenin stratejik önemini yakinen bilen Rus orduları da ilk fırsatta Kop geçidine yöneleceklerdir. Mamafih Erzurum’u ele geçiren Rusların, burada güvenli bir şekilde kalabilmeleri için mutlaka Tercan ile Bayburt’u ele geçirmeleri gerekiyordu. Bayburt dışında Trabzon ve Rize’yi zapt eden Ruslar için artık hedefe ulaşabilmek; Gümüşhane-Kelkit-Erzincan hattını ele geçirmeye bağlıydı. Bu hattın en stratejik mevkiinin Bayburt olduğunu çok iyi bilen Ruslar, burayı bir an evvel işgal etmek için büyük çaba sarf etmekteydiler. Bu merkezi de zapt ettikleri takdirde Trabzon’a ulaşacaklar ve böylece Trabzon limanından da istifade ile II. Türkistan kolordusuna destek vererek, Karadeniz sahil şeridine hâkim olup, stratejik üstünlüğü ele geçireceklerdi[7].

Kop_Dagi_Sehitlik[1]

II. “Kop Savunması” Muharebeleri

Kop cephesindeki muharebelerin seyrine gelince: 15 Şubat 1916 tarihinde Erzurum’u işgal eden Rus orduları, bir taraftan Doğu Anadolu’da muhtelif istikametlerde taarruzlarına devam ederken, 19 Nisanda da Trabzon’u işgal etti. Rus orduları Başkomutanı General Yudenich, Erzurum’u işgalden sonra, 250.000 kişilik ordusuna hitaben yaptığı konuşmada: “Artık karşımızda Türk ordusu diye bir şey kalmamıştır. Çar’ın emri gereğince, Haziran ayında İstanbul önlerinde olacağız. İleri!” demekteydi. Yudenich’in bu hedefe ulaşabilmesi ve sözünü yerine getirebilmesi için Trabzon-Erzurum yolunu bir an evvel kontrolü altına alması gerekiyordu. Bu ise ancak Kop dağını ele geçirmesi ile mümkündü.

Kop muharebeleriyle ilgili anıları derleyen yerel gazeteci merhum Osman Okutmuş, “Kop Savunmasının Şubat 1916 senesinde nasıl başladığını derlediği kitapta şöyle ifade etmektedir.:

“Erzurum’un Ruslar tarafından işgal edildiğini ve düşmanın Aşkale Bayburt istikametinde ilerlediğini haber alan bir cami imamı, cemaatı camiide toplayarak etkileyici bir konuşma yaptıktan sonra “düşmanın Bayburt’u işgal edebilmesi için tek yolun Kop dağı olduğunu ve öncelikle bu engeli geçmesi gerektiğini” belirterek halkı bu bölgenin savunulması için harbe davet etmiştir. Bunun üzerine bölgede oluşturulan milis kuvvetleri Kop Dağı’na hareket ederek oradaki Halid Bey komutasındaki kuvvetlerle birleşip bu savunmadaki yerlerini aldılar[8].

5 Şubat 1916 günü Türk kuvvetlerinin bir kısmı, dağda müdafaa hattını hazırlarken diğer kısmının Aşkale kanadında çarpışan kuvvetlere katılması için hareket etmeleri emredilmişti.

Öte yandan Rus kuvvetleri komutanı karşılarında mukavemet gösterecek Türk kuvveti bulunmadığına kani olacak ki, bütün birliklerini Aşkale’ye yerleştirmişti. Diğer bir tabura da Bayburt istikametinde ilerlemek üzere emir verilmişti (8 Şubat 1916). Bu taburu, Paşadağı sırtlarına yerleştirilmiş olan, Yüzbaşı Reşit Bey komutasındaki Türk kuvvetleri karşıladılar. İki gün süren şiddetli muharebeler sonunda Rus taburunun büyük bir kısmı imha edildi. Geriye kalan kısmı ise ağırlığını bırakarak Aşkale istikametinde kaçmağa mecbur kaldı. Bu toprakların bir karışının dahi kolayca alınamayacağını anlayan düşman kuvvetleri komutanı karargâhını Aşkale’de kurdu.

Türk kuvvetleri de Kop dağlarını müdafaa emrini aldı. Yüzbaşı Reşit Bey, ön mevzilerimizi iyice kuvvetlendirdikten sonra düşman kuvvetlerinin bütün taarruzlarını sonuçsuz bırakarak onlara ağır kayıplar verdirdi. Bu azimli müdafaa beş gün sürdü. Yüzbaşı Reşit Bey de Kop dağlarının müdafaasını kuvvetlerine mükemmel olarak tatbik ettirdi (3 Mart 1916).

4 Mart 1916 günü Bölük Komutanı Reşit Bey, bölüğünü, gösterilen mevzilere yerleştirdikten sonra Kop savunması komutanı Halit Bey[9] ile görüşmüş ve Halit Bey de Reşit Beye; bundan sonra Çoruh müfrezesine katılmış olduğunu, almış olduğu emirler gereği, Kop dağlarından Soğanlı dağlarına kadar cephenin uzun müddet müdafaasına devam edileceğini söyledi.

Kop002[1]

Halit Bey, Reşit Bey ve emri altındaki diğer subaylarla yapmış olduğu bu görüşmeden sonra artık “Kop Savunması” başlamış oluyordu[10].

“Kop Savunması”nın başlamasından sonraki gelişmeler hakkında 32. fırka (tümen)’ya tabi 95. Alay Kumandanlığının muharebe tutanağında; Rus ordusunun iki aydan beri taarruza devam ettiği ve en ciddi taarruzlarının da Karasu ve Çoruh havzaları ve bu havzaların ihtiva ettiği Erzincan, Bayburt mıntıkalarıyla, stratejik bakımdan büyük önem taşıyan Kop dağı ve çevresi olduğu, saldırılarını bu tarafa yönelten Rus kuvvetlerinin her saldırışında, cephede adetâ insan yığınlarından bir kale oluşturduğu ifade edilmektedir[11] . Nitekim 96. Alay’a bağlı 1. ve 3. Taburların kaydettikleri harp cerideleri[12] 95. Alay’ın bu hususta vermiş oldukları bilgiyi teyit etmektedir. Zira bu durum cephedeki diğer yazışmalardan da gözlenmektedir[13].

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 1 YORUM
  1. alparslan şerifoğlu dedi ki:

    altıntaş köyü dumanoğlu mezrasında bulunan bir konak var bu konakta kop savaşları sırasında bir yüzbaşı ikamet etmiştir yüzbaşının konağı üs olarak kullandığını öğrenen rus ordusu şovuk köyünden top atışıyla konağı vurmuştur halen topun vurduğu yer bellidir bu konuda köyümüzde kalan yüzbaşı ve köyümüz ahalisi hakkında kayıt varmı dumanoğlu köyünde kalan yüzbaşıya dedelerim yardım etmiştir merağımdır. bu konuda kayıtlara bakma şansınız varmı bu konu hakkında hangi arşivi araştırmalıyım.

BİR YORUM YAZ
bıçak satın al